• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 11 °C

Cem Polatoğlu 10 soruda tur operatörlüğünü anlattı

Cem Polatoğlu 10 soruda tur operatörlüğünü anlattı
Baracuda Tour'un sahibi Cem Polatoğlu, acentelerin sigorta sistemi hakkında ayrıntılı bir yazı kaleme aldı. Bugünkü sigorta sisteminin herkese zarar verdiğini...
10 soruda tur operatörlüğü

Baracuda Tour'un sahibi Cem Polatoğlu, acentelerin sigorta sistemi hakkında ayrıntılı bir yazı kaleme aldı. Bugünkü sigorta sisteminin herkese zarar verdiğini söyleyen Cem Polatoğlu, üst limit alt limit kavramlarıyla tüketicinin aldatıldığını hatırlattı.

İşte Cem Polatoğlu'nun kaleme aldığı yazı:

10 soruda tur operatörlüğü

Sevgili Dostlar;

Görüldüğü üzere, artık "Tur Operatörlüğü" yasası konusunda geri dönüş yok. Olmamalı da. Bugünkü sigorta sistemi ile yola devam etmek hepimize zarar veriyor. Sigorta, iflas anında müşterinin ödediği parayı tümüyle iade etmiyor. Üst limit, alt limit kavramlarıyla tüketici aldatılıyor.

Örneğin; Bugün benim diyen büyük firmaları bırakalım, orta ölçek bir acenta; TÜRSAB'ın bünyesinde bulunan TÜRSAV vasıtası ile müşterilerini sigortalasa, 1000 euro'dan 10.000 kişi satıp topladığı 10 Milyon euro ile yurtdışına kaçsa, TURSAV yani TÜRSAB yolcuya kaç para geri öder?

Hemen söyleyelim; Üst limit olan hasar başına 200 bin euro. Evet. 10 Milyon yerine sadece 200 bin euro. Uçtu tüketicinin 9 milyon 800 bin eurosu. Hem de bir şekilde Türsab kanalıyla.

Kötü bir örnekle yazıya başladım. Ama maalesef bugünkü durum bu. Yani görüldüğü üzere, bugün için kaçıp giden bir firmanın müşterilerini TÜRSAB bile kurtaramaz!. Tüketici de bu nedenle acentalara güvenmiyor, şirketler, ticaret odaları, belediyeler sekreterleri vasıtasıyla kendi işlerini kendileri yapıyor, millerle biletlerini alanlar global web sitelerinden oteli ekleyip turunu tamamlıyor.

Çözüm; Kasko Sigortası

Öncelikle tüketicinin güvenini tekrar kazanmak gerekiyor. Bunun çözümü de Kasko'dan geçer. Yani tüketici ve aldığı tur %100 Full Kaskolu olmalı. Tüketici bilmeli ki, bu firma yanlış da yapsa, batsa da, kaçsa da tura yatırdığı paranın tamamını sigortadan geri alacak. Dünyada bu böyle!. Tüketici ya sigortadan parasını geri alır veya Alman metodu dediğimiz acentanın (tur operatörünün) yatırdığı teminat parasından.

İkincisi bize uymaz. Hem yüksek teminatı veremeyen küçük acentaları öldürür, hem de siz ne kadar teminatı yüksek tutarsanız tutun bir bayramda 10.000 kişi taşıyan firmanın riski 10 Milyon euro. Teminatı 10 milyon euro yapamayacağımıza göre, kaçan acenta 2 Milyon euro teminat verse ne fark eder? Kötü niyetli acentaya topladığı 10 Milyondan geriye kalan 8 Milyon euro yeter de artar bile.

Burası Türkiye, bizim tüketicimiz de uslanmaz. 35 yıldır bu alemdeyim. İddaya girerim; Koy bayramda 1000 euro'ya 7 gece Maldivler turu. Ver Hürriyet'e ilanı. Müşteri, Harbiye'den Taksim'e elde para, sabah 8'de acenta önünde kuyruğa girer. Böyle saftır tüketicimiz. Oysa aynı filmi 50 kez görmüştür. Aman! Bazıları kaşınmaya başladı bile :))  Bu durumda sigorta sistemi ile tüketiciyi, turu teminat altına almak en mantıklı sistem olarak gözüküyor.

Peki; Sigorta sistemi nasıl çalışır? Ona bakalım; Sigorta şirketi, Benim bu sene için öngördüğüm yolcu sayısı kadar sistemden "poliçe" basmamı sağlar. Ör. 1000 adet. Ben daha tur için müşteriden kaporayı aldığım anda bu poliçeyi basmaya ve tüketiciye vermeye mecburum. Poliçe, ana prensip olarak iflasım halinde yolcunun ödediği tüm parayı iade eder. Ek teminatlar (sağlık, bavul kaybı, vize, iptal sigortası v.s.) sigorta ile yapılacak pazarlığa tabidir ve yolcuya ek olarak satılır.

İşte; bu sigorta poliçelerine sahip her acenta tur operatörüdür. (nokta!). Çünkü burada amaç büyük küçük acenta ayırımı yapmak değil amaç tüketiciyi, turu teminat altına almaktır. Sen 10 kişi taşıyorsan 10 kişiyi teminat altına alacaksın, o 10.000 kişi taşıyorsa 10.000 kişiyi teminat altına alacak.

Peki. Sigorta şirketi kendisini nasıl garanti altına alacak? Buna da bakalım; Büyük, orta ve küçük ölçekli acentalarımızı ele alarak 3 hayali örnek vereceğim.

Büyük Şirket; Ör: MTS tur diyelim. Senelik 1 milyon kişi taşısın. Cirosu yurtiçi, yurtdışı 500 milyon TL ya da 200 milyon euro olsun. Şimdi dikkat! MTS turizm cirosu kadar yani 200 milyon euro teminat mı verecek? Hayır. Neden mi?

1) MTS, 1 milyon yolcusunu tek seferde mi taşıyor? Hayır. Pik (en yüksek) dönemde örneğin bayramda 40 Milyon euro ciro yapıyor. O halde sigorta şirketinin risk'i 200 değil 40 Milyon euro.

2) Bu şirketin, sahibinin hiç mi mal varlığı yok?

3) Bu şirketin geçmişi, güvenilirliği de önemli.

Sigorta şirketi bunları da araştıracak ve diyecek ki MTS'ye; Sen bilmemkaç senelik şirketsin. Bankalarla aran çok iyi, hiç çekin, senedin dönmemiş, şikayetin çok az, kriz v.s. de yaşamamışsın. Sen bana 10 Milyon euro'luk teminat ver. Ben de sana full kasko 1 milyon adet poliçe vereyim. (elbette tatil süresi ve destinasyona göre değişen poliçe ücreti de var.)

Orta ölçekli Şirket; Ör: BRCD tur diyelim. Senede kaç kişi taşıyorsun; 5.000, Pik sezonda? 1000 Kişi, Turlarının fiyat ortalaması? 700 euro. Demek riskin 700 bin euro. Diğer detayları da inceleyelim. Uygunsa 200 bin euro teminat yeterlidir.

Küçük ölçekli Şirket; Ör: Mini tur diyelim.

IATA değil ama bilet satıyor, başka acentaların turlarını da satıyor. Senede kaç kişi taşıyorsun; 500, Pik sezonda? 100 Kişi, Turlarının fiyat ortalaması? 1000 TL veya 400 euro. Demek ki risk 40.000 euro. Diğer detayları da inceleyelim. Uygunsa 10 bin euro teminat yeterlidir.

Bir örnek de Antalya, Marmaris v.s de turistlere günübirlik veya 2, 3 günlük tur yapan meslektaşlarımıza; Turun en fazla 3 günlük. Pik sezonda tek seferde en fazla kaç otobüs kaldırıyorsun? İki. Yani 90 pax. Turun kaç para? 150 euro. O halde riskin 90X150=13.500 euro. Yeni şirketsin. Banka referansın yok, üstüne kayıtlı hiçbir şeyin yok. Bana 13.500 euro teminat vereceksin. Ben de sana poliçe. Poliçen bittikçe sana tekrar ek kontenjan açarım. Nasıl olsa teminatın bende.

Ç-SSS: (Çok sık sorulacak sorular): 

Soru - Hangi acentalar bu teminatı vermek zorunda?

Cevap - Unutmayalım; Acenta senede bir tek tur organize etse, adı üstünde opere atse bile, o bir tur operatörüdür. Sadece nihai tüketiciye gazete, web v.s. yolu ile tur satan acentalar teminat versin, kapalı grup yapanlar teminat vermesin der isek, altını çiziyorum hata yaparız. Örneği çok görüldü. Kur bir şirket, gir bir okulun, ticaret odasının, derneğin ihalesine. Yap 200 öğrenciye Paris Disneyland Turu. Yanında öğretmenleri, aileleri ile oldu mu sana 500, 600 kişi. 1000 euro'dan 500 bin euro. Hadi eyvallah. (bu gün de çok şey öğrettik kötü niyetlilere). Teminat vereceksin, sigorta yapacaksın ki bu işe halkla ilişkiler firmaları da girmesin. Ama sen teminat vermek istemiyorsan teminatı olan bir tur operatörü ile işbirliği yapabilirsin.

Soru - IATA'yım Uçak bileti satıyorum. Teminat verecek miyim?

Cevap - Hayır. Sen zaten IATA olarak teminat vermişsin. Gerek yok.

Soru - IATA değilim ama Uçak bileti satıyorum. Teminat verecek miyim?

Cevap - Hayır. Senin yerine teminatı zaten bileti aldığın IATA üyesi meslektaşın vermiş. Biletini sattığın diğer havayolları da kendi önlemini zaten almış.

Soru - Tur operatörü olan başka şirketin turlarını satıyorum. Teminat verecek miyim? Operatör batarsa müşterinin parasını kim ödeyecek?

Cevap - Eğer onun turunu alıp, kendi turunmuş gibi satıyorsan sen de tur operatörüsün. Sonuçta, Nihai müşteriye tur satıyorsun. Turu senin toplayıp vermenle, başka bir tur operatöründen alman Nihai tüketici için fark etmez. Sorumlu sensin. Sigorta poliçesini sen keseceksin. Batarsa da sen ödeyeceksin. Operatörünü düzgün seç. Bakkaldan aldığın ekmek bozuk çıkarsa bakkal fırına mı yolluyor seni. Kendi ödüyor sana parasını. Sonra fırından "rücu" ediyor. Aynı hesap. "Müteselsil Kefil" diyorlar bunun adına. Yakalarsan operatörünü, alırsın sen de paranı geri.

Ama; Yok hayır, sen sadece tur operatörünün turunu satıyor ve hiçbir şekilde kendi şirketinin evraklarını, Voucher'ını, Para makbuzunu, Tur Kayıt Formunu kullanmıyor isen. Yani, müşterinin elinde turu senin ofisinde aldığına dair bir belge yok ise sıyrılırsın işin içinden.

Not: Bazı operatörler acentaları "Müteselsil Kefil" olmaları için imza atmaya zorluyor alabilirler "Dikkat! Yanarsın!" Geçmişte yandılar. Gelecekte de yakacaklar.

Soru - Kongre, Seminer yapıyorum. Teminat vermem gerekir mi?

Cevap - Bence evet. Kongre'yi yapacağım diye para toplanıp kaçılamaz mı? Örneği yok mu? Var! Bu şekilde Halkla ilişkiler firmaları ve Reklam ajanslarının da tur operatörü gibi çalışmalarının önlemi alınmış olur.

Soru - Incoming yapıyorum. Teminat vermem gerekir mi?

Cevap - Yok artık!. Yabancı Turistin kendi ülkesi düşünsün yolcularını korumayı.  Zaten Türkiye'ye gelen yabancı turistlerin hemen hepsinin kendi ülkesinde sigortaları var.

Soru - Ben Antalya'da yabancı turistlere günübirlik veya 3 günlük tur yapıyorum. Teminat vermem gerekir mi?

Cevap - Bence evet. Yaptığın tur bir "ekstra tur" Bildiğim kadarı ile ekstra turlar yabancı yolcunun sigorta kapsamında değil. Korkulacak bir şey yok. Yukarıda izahı var. 10.000 euro'yu geçmez vereceğin en büyük teminat. Belki de bölgede ki kaçak acentacılığı önler bu sigorta sistemi. Ama trafik kazalarını önler mi? Bilinmez...

Soru - Hac, Umre yapıyorum. Teminat verecek miyim?

Cevap - Hac ve Umreden pek anlamam ama, bence hayır. Çünkü bildiğim kadarı ile onlar zaten bakanlığa ve TÜRSAB'a teminat veriyorlar.

Soru - Ben sadece günübirlik tur yapıyorum. Uludağ, Ağva, Abant gibi. Yine de Teminat verecek miyim?

Cevap - Tabii ki. Ama elbet sigorta senin riskini çok daha küçük görecek ve güvenilir bir firma isen bekli de hiç teminat almadan sana poliçe verecek. Ama buna sevin, çünkü en çok kaçak tur günübirlik turlardan doğuyor. Bknz facebook.

Soru - Tüm poliçeler aynı fiyat mı olacak?

Cevap - Elbette hayır. 20 günlük İpekyolu turu ile günübirlik Abant turu aynı fiyat olur mu? Örnek veriyorum İpekyolu 25 euro iken Abant 2 lira olacak. Ama sigortalara kaza, hastalık, iptal, vize v.s. gibi ek teminatlar eklemek mümkün olacak. Onların fiyatları da teminata göre değişecek.

Soru - Sigorta şirketine bu sene 2000 kişi götüreceğim dedim. Ama işler kötü gitti. Daha az kişi yaptım. N'olcak şimdi?

Cevap - Durmak yok, yola devam. Poliçen bitene kadar.

Soru - Peki 2000 kişi yaparım dedim ama işler iyi gitti daha Temmuz ayında 2000 pax'a yaklaştım. Ne yapmalıyım?

Cevap - Önce tahtaya vur. Herhangi bir hasarın yok, problemin yok ise Sigorta aynı şartlarsa sana ek poliçe sağlar. Seneye detayları tekrar gözden geçirirsiniz.

Soru - Bu sistem kaçak acentacılığı önler mi?

Cevap - Kısmen evet. Türsab, Bakanlık ve Sigorta şirketlerinin ortak çalışması ile Tüketici bu konuda bilinçlendirilebilirse ve "bu poliçeyi elinize almadan tura çıkmayın" diyerek adeta "beyin yıkarsa" bu iş olur. Çünkü bu poliçeyi sadece ve sadece seyahat acentaları verebilir.

Bu haber toplam 368 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Tourism Today | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 242 324 79 77 Faks : +90 242 324 79 37