• BIST 96.400
  • Altın 144,302
  • Dolar 3,5616
  • Euro 4,0009
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 8 °C

Concorde De Luxe Resort Erkan Yağcı

Concorde De Luxe Resort Erkan Yağcı
Tourism Today / Tuncay Sevin "Deniz-Kum-Güneş Türkiye'nin gerçeğidir" Antalya'da yer alan Concorde De Luxe Resort'ün Yönetim Kurulu Üyesi Erkan Yağcı,...
Deniz-Kum-Güneş Türkiye'nin gerçeğidir

Tourism Today / Tuncay Sevin

"Deniz-Kum-Güneş Türkiye'nin gerçeğidir"

Antalya'da yer alan Concorde De Luxe Resort'ün Yönetim Kurulu Üyesi Erkan Yağcı, Tourism Today'in sorularını yanıtladı. Concorde De Luxe Resort'ün 7 yıllık performansını değerlendiren Erkan Yağcı, Türk turizmi ile ilgili açıklamalarda da bulundu.

2005 yılının ortalarında açılan Concorde De Luxe Resort'ün performansını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Şöyle ilginç bir şey oldu. Otelimizin ilk açıldığı yıl Concorde uçağı uçuştan kaldırılmıştı. Bu bizim için güzel bir pazarlama aracı oldu. Concorde uçağı Concorde De Luxe Resort için çok ciddi bir tanıtım aracı oldu. Ve çok büyük ses getirerek açılışımızı yaptık. Seneler itibariyle belli bir strateji ve planlama dâhilinde her yıl hem pazarlarımızı hem de işletme karlılığımızı büyüterek bu noktalara geldik. Otel olarak belirli bir plan dâhilinde her sene büyümemizi sürdürdük. Tabi  doluluk noktasında belli bir doygunluğa geldikten sonra baktığınız nokta kar oranınız ve bulunduğunuz noktayı sürdürebilirliğinizdir. Bizim de o süreçlere geldiğimizi düşünüyoruz. 12 ay hizmet veren bir oteliz. Yıllık doluluk ortalamamız yüzde 80'lerin üzerinde. Kışın bu ortalama yüzde 70-75 civarında.

Kış aylarında Antalya'da yüzde 75'lik doluluk ciddi bir ortalama. Bunun sırrı nedir?

Tabi Lara-Kundu bölgesi Antalya'nın özellikle son yıllarda en önemli talep gören  bölgelerinden biri. Yıldızı parlayan bir bölge. Concorde'un Lara-Kundu bölgesinde olmasının avantajını kullanıyoruz. Hem havalimanına yakın hem de şehre yakın. Açıkçası tercih edilen bir noktadayız. Bu sadece turistler için değil, operatörler için de operasyon maliyetleri açısından da tercih edilen bir bölge. Tabi bunun asıl karar vericisi tüketici, gelen misafirler. Misafirler Lara bölgesini seviyorlar. Tabiki sadece konumdan dolayı oteller tercih edilmiyor. Bununla beraber tercih edilen servis-hizmet standardını yakaladığınız takdirde talep gören tesislerden biri oluyorsunuz. Bizim işletme stratejilerimiz açık ve nettir. Bu stratejilere karar verirken tüm işgörenlerimizi bu sürece dahil ediyoruz. Alınan kararlar bireysel olmaktan çok işi yapanların ortak kararı oluyor. Yani ortak akıldan doğan kararlar oluyor. Böyle oluncada koyulan hedefler herkesin uğraştığı ve yakalanması için çaba sarf ettiği birer amaca dönüşüyor. Kısacası iç müşteri olarak gördüğümüz işgörenlerimizi mutlu eden bir kurum kültürü yaratıyoruz.Yarattığınız kurum kültürüde sizin en değerli varlığınız oluyor.

Deniz-Kum-Güneş Türkiye'nin gerçeğidir

Lara-Kundu bölgesinde birbirinden kaliteli tesisler yer alıyor. Bölgedeki diğer otellere göre farkınızı nasıl ortaya koyuyorsunuz?

Lara'da çok güzel oteller var. Burada tek farklı olacağınız nokta hizmet anlayışınızdır.  Hizmeti herkes veriyor, ama hizmette ortaya koyduğunuz anlayış farklılığınızı yaratır. Bu anlayış sadece gelen misafire sunduğunuz hizmetle sınırlı kalmayıp; birlikte çalıştığınız takım arkadaşlarınızlada kurduğunuz iletişim de bu anlayışın bir parçası oluyor. Yaratılan bu anlayış; bir anlamda kurumun kültürünü oluşturuyor. Oluşan kurum kültürüde misafirin otelde iken aldığı tüm hizmete yansıyor. Esas farklılığınızda burada ortaya çıkmaktadır. Günümüzdeki rekabet ortamı artık sadece fiziksel koşulların varlığını yeterli kılmıyor; buna ilaveten yaratılan manevi değerler esas rekabet avantajını olşturuyor.

Lara-Kundu bölgesindeki otellerin arkası aynı kaliteyi taşımıyor. Bu konudaki görüşleriniz nedir?

Bu durum çok büyük bir dezavantaj. Bir an önce ele alınması gereken bir konu. Aksi takdirde burada çok ciddi yanlışlar yapılacak. İkinci bandın konaklama hizmetine açılması bence Lara için bir felaket olur. İlgili kurumlar ve planlama yapanların bunun önüne geçmesi gerekir. Bunlara izin verilmemesi lazım.İkinci bantta güzel restoranlar, alışveriş merkezleri, iki-üç katlı yerleşim yerleri olabilir. Bunun haricinde yüksek katlı, yüksek kapasiteli tesislerin yapılması bölgeye sadece zarar getirir. Antalya turizmine zarar getirir. Fiyatları aşağıya çeker ve kalitesiz bir ürün ortaya çıkar. Zaten şu an belli bölgelerde bunlardan şikayet edip; sıkıntılarını yaşarken; aynı sorunun Lara-Kundu gibi gelişmekte olan bir bölgede yapılması mantıklı ve tutarlı bir davranış olmaz. Biran önce önlem alınması gerekmektedir.

Deniz-Kum-Güneş Türkiye'nin gerçeğidir

Türkiye turizmi 2012 yılının ilk aylarında düşüş yaşıyor. Bu durum hakkındaki görüşleriniz nedir?

2011 yılı Antalya'nın en iyi yılıydı. Antalya'nın en iyi yılı olması genel anlamda da çoğu tesisler için iyi bir yıl geçtiği anlamına gelir. Hem doluluk anlamında hem de fiyatlar anlamında iyi bir yıl oldu. 2012 yılı, 2011 yılı gibi rahat ve huzurlu geçen bir yıl olmuyor. Ama 2010 ile kıyaslarsanız 2012 yılı kötü bir yıl olmuyor. Burada esas karar verilmesi gereken 2012 yılını değerlendirirken referans yıl olarak 2011'imi almak mı lazım yoksa 2010'u mu? Geçen yıl Mısır ve Tunus ta yaşanan arap baharının etkisi ile Yunanistan'daki finansal kriz o dönemdeki taleplerin Türkiye'ye kaymasına neden olmuştu. Bu gerçeği geçen yıl bu ülkelere giden turist sayısındaki düşüşte de görebiliriz. Tabi bu yıl Mısır ve Tunus'a olan talep arttı; ciddi oranda geçen yıla göre o bölgelere giden turist sayılarında artış var. Keza İspanyayada geçen yıla göre azda olsa artış sözkonusu. Bunun bir sonucu olarak Nisan ve Mayıs aylarında geçen sene yaşanan doluluklar ve turist sayıları yakalanamadı. Özetle 2012 yılı çok kötü giden bir yıl değil. 2011 rakamlarını; ciddi bir politik ve finansal bir olay olmazsa; önümüzdeki iki yıl içinde yakalarız hatta üzerine bile çıkarız. Düşüşe geçen pazarlar yeniden harekete geçtiğinde bu rakamların üstünede kat kat çıkarız;  İran, Suriye bunların en başında da İsrail var.

Türk turizminde düzenlenmesi gereken en önemli konular sizce nelerdir?

Türkiye'deki tüm konaklama tesisi belgelerinin tek bir otorite tarafından  verilmesi gerekiyor. Belgeyi veren sadece Kültür ve Turizm Bakanlığı olmalıdır. Ayrıca Türkiye turizm bölgelerine ayrılmalıdır. Belirlenen her turizm bölgesinin kendi özellikleriyle ilgili bir turizm stratejisi oluşturulmalıdır ve bu anlamda planlama ve yatırımlar yönlendirilmelidir. Şu an varoalan Turizm Strateji raporunun detaylı uygulanmasını; gerekirse güncellenmesi sağlanmalıdır. Turizm bölgelerinde planlama yetkisinin geniş çerçevede tek karar veren otoritenin Kültür ve Turizm Bakanlığı olması sağlanmalıdır. Yapılacak planlamalarında etkili ve etkin uygulanması gerekmektedir. Kamu ve özel sektörün ortak çalışmalarında sinerji yaratılmalıdır.

Türk turizminin geleceği için turizmcilerimiz kültür turizmine ağırlık verilmesi gerektiğini söylüyor. Sizin bu konudaki düşünceniz nedir?

Önümüzdeki 10-15 yılda Türkiye'nin Dünya turizminde ilk beşe girmesi için 50 milyon turisti hedeflemeliyiz. Bu hedefi 10-15 yıllık bir periyotta yakalamamız mümkündür. Türkiye Dünya turizminde çok daha iyi yerlere geleceğini düşünüyorum. Deniz-kum-güneş turizmi üç tarafı denizlerle çevrili Türkiye'nin önemli ve değerli bir gerçeğidir. Turizmi çeşitlendirmek var olan gerçekleri değersizleştirmek anlamına gelmemelidir.

Türkiye'de Turizm Konseyi kurulması yönünde açıklamalar var. Türk turizmi böyle bir yapılanmaya ihtiyacı var mı?

Öncelikle neye ve neden ihtiyacımız olduğunu açıkça belirtmemiz lazım. Ayrıca önem derecesinede karar vermemiz gerekir. Türk turizminin bir konseye ihtiyacı var mı? bunu ihtiyaç olarak ortaya koyanların da bunu açıklaması gerekir. Türk turizminin merkezi yönetim yeri Turizm Bakanlığı'dır. Şu an var olan yapıda sivil toplum örgütlerini tek çatı altında toplamak pek mümkün gözükmüyor. Gerçektende tek çatıya ihtiyaç var mı? Sektörü kim temsil edeceği noktasında kararsızlık var; konaklama, yatırımcı; operatör; acenta; rehber hepsi başlı başına bir iş kolu. Hiçbiri birbirinden ayrılamaz, birbirinden bağımsız düşünülemez. Bunlar arasında anlamsız bir yarış yaratmanın gereği var mı? Birlikteliğin koordinasyon merkezi Turizm Bakanlığı olmalıdır. Yaptırım gücünüz olmadığı zaman önerileriniz ve düşünceleriniz çoğu zaman tavsiyeden öteye geçemez. Çatı konusundaki fikirlerin yeterince tartışıldığı bir gerçek olmakla beraber gelinen nokta açıktır. Sonuç olarak; Türk Turizminin büyüklüğünü ve hedeflerini düşünürseniz her bir örgütün güçlü ve tek olarak var olması şu an için en doğru yöntemdir. Bu sivil toplum örgütlerinin altyapılarının Turizm Bakanlığı aracılığı ilegüçlendirilmesi önemlidir. Bu tamamlandıktan sonra Turizm Bakanlığı aracılığı ile bu örgütlerin sinerji yaratarak çalışması sağlanmalıdır. Bunuda yapacak en önemli kamu organı Turizm Bakanlığıdır.

Türkiye'de otel yatırımları hızla devam ediyor. Yeni bir turizm yatırımı düşünüyor musunuz?

Son iki yıldır ciddi bir şekilde yeni bir yatırım arayışı içindeyiz. Yatırım yaparken işin ekonomik gerçeğine mantık seviyesinde bakıyoruz. Çok ciddi fizibilite çalışmaları yapıyoruz. Sürekli bir arayış içerisindeyiz. Sadece ikinci otelimiz olsun çabasında değiliz. Bizim için en uygun zamanda ve karlı bir fırsatta yatırımımızı gerçekleştireceğiz.

Yeni yatırım için odaklandığınız bölgeler nereler?

İlk odaklandığımız yer Antalya. Ayrıca İstanbul da her zaman düşündüğümüz bir şehir. Ancak kesinleşen bir proje yok. Arayışımız devam ediyor.

Bu haber toplam 352 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Tourism Today | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 242 324 79 77 Faks : +90 242 324 79 37