• BIST 93.466
  • Altın 211,108
  • Dolar 5,3596
  • Euro 6,1274
  • İstanbul 12 °C
  • Ankara 15 °C

Avrupalı Turist, Özgün Deneyim ve Güvenli Destinasyonlar Peşinde

N.Sevgi BOZ

Avrupa gelişmekte olan seyahat destinasyonları için en büyük kaynak pazarlardan biri olma özelliğini koruyor. Hava taşımacılığında rekabetin yarattığı cazip fiyatların ve artan ürün çeşitliliğinin, Avrupa pazarını giderek daha çok canlandırdığını gösteriyor. Son yıllarda yüzde 2-3 oranları ile büyüyen bu pazarın, 2017 için öngörülen yüzde 4-5 ile 2018 ve izleyen yıllarda da yeniden yükselişe geçmesi bekleniyor. 

Türkiye eşsiz coğrafi konumu, ulaşım kolaylığı ve her şey dahil sistemin cazibesi ile özellikle deniz-kum-güneş sevdalıları için bu pazarın hala en sevilen destinasyonu. Son yıllarda ülkemizde yaşanan olumsuzluklara bağlı olarak ziyaretçi sayısındaki azalmaya rağmen, Avrupalı turist Türkiye’den kopmuyor. Uzmanlar bu durumu, jeopolitik karışıklıklardan etkilenen destinasyonların kısa sürede toparlanabilme yeteneğine bağlıyor. Sözkonusu destinasyonların müdavimleri, koşullar ve ülkelerinin resmi seyahat uyarıları düzeldiğinde, yeniden gelmeye çok istekli görünüyorlar. Nitekim yılın ikinci yarısında, ülkemize yönelik rezervasyon taleplerinde başlayan canlılığın 2018 ve izleyen yıllarda da sürmesi bekleniyor. Yeter ki bu önemli pazarın beklentilerini karşılayalım, zaman içerisinde değişen ve gelişen tercihlerini dikkate alalım.    

Nedir bu beklentiler?

1. sırada güvenli bir destinasyon beklentisi, arayışı var doğal olarak. İnsanın en temel gereksinimlerinden biri olan güvenlik, seyahat süresince önemini kaybetmiyor. Tam tersi yabancı ortamlarda daha fazla  hissediliyor. Dolayısıyla talebi doğrudan etkiliyor. Çatışmalardan uzak, can ve mal güvenliğinin işleyen kurallarla sağlandığı, bulaşıcı hastalık riskinin olmadığı destinasyonlara yöneliyor. Araştırmalar  son yıllarda bölgelerinde yaşanan jeopolitik istikrarsızlıklara karşın Avrupalı turistin, yurtdışı seyahatlerden vazgeçmediğini ancak daha güvenli destinasyonlara yöneldiklerini gösteriyor.   

Diğer yandan Avrupalı turist, giderek daha özel deneyimleri yerel halkla iletişim kurabilecekleri özgün faaliyetleri tercih ediyor. Gittiği ülkeye, bölgeye ve yöreye özgü geleneksel mutfak kültüründen dansa ve el sanatlarına kadar çok çeşitli faaliyetlere aktif katılarak öğrenmek, kalıcı anılar  biriktirmek istiyor.

Aynı zamanda oldukça deneyimli, gelişmiş bir profil sergileyen Avrupalı turist, artık sizin ona dayattığınızı değil, kendi tercihleri ile şekillendirilen organizasyonlara  ilgi duyuyor. Gelecek yıllarda  yaygınlaşacağı beklenen bu eğilim, özellikle kuzey ve batı Avrupa’nın başta Almanya, İngiltere ve Fransa olmak üzere zengin bölgelerinde daha belirgin. Dolayısıyla işletmelerin seyahat organizasyonlarında esnek olmaları müşterilerine ve seyahatlerini yönlendirebilme  şansı yaratmaları önemli.    

Avrupalı turistin bir başka özelliği, zaman içerisinde kültür, inanç, doğa, sağlık ve macera turizmi gibi belli teması olan seyahatlere ilgilerinin artması. Bu durumda turist kabul eden ülkelerdeki hizmet sunucuları, belli alanlarda uzmanlaşmaya gidiyor. Her tür talebi karşılamaya çalışanlar değil, belli konularda yetkinlikle hizmet veren, uzmanlaşmış kuruluşlar tercih ediliyor. Burada turizm işletmelerine, “Ne yapıyorsan yap ama iyisini yap” mesajı veriliyor.

Avrupa nüfusunun yaşlanıyor olması ve aile yapısındaki değişimler de, yeni potansiyel turist profilleri dolayısıyla yeni hedef kitleler yaratıyor. Yaşlı turistlerin yanında engelliler, tek başına seyahat edenler, yetişkin çocukları ile gezenler, tek ebeveynli aileler, gençler farklı ihtiyaçları olan ve ilgi bekleyen özel gruplar. Yaşlı turistler, her yönü ile daha konforlu bir seyahat hedeflerken, tek ebeveynli aileler sıcak, dostça bir ortam, gençler daha çok aktivite, heyecan arıyorlar. Örneğin yapılan son  değerlendirmelerde Almanların sadece 16 yaş üstündekilerin kabul edildiği, yetişkin otelleri giderek daha çok  tercih ettikleri belirlenmiş. 2017 de yüzde 20 artış gösteren bu eğilimin büyüyerek süreceği bekleniyor. Bağlı olarak Alman pazarında bu yöndeki talebi karşılayabilecek otel sayısında da artış görülüyor.  

Diğer yandan sürdürülebilirlik Avrupalı tur operatörleri için giderek daha çok önem kazanıyor. Bilindiği gibi 2017 Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü tarafından “Kalkınma için Sürdürülebilir Turizm Yılı” olarak ilan edilmiş ve uyulması beklenen ilkeler belirlenmişti. Dolayısıyla sürdürülebilirlik kavramı, rekabette üstünlük sağlama noktasından kurala dönüşme aşamasında. Avrupalı tur operatörleri,  destinasyon ülkenin hizmet sunucularından, artık bu ilkelere uymalarını daha çok talep ediyor. Örneğin Avrupa’nın en büyük tur operatörlerinden TUI, 2020 yılında oteller, turlar ve aktiviteler için sertifikasyon sistemi uygulamayı planlıyor.  

Bu beklentilerin tümü turizm ürününü geliştirmeye yönelik. Ancak hazırlanan ürünün hedef kitleye ulaştırılması, pazarlama kanallarının en etkin şekilde kullanılması, gündemdeki en önemli  konulardan birisi. Sosyal medya, interaktif web siteleri, seyahat blogları artık potansiyel ziyaretçi ile iletişim kurulmasında en büyük role sahip. Avrupalı tüketicinin yüzde 83’ünün sosyal medyadan aldıkları bilgileri, diğer tanıtım kanallarından, reklamlardan çok daha güvenilir buldukları belirlenmiş. Bu da rekabette üstünlüğün, geleceğin pazarlama araçları arasına giren sosyal medyanın, dijital teknolojinin etkin kullanımı ile mümkün olabileceğini gösteriyor.

Çok zengin doğal, kültürel çeşitliliğe ve oldukça gelişmiş seyahat sektörüne sahip Türkiye, Avrupalı turistin ve pazarın bu beklentilerini karşılayabilecek durumda.Tüm turizm faaliyetlerinde, sürdürülebilirlik ilkelerinin önce kendimiz sonra da beklediğimiz yabancı konuklarımız için ön planda tutulması, dijital teknolojinin etkin kullanımı, kuşkusuz çok çeşitlenen ve gelişen yeni destinasyonlar karşısında da ülkemize üstünlük kazandıracak.    

N. Sevgi BOZ

 

Bu yazı toplam 862 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Tourism Today | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 242 324 79 77 Faks : +90 242 324 79 37