• BIST 94.887
  • Altın 246,753
  • Dolar 6,3495
  • Euro 7,4057
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 14 °C

2011'den 2012'ye bir ara değerlendirme

2011'den 2012'ye bir ara değerlendirme
2011 sezonu TUI olarak özellikle ana pazarımız olan Almanya ve daha sonra İngiltere pazarında öngörmüş olduğumuz şekilde çok iyi bir sezon oldu. Sadece...
2011 sezonu TUI olarak özellikle ana pazarımız olan Almanya ve daha sonra İngiltere pazarında öngörmüş olduğumuz şekilde çok iyi bir sezon oldu. Sadece Antalya bölgesi değil, Dalaman ve İzmir-Kuşadası bölgesindeki yeni stratejilerimiz ile birlikte Ege Bölgesi'de seneler sonra TUI olarak odaklandığımız ve başarılı bir operasyon sürecini gerçekleştirmiş olduğumuz bir yıl oldu.

İstanbul'da THY ile birlikte gerçekleştirmiş olduğumuz Almanya-İstanbul-Antalya-Ege-Almanya kombine Sejour operasyonumuzdaki artış ve İstanbul'un bir dünya kültür zenginliğinin en önemli beşiklerinden birisi olarak TUI'nin programlarında önemini ve talep zenginliğini arttırması da bizleri sevindiren gelişmeler olmuştur.

Turizm denilince artık akla sadece Antalya Bölgesi değil, ülkemizin batısı ile kuzeyi ile birçok geniş coğrafi zenginliğini kapsayan tüm çeşitliliğini TUI programlarında yansıtmak bizlere gurur veren önemli 2011 turizm hareketleri olmuştur. TUI olarak artık daha nitelikli ve seçkin ürünlere, yeni ve individuel bireye özel konseptlere konsantre olmamız ve sadece paxa endeksli değil, tamamı ile misafir memnuniyeti ve kalite temelinde geleceğin turizm projeksiyonun şekillenmesinde 2011 senesi önemli bir basamak senesi olmuştur.

2011 rezervasyon döneminin çok iyi başlamış ve müthiş iyi giden bir erken rezervasyon talep trendinin devam etmekte olduğu süreçte birçok otelin maalesef yanlış ve gereksiz bir öngörü ile erken rezervasyon trendini stoplama eğilimleri çok daha iyi bir 2011 sezonu yaşanabilme ihtimalinin önüne maalesef set çeken olumsuzluklar olmuştur. Binlerce Türkiye'ye tatile gelmeyi düşünen ve planlayan yabancı misafir maalesef otellerin erken stoplama eğiliminden dolayı ürkmüşler, Türkiye'ye rezervasyon yaparlarsa aşırı doluluk sorunları olabilme ihtimali ile rezervasyon yaptıkları otellere giriş yapamama veya başka otellere yönlendirilme gibi endişeler yaşayarak tercihlerini Türkiye yerine özellikle İspanya destinasyonu olarak belirleyerek daha iyi bir sezon yaşanabilme ihtimalinin önünde engel oluşturan gelişmeler olmuştur. Tunus ve Mısır da yaşanan siyasi çalkantılardan en büyük payı Türkiye'nin alması beklenirken, yukarıda belirtmiş olduğum nedenlerden dolayı bu pay olması gerekenden çok daha az bir şekilde realize olmuştur.

Yaşanan üzücü ve ölümle sonuçlanan trafik kazalarının 2011 yaz sezonunda artması, kaçak içki zehirlenmeleri ve bundan kaynaklanan maalesef üzücü ölümler yabancı medyada yoğun bir şekilde yer almış olup, turizmi çok olumsuz etkileyen faktörler olarak 2011 sezonunda hafızalara kazınmıştır. Tüm bu yaşanan olumsuzluklardan ülke olarak bir ders çıkarma ve bir an önce gerekli tedbirlerin alınmasının kaçınılmaz olduğu gerçeğini hiç bir zaman unutmamalıyız.

2012 sezonunda gerek Avrupa'da yaşanan ekonomik krizin etkilerinin artması, gerek ekonomik daralmanın turizm üzerinde de negatif bir baskı oluşturması ve gerekse Rusya'da beklenen devalüasyon çok zor bir 2012 turizm sezonu yaşanılacağının işaretleri olarak bizlerin iyimser olmayan bir 2012 beklentisi ile karşı karşıya bırakmaktadır. Tahminimiz 2011 sezonuna kıyasla daha zor bir 2012 turizm sezonu ihtimali yüksek olup, azda olsa belli bir oranda turizm hareketlerinde 2012 senesinde genel bir daralma beklemekteyiz.

2012 sezonunda tatilcilerin acele etmeden, özellikle daha ekonomik ve fiyat anlamında daha avantajlı ve küçük ölçekli otelleri tercih edebilecekleri kanısındayım. Yaşanan ekonomik kriz özellikle ülkemizin en önemli turist potansiyelini oluşturan çocuklu  aileleri olumsuz etkileyecek gibi gözükmekte ve ailelerin tatil tercihleri biraz daha ileri tarihleri bulabilecektir. Gerek konsept, gerek marketing ve iyi imaj ve tanıtım anlamında ön planda olan ve gerekse misafir memnuniyetlerinin yüksek olduğu, bununla birlikte erken harekete geçip özellikle ailelere yönelik cezbedici, erken rezervasyonu teşvik edici hamlelerde bulunan  otellerin biraz daha pastadan iyi pay alarak beklenilen krizi en az hasarla atlatacakları düşüncesindeyim.

Artık Mart ayını ITB fuar dönemini bekleyip ondan sonra gidişata göre karar verecek olan otellerin çok geç kalacakları, iyi bir sezon yaşayabilmek için artık Avrupalı turistlerin tatil için karar verdikleri en önemli aylar olan Ocak-Şubat ayına kalmadan marketing çalışmalarını ve hedef kitleyi ikna edecek ekonomik hamlelerin Aralık ayından itibaren yapılması olmazsa olmaz çok önem arzeden gerçekler olarak gözükmektedir.

Devir artık sadece kendi otelini tanıtma değil, misafir beklentilerini çok iyi analiz edip, onların beklentilerine göre en doğru ürünü, en doğru zamanda, çok dinamik bir strateji ile kişiye özel ikna teknikleri ile 12 ay süregelen bir süreçle sürdürebilme devridir. Yakın bir gelecekte artık insanlar tatil tercihlerini klasik Reise büro ve katalog sistemlerinin dışında yüz milyonlarca insanın artık 24 saat ellerinin altındaki IPhone, Ipad, Blackberry benzeri smart phone uygulamaları ile yapacaklardır. Binlerce tatil seçenekleri insanların 24 saat her an ulaşabilecekleri, bir iki tuşa dokunarak sayısız tatil seçeneklerine ve birçok farklı tatil paketlerine erişebilecekleri bir alt yapıya kavuşacak olup, bildiğimiz klasik sistemlerin dışında yepyeni bir ultra dinamizme kavuşacaktır.

Avrupa merkezli yaşanan global ekonomik krizin turizmi olumsuz etkilememesi kaçınılmaz olup, şu anda,eski senelere kıyasla,daha yavaş giden bir rezervasyon eğilimini net bir şekilde gözlemlemekteyiz. Birçok dev şirket Avrupa'da küçülmeye gitmekte, işçi çıkarmakta, birçok sosyal primler ve emeklilik payları kısıtlanmakta, ek vergilerle insanların sırtındaki ekonomik yük ve baskı daha da artmaktadır. AB ülkeleri arasında Akdeniz havzasındaki Yunanistan, Portekiz, İspanya, İtalya gibi birçok ülke ciddi ekonomik krizin eşiğinde iflasın eşiğinde ve ilk kez Avrupa Birliği Euro para biriminin korunması ve birliğin dağılmaması adına İngiltere'nin neredeyse dışlandığı ve iç siyasi ve ekonomik çalkantıların yaşandığı bir bölünme tehlikesi ile karşı karşıya bulunmaktadır. Tüm bu olumsuz konjonktürün turizm hareketlerine çok olumsuz yansıyacağı ve belli bir ekonomik daralmanın ufukta gözükmekte olduğu aşikardır. Bununla birlikte Türkiye'nin kendi iç dinamikleri, genç, cesur ve eğitimli insan gücü, nispeten krizden az etkilenmiş gözüken makro ekonomisi ve gelişen alt yapısı ve pozitif enerjisi ile tüm öngörülen bu olumsuzlukları en az hasarla atlatarak, yüzünün akı ile 2012'yi geride bırakacağı ihtimalinin yüksek olacağı iyimserliğini de taşımaktayım.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Tourism Today | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 242 324 79 77 Faks : +90 242 324 79 37