• BIST 108.615
  • Altın 145,221
  • Dolar 3,4955
  • Euro 4,1321
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 15 °C

Cittaslow

Dilara BAHTİYAR

‘Citta’, İtalyanca şehir ‘slow’ ise İngilizce yavaş anlamına gelir. 1999 yılında İtalya’da ortaya çıkan Yavaş Şehir hareketi kentleşmeye karşı olarak çıkmıştır. Daha doğrusu kentleşmenin olumsuz etkilerine. Kentleşen yerler kendilerine özgü özelliklerini kaybeder, bu da farklılığı ortadan kaldırarak sıradanlığa neden olur. Belediyelerin üye olabildiği bu uluslararası kuruluşun merkezi de İtalya’da bulunur. Sembol olarak kullanılan turuncu renkteki salyangoz da bu hareketin en güzel temsilidir.

Kürelleşmenin de etkisiyle günümüzde birçok şehir birbirine benzemektedir. Bir zamanlar farklılık yaratan gökdelenler bile artık klasikler arasında. Turizmde de durum böyle. Gelen turist kendi ülkesinde olmayanı arar. Herkes farklı olan destinasyona gitmek ister ya da gittiği yerden farklı bir tat almak ister. Öyleyse nedir bizi farklı kılan, bizi biz yapan?

Belediyeler tarafından ortaya çıkan yavaş (sakin) şehir hareketine ülkemin belediyelerinin de katılması çok güzel. Şunu söyleyebilirim ki yavaş şehir unvanı almak öyle kolay değil,belli başlı kriterleri var. Ayrıca ilçe nüfusunun 50.000’den altında olması gerek. Başvuru yapan kentlere temsilciler gönderilir ve kriterler doğrultusunda puanlama yapılır.  Ülkemizde bu sınavı ilk geçen ilçemiz Seferihisar (İzmir) olmuştur. Arkasından gelenler Akyaka (Muğla),Homeros’un İlyada destanında deniz tanrısı Poseidon’un adası Gökçeada (Çanakkale), medeniyetler beşiği Halfeti (Şanlıurfa), Evliya Çelebi’nin seyahatnamesinde geçen yeşilin her tonunu gösteren Perşembe (Ordu), Taraklı  (Sakarya), Vize (Kırklareli), Yalvaç (Isparta) ve Yenipazar (Aydın).

Kendimize ait geleneklerimize, göreneklerimize, kültürümüze, yöresel yemek ve mimarimize sahip çıkmak için atılmış güzel bir adım bence. Esnafı koruyan, yöre halkına katkı sağlayan bir uygulama. Tabi bu konuda da belediyelere çok iş düşmekte. Kriterleri geçtikten sonra yavaş şehir adını alan belediyeye diploma ve turuncu salyangoz bayrağı verilir. Bu ödül aynı zamanda bir kalite göstergesidir.

Dünya şehirleri adını alan her kentin elbet ortak bir sorunu olacak o da homojenlik. Farklı ürün sunabilenler galip gelecek diğerleri ise kaçınılmaz sonla karşı karşıya kalacaktır. Ülkem açısından düşünürsek ülke içinde kendi başına heterojen bir yapıdayız. Ta ki benliğimizi, özelliğimizi kaybetmediğimiz sürece. Eşsiz olduğumuz müddetçe turizm gelir getiren bir sektör olarak rol oynar. Bu yüzden farkındalık yaratan özelliklerimiz üzerinde yoğunlaşmalıyız.

Şehrin gürültülü ve hızlı atmosferinden kaçmak için tatile çıkarsanız nereye gidersiniz? Sizce de yavaş şehir bu ihtiyaca uygun değil mi? Trafiğin az olduğu daha çok ulaşımın bisikletle gerçekleştiği bir semt. Denizden önünüze gelmiş taze bir balık. Arkada esen hafif rüzgar kokusuyla gelen hanımeli. Masanızda birbiri ardına gelen Ege’nin meşhur mezeleri… Tatil demek dinlenmek demektir, tatil demek hayatın o sıradan tekdüze giden çizgisinden belli bir süre uzaklaşmaktır.

Barışla kalın…

Dilara Bahtiyar
Akdeniz Üniversitesi
Sosyal Bilimler Enstitüsü
Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik ABD
Yüksek Lisans Öğrencisi
e-mail : dilarabahtiyar0790@gmail.com

Bu yazı toplam 1138 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Tourism Today | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 242 324 79 77 Faks : +90 242 324 79 37