• BIST 93.882
  • Altın 146,645
  • Dolar 3,5873
  • Euro 3,9044
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 11 °C

2017’ye hazır mısınız?

Tuncay ÖZBAKIR

Yeni yılda bedeniniz ve ruhunuz için çok büyük bir yatırım yapmaya ne dersiniz? Yeni yıla girerken herkes hayaller kurar, planlar yapar. Çünkü yeni yıl yeniliği çağrıştırır. Birçok kişi yeni yılı bir değişim fırsatı, yeni bir ümit olarak görür.

Her sene sonuna gelindiğinde  kendimiz ile ilgili yeni hedefler belirleriz; zayıflayacağım, sigarayı bırakacağım, kendi işimin patronu olacağım, aileme ve arkadaşlarıma daha çok zaman ayıracağım, hobi edineceğim... Bu yılın son günlerinde yılbaşı gecesi giyeceklerinin planlarını, ailesine, eşine ve sevgilisine alacağı hediyenin, yeni yılda yapacağı tatilin hayalini çoktan kurmayı başladı bile. Peki, bu yıl gerçekten eksik kalan, hep ertelediğiniz, yapmaktan kaçtığınız, çeşitli bahaneler üreterek uzaklaştığınız bir şeyi yapmaya ne dersiniz? Ya da son birkaç yıldır sürekli ertelediğiniz için aldığınız fazla kilolardan kurtulmak, daha sağlıklı bir bedene sahip olmak, erken kalkmak, erken yatmak, alkolden uzak durmak? Artmaya gerek yok tabi ki her şeyin bir sınırı var. Ama konfora biraz ara verip, değişimi kucaklamaktan bahsediyorum.

Bu işi çok iyi görünmekten öte sağlık için yapıyor olduğunuzu unutmayın. Aslında kendinize ve ileriki yaşlarınıza bir yatırım, bir sigorta gibi de görebilirsiniz bu yaptığınızı. Bu işte  yeniyseniz ve pek fikriniz yoksa işinde başarılı, hedeflerinizi sizinle oturup planlayacak ve sizi motive edecek bir spor eğitmeni ile çalışmanızı öneririm. Şimdi “Ne gerek var? diyenleri duyar gibiyim. Bunların birçoğu her sene kendini sakatlayıp, ortopedistlere ya da fizyoterapistlere başvuruyor. Lütfen internetten gördüğünüz ya da forumlardan okuduğunuz hiçbir şeye inanmayın ve yapmayın.

Hedef koymak akıllı bir sporcunun yapacağı en mantıklı şeydir.  Genel bir laf vardır. “Sadece sert değil, akıllı çalış.” Bugün piyano çalmaya başlamak isteseniz, ilk yapacağınız iş bir piyano eğitmeni ile çalışmak olur. Bir süre sonra, ancak fikir sahibi olduğunuzda interneti kullanabilirsiniz. İnsanlar rutini, beyin ise değişikliği sever.

Her yeni yıla yeni umutlar, yeni planlarla giriyoruz, fakat ne yazık ki Ocak ayının daha ilk bir iki haftasında bunların hepsini unutup rutine dönüyoruz. En yaygın yeni yıl planları kilo vermek, spora başlamak, daha sağlıklı yaşamak, sigarayı bırakmak, iş-özel hayat dengesini daha iyi kurabilmek, sevgili/eş sahibi olmak, kariyerinde kendini daha mutlu edecek bir değişiklik yapmak, tabii (Yılbaşı Piyangosu’nun da umuduyla) kendi işini kurmak...

Hayalleri gerçekleştirmenin yolu ilk adımı atmaktan geçiyor. Ama işe nereden başlayacağımızı bilemiyoruz. Çoğu insan kendisiyle ilgili değişim kararlarını genelde özel günlerinde (doğum günü, yıldönümü vs.) aldıklarını, çünkü değişimin büyük bir motivasyon gerektirdiğini söylüyor: "Bazıları yeni yıl kararları alırken kendileriyle ilgili ’ideal bir benlik’ üzerinden bu hayali kurgularlar; ’yeni yılda daha zayıf bir insan olacağım, sağlıklı beslenip spor yapacağım’ gibi, fakat bunu derinden istemezler, sadece yeni yıla girerken içinde bulundukları değişim atmosferi içinde bunu söylerler. Bu durumda da alınan tüm kararlar bir iki hafta içinde belki daha uygulanamadan unutulmaya yüz tutar. Yapılan araştırmalar yeni yıl kararı alan kişilerin yüzde 52’sinin bunu başarmak konusunda kendilerine çok güvendiğini fakat aynı grubun sadece yüzde 12’sinin bir yılın sonunda bu kararları gerçekleştirdiğini gösteriyor. Alınan kararların hayata geçmemesi ve her yıl tekrar etmesi kişinin
 

- kendisini başarısız olarak algılamasına

- kendine güveninin azalmasına

- değişebilme becerisini küçümsemesine

- ve hayal kırıklığı, stres, öfke gibi duygular hissetmesine de neden olabiliyor.

Ayrıca eğer bu kararlardan yakınlarına bahsettilerse de onlar tarafından yargılanma veya başarısız algılanma endişesi de yaşayabiliyorlar."

Küçük, ulaşılabilir hedefler koyun.

Önce neyi değiştirmek istediğinize emin olun ve bununla ilgili bütün detayları içeren bir hayali vizyon oluşturun; nereden başlayacağım, nerede olacağım, bunu yaparken çevremde kimler olacak ve kimlerden destek alacağım, değişim olduğunda neler farklı olacak, neler aynı kalacak gibi.

Sonra değişim için nelere, kimlere ve içinizdeki hangi kaynaklara ihtiyacınız olduğunu listeleyin. Bunu yaptığınız zaman daha derin duygularınızla temasa geçeceksiniz, kararınız daha gerçekçi ve uygulanabilir görünecek, motivasyonunuz artacak ve farkındalık kazanacaksınız.

Eğer aynı hedefe ilerleme yolunda önceden başarısız olduğunuzu düşünüyorsanız, bu sefer neyi farklı yapmanız gerektiğini de göz önünde bulundurun.

Unutmayın ki, alınan kararları uygulayabilmenin en önemli koşulu küçük ve belirli hedefler koymaktır. Başlangıç için sadece 1 hedef koymak daha mantıklıdır çünkü özellikle de yoğun bir hayatınız varsa 2 değişiklik kararına verecek enerjiniz olmayabilir. Örneğin yeni yılda ’spora başlayacağım ve 20 kilo vereceğim yerine’, ’İlk iki ay haftada bir spor yapacağım - örneğin Cumartesi günleri 1 saat yürüyeceğim - sonra bunu haftada 2’ye çıkaracağım’ gibi hedefler koyun.

Sonra bu hedefe varmak için ilk adımınızın ne olması gerektiğine karar verin ve bir an önce, zihninizin bahane bulma sürecine girmesine izin vermeden, ilk adımı gerçekleştirin. İlk adımı atmak çok önemlidir. Bir davranışı değiştirmek için kazanmak istediğiniz davranışı 1-2 kere değil, en az 3 hafta yapmanız gerektiğini unutmayın; öğrenilmiş davranışların yerine yenilerini koymak ve yeni davranışın tadına varabilmek için en az bu kadar bir süreye ihtiyacınız var.

Tabii bu süreçte bazen geri dönüşler yaşayabileceğinizi unutmayın ve kendinizi affedin, devam edin; aksi takdirde tüm motivasyonunuzu kaybedip kararınızı uygulamaktan vazgeçebilirsiniz.

Yapmanız gerekenleri önceliklendirmelisiniz.

İş-özel yaşam dengesini tutturacağım, aileme (sevgilime), arkadaşlarıma, kendime hobilerime daha çok vakit ayıracağım.

İstediğiniz kadar iyi organize olun, iş yoğunluğunuz bir anda azalmayacaktır. Bu sebeple, iş - özel yaşam dengesini kurmaya çalışırken, pes etmeden çaba göstermeniz gerektiğini unutmayın. Ocak-Şubat geçtikten sonra eski hamam eski tas havasına bürünmeyin!

Kendinize yatırım yapın...

Doğru yerden başlayın. Özel hayatınızda ihmal ettiğinizi düşündüğünüz ve daha çok zaman ayırmak istediğiniz alanları belirleyin. Kendiniz için yapmak istediklerinizin yanı sıra, eşiniz, çocuklarınız, yakınlarınız, arkadaşlarınız sizden ilgi bekliyor olabilir. Ama unutmayın herkesi her zaman memnun etmek imkansız. Bu sebeple birileri istiyor diye değil; gerçekten ihtiyacınız ne, siz ne istiyorsunuz bunu belirleyin, doğru yerden başlayın.

Başladığınız alanda yapacaklarınız için takviminizde mutlaka randevu zamanı belirleyin. Ve bunu işleyin. Bu eşinizle yiyeceğiniz bir yemek, çocuğunuza söz verdiğiniz bir oyun saati ya da hobiniz için gerekli zaman olabilir. Böylece o zaman aralığının kapalı olduğunu görür diğer işler ve randevularınız için başka zamanlar ararsınız.

Yıl içinde alabileceğiniz izinleri ve tatil planlarınızı son dakikaya bırakmadan yapın. Mutlaka iş durumunuzu, yoğunluk dönemlerinizi ve ihtiyaçlarınızı göz önünde bulundurun ki hayal kırıklığına uğramayın; tatilden maksimum fayda sağlayın.

Beslenme planınızda kendinize yasaklar koymayın, hedefiniz ölçülü beslenmek olursa hayatın keyfini kaçırmadan her şeyi yiyerek de sağlıklı olabilirsiniz.

Nefes ve rahatlama egzersizleriyle ilgili bilginizi arttırın, sizi rahatlatan şeyler yapmayı ihmal etmeyin.

Tüm bunları bir gün yapıp diğer günler boş vermeyin…

Tuncay Özbakır
Turquoise Hotel Genel Müdürü

Bu yazı toplam 938 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Tourism Today | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 242 324 79 77 Faks : +90 242 324 79 37