• BIST 108.953
  • Altın 144,354
  • Dolar 3,4810
  • Euro 4,1079
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 18 °C

Ayık: Yatırımların yeniden gözden geçirilmesi şart

Ayık: Yatırımların yeniden gözden geçirilmesi şart
Tourism Today / Burcu Gökşen TÜROFED Başkanı Osman Ayık, Türk turizminin önemli gündem maddelerini değerlendirdi. İstatistikler konusunda bir durum...

Tourism Today / Burcu Gökşen

TÜROFED Başkanı Osman Ayık, Türk turizminin önemli gündem maddelerini değerlendirdi. İstatistikler konusunda bir durum değerlendirmesi yapan Ayık, yılsonundaki öngörüsünü açıkladı. Yeni yatırımlara  ve  mevcut alt yapıya da değinen Ayık'ın değerlendirmeleri ana başlıkları ile şöyle:

"Geçen seneki rakamlara çok yakın olacağız"

2012 dünyayı sarsan ekonomik kriz ve konjonktürel olaylardan dolayı sıkıntılı bir yıl olarak başladı. İlk altı aydaki verilere baktığımızda geriden geliyoruz ama 2010 ile kıyasladığımızda rakamlarımız çok da kötü sayılmaz. 2012 yılında böyle bir senaryonun olacağını tahmin ediyorduk. Türkiye genelinde 31.5 milyon rakamını gördük ki, bu önemli bir eşiği atladığımız  anlamına geliyor.  Antalya 11 milyon, İstanbul 8 küsur milyon turisti ağırladı. Bunlar bizim için çok büyük ve önemli rakamlar. Bu rakamları geçmiş yıllarda olduğu gibi çift haneli büyütmek çok da kolay değil.  İki haneli büyümeler Türkiye geneli için üç milyon, Antalya için bir milyon yeni misafir sayısına karşılık gelir. Var olan pazar dağılımına bakıldığında bu kadar yeni potansiyel yaratmak mümkün değil.  Bundan sonraki süreçte büyümelerimiz tek haneli olacaktır. Küçülmeler olursa bunlar da tek haneli olacaktır. Bunun örneklerini dünyada klasikleşmiş destinasyonların tamamında görüyoruz. İspanya, İtalya, Fransa'da da durum böyledir. Bu ülkelerde de büyümeler ve küçülmeler yüzde 1-2 oranında yaşanır.

Türkiye ağırlıklı olarak yazlık bir destinasyon. Bu nedenle ilk dört aylık veriler çok çarpıcıydı bizim için. Gerilemelerçok yüksekti. Sezonun içine girildiğinde bu verilerin değişeceğini öngörüyorduk. Nitekim de Mayıs sonundan itibaren Haziran-Temmuz ayındaki rakamlara baktığımızda gerek kıyı bölgelerinde, gerekse diğer bölgelerde eksiler artılara dönmeye başladı. İlk dört aylık dönemdeki kayıpları telafi etmek çok da çabuk olmayacak. Ağustos ve Eylül'ü yaşadığımızda göreceğiz ki yılsonu itibariyle Türkiye aslında 2012 yılında -1 ile +1 arasında bir yerde olacak. Geçen seneki rakamlara çok yakın olacağız. Sezonu -1 kayıp ya da +1 kazanç ile kapatacağız.

"Rus pazarında özlediğimiz büyümeyi elde edemiyoruz"

Bu sene Türkiye kıyılarda ciddi sıkıntılar yaşıyor. İzmir'den başlayıp Antalya'yı da içine alan tatil bölgelerinde bir sıkıntı yaşanıyor. Türkiye geneline bakıldığında tek artı İstanbul'da. İstanbul'un ilk altı aylık rakamlarına baktığımızda İstanbul artısını devam ettiriyor, yüzde onbeşlerin üzerinde bir büyüme ile devam ediyor.

Pazarlar olarak değerlendirdiğimizde ise karşımıza şu veriler çıkıyor. Antalya açısından baktığımızda Antalya'nın dört önemli pazarı var. Rusya Federasyonu, Almanya, Hollanda ve İngiltere.  Bizim için ana bloklardan biri olan Rusya'da yüzde dört civarında bir kayıp görünüyor. Almanya'da artıdayız ki böyle bir dönemde Almanya'da artı yapmamız bizim için çok önemli. Hollanda'da cüzzi de olsa artıdayız.  İngiltere'de ise eksideyiz. 2010'la bakıldığında artış oranları çok çarpıcıdır. 2010 ile 2012'yi karşılaştırdığımızda Rusya Federasyonu'nda yüzde 8.5 artıdayız. Almanya'da yüzde 13, Hollanda'da yüzde 21. İngiltere'de 2010 rakamlarına göre hala gerideyiz.

Bu sene Rus pazarında özlediğimiz büyümeyi elde edemiyoruz gibi görünüyor. Arap baharının etkileri geçen yıl bize olumlu olarak yansımıştı. Bu sene ise bizim için olumsuzluk yaratıyor. Başta Mısır olmak üzere bu ülkelerin pazara çok agresif bir şekilde geri dönmeleri bizde fiyat dengesizliğine neden oldu. Onların yarattığı bu agresif pazarlama politikası ve tur operatörlerine yaptıkları ciddi destekler ister istemez geçmişte bize kayan potansiyeli bu pazarlara döndürdü ve bu da bizdeki fiyat dengesizliklerini ortaya çıkardı.

Bir diğer konu da İspanya, İtalya ve Yunanistan'ın özellikle Rusya Federasyonu ve BDT'den gelen turistlere ciddi vize kolaylıkları sağlamaları. Yaşadıkları ekonomik sıkıntılar da turizmi onlar için kurtarıcı bir sektör durumuna getirdi. Onlar da bu pazara agresif bir şekilde yaklaştılar. Bir miktar potansiyelimiz de o tarafa kaydı.

"Yeni yatak konusunu yeniden düşünmeliyiz"

Uzun vadede bakıldığında Türkiye bu iki pazarda rakipsizdir. Belki bu yıl ve gelecek yıl da  sıkıntılar yaşamaya devam edeceğiz ama uzun vadede bakıldığında Rusya Federasyonu ve BDT'de birinci destinasyon olma konumumuzu koruyacağız, bu konumumuz da artarak devam edecek. Biraz daha sabırlı ve kararlı olmak, bu pazarları biraz daha doğru analiz etmek lazım. Ürün yapısını yeni baştan gözden geçirmek lazım, kıyı bölgelerinin kapasite kontrollerini iyi yapmak, her yıl onbinlerce yeni yatak yaratma konusunda yeniden düşünmek lazım.

"Her alım gücüne hitap etmeliyiz"

Türkiye'ye gelen ziyaretçi sayısı çok büyüdü. Her alım gücüne hitap eden ürün yapısına dönmek lazım. Özellikle Antalya bölgesinde son yıllarda yaptığımız en büyük yanlışlardan biri bütün tesislerin birbirine benzer, fotokopi kadar birbirine yakın ve tek tip tesisler olması. Çok farklı kesimlerden gelecek misafirlere hitap edecek ürün yapısından uzaklaştık. Bunu tekrar masaya yatırmak gerekiyor. Pansiyon, tatil, köyü, iki-üç yıldızlı otel, apartlar gibi yeni baştan bir envanter üzerinde çalışmamız, mevcut yapıyı yeni baştan yeniden gözden geçirmemiz lazım.

"Altyapılar yeniden gözden geçirilmeli"

Ege Bölgesi de hala nitelikli tesislere ihtiyaç duyuyor.  Orada da bir dönüşüm ihtiyacı var. Didim, Fethiye, Marmaris, Kuşadası gibi destinasyonlarda da hem ikinci konut, hem de niteliksiz tesis miktarı çok fazla. Buraları da yeni baştan ele alıp rehabilite etmek, daha çok destek tesislerine önem vermek gerekiyor. Altyapıları yeniden gözden geçirmek lazım.  Son on beş yıllık sürece baktığımızda Türkiye'de ciddi anlamda tekrarlayan müşteri olduğunu görüyoruz.  Bu insanlar 10 yıl önce geldikleri bölgeyi yoğun yapılaşmalar nedeniyle tanımıyorlar. Sürekli bir inşaat ortamı içinde yaşıyorlar. Mümkünse belli bir dönem içinde kıyılardaki inşaat yapılarını başta Antalya olmak üzere durdurmak gerekiyor. 2013- 2014'ü seferberlik yılı ilan edip bütün bu olumsuzlukları ortadan kaldıran altyapıyla çevremizi güzelleştirmeye ayırmak çok daha doğru olacak. Bunu yaptığımız takdirde çok önemli bir ivme yaşayacağız.

 

Bu haber toplam 206 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Tourism Today | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 242 324 79 77 Faks : +90 242 324 79 37