• BIST 108.615
  • Altın 145,221
  • Dolar 3,4955
  • Euro 4,1321
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 15 °C

Adını siz koyun!

Nazif DEMİR
Kapadokya turizmde 60 yıllara yaslanan emekleme döneminin ilerisinde özellikle 80 ila 90 yılları arasında en parlak günlerini yaşamıştır. 90’lı yıllardan sonra günümüze kadar tabii iyi sezonlarda yaşamıştır ama peş peşe iyi sezonlar yaşanan yıllar sayısı çok azdır. 90’lı yıllara kadar olan talep sayısı bölgedeki arzın üzerinde veya dengeli olması ile işletmeler, kişiler yatırım ve emeklerinin karşılıklarını alır iken, turizm kendi iç kanunu olan etik kurallar ile kaliteli bir şekilde turizmde her açıdan kazanmıştır ve kazandırmıştır. O eski yıllara baktığımızda turizm çeşitliliği hiç de günümüzdeki kadar değildir, klasik kültür turları yapılmakta idi. Gelen konuklar doğal dokuyu ve Kapadokya insanını tanıdıkça turların hemen arkasından münferiden tatilleri içinde Kapadokya’yı tercih edip, turların aksine 2 veya 3 geceleme yerine 5 gün,  7 günlük gezilerini Kapadokya’da geçirirlerdi. Yıllar yılları kovaladı, turizm tüm dünyanın ilgi odağı olmaya, halkın gelirinde önemli miktarlar yaratmaya, sosyo-ekonomik gelişmeye sebep olmaya başladı. Kapadokya’da kendi iç dinamikleri ile özellikle 89 yılından sonra mantar gibi konaklama işletmeleri açmaya başladı. Açılan hotellerin yatak sayıları turist sayısından fazla olması, körfez krizi gibi olumsuzluklarda eklenince yatırımlar kendilerini tatsız rekabet ortamında buldu. “Marka Kent”  kendi başına  “Destinasyon”  olmak için defalarca toplantılar, konuşmalar, Bakanlık ile istişareler yapılsa da maalesef sonuç alınamamış hakkettiği yere gelememiştir. Birçok turizm çeşitliliğini turizme kazandırmış ama bunu ilave talep olarak pazarda sunamadığı için gelen turistlerin tur esnasında kullanması ile yetinme hatasına düşmüştür. Türk gecesi, Semah gösterisi, balon uçuşu, doğa yürüyüşü, jeep turları, halı mağazası, kuyum ve seramik mağazası ve bazen göreme açık hava müzesine girilmeden olsa da klasik Kapadokya gezisi 1.8 geceleme yapan turist ile kendini ayakta tutmaya çalışmış ve hala çalışmaktadır. Oysa sadece doğa sporları dünya turizminde kendi başına farklı turist profilini ziyaretçi olarak çekmeye yetmektedir. Kapadokya’da doğa yürüyüşleri parkurları düzenlemesi uluslararası standartlarda hazırlanıp tüketiciye doğru anlatılsa 1hafta, 10 gün kalan turist Kapadokya dan asla vazgeçemez. Balon ile uçmak ama nerede?  Sizlerin de bildiği gibi dünyada balon ile uçulacak en iyi destinasyonların ilk ikisi arasında olan Kapadokya’dır.  Ama tanıtımda siz balonu uluslararası platformlarda yeterince ifade etmezseniz farklı turizm çeşitliliği için gelecek turisti değil de bölgeye gelmiş olanların faydalanmasına imkan verip ne kalış süresini uzatabilirsiniz ne de balondan dolayı ilave talep yaratmış olursunuz. Düşünün sadece vadi yürüyüşleri ve balon turları için özel programlar yaratıp bunu ayrı olarak pazarlarsanız dünyada ne kadar çok turistin ilgisini çekeceksiniz. Hele birde son yıllarda kayalarımızdan oluşturulan odalar ve mimari harikalar olan konaklarımızın odaları da eklenince nitelik ne kadar farklılaşıyor. Yukarıda yazdığımız çeşitliliğe eklenmesi gerekenler tabi ki var; Kongre ve  Seminer Yeme-İçme Eğlence Kültürel festivaller Film Platosu Termal Turizm Kendi  başına bir “Destinasyon“ veya “Marka Kent” olmanıza destektir. Günümüzde Kapadokya maalesef turizm hatalarımızı dürüstçe paylaşmadığımız, birbirimizi rakip görüp uzaklaştığımız, yerel yönetim ile yan yana gelip uzun vadeli projeler ve yatırımlar için fikir birliği yapmadığımız için aracıları kazandıran kendi kaybeden bir kültür turizmi şehri olmaktan ileri gitmemektedir. 2014 yılında bile eğer operasyon turları ile ifade ettiğimiz turistleri gelen turist listesinden düşün ziyaretçi sayımızın ne kadar vahim oranda düşük olduğu ortaya çıkar. Kişi başı gelirlerin ne kadar düşük oranlarda olduğu hepimizce malumdur. Otelinde su bile içmemek için çaba sarf eden turist profili bölgemizdeki oranın % 90’nına ulaşmıştır. Bu olumsuzluklara sadece sektörün yetersizliği mi sebep olmuştur? Tabi ki değil birçok etken bu tablonun olumsuzluğuna sebeptir. Ama ağlamayana mama yok sözünde olduğu gibi 35 milyon turist sloganı ile kendimizi kandırmaya devam ettiğimiz sürece sorunlarımıza gerçek tespit yapmayıp herkese şirin görünmeye çalıştığımız sürece,  zamanında fikir beyan etmeyip, yönlendirme yapmayıp, yapılanları iş işten geçtikten sonra eleştirdiğimiz sürece ne yazık ki ne sektörümüzün yüzü güler ne çalışanımızın yüzü güler, ne de yatırımcımız ve işletmecimiz mutlu olur. En kısa sürede ülkemizin  “UCUZ DESTİNASYON“  unvanından kurtulmasını ve turizmi turizm gibi yapmayı tüccar olmaktan vazgeçmeyi ümit ediyorum.
Bu yazı toplam 737 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Tourism Today | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 242 324 79 77 Faks : +90 242 324 79 37