Tourism Today`in bu ayki konuklarından biri de Belek Turizm Yatırımcıları Birliği Başkanı (BETUYAB) Cemil Uğurlu oldu. BETUYAB`ın Belek`teki merkezinde bir araya geldiğimiz Cemil Uğurlu ile Belek turizmi hakkında konuştuk. Önemli açıklamalarda bulunan Uğurlu, Belek`e yapılacak olan projelerden bahsetti. Belek`in doğası ve modern tesisleriyle Türk turizmine büyük bir değer kattığını ifade eden Uğurlu, BETUYAB`a ait olan 63 hektarlık alana Disneyland kurulacağını ve bununla ilgili görüşmelerin devam ettiğini söyledi. Görüşmelerin kısa bir zaman sonra sona ereceğini belirten Uğurlu, projeyi 2011 yılı sezonuna kadar yetiştireceklerini söyledi.
* Siz Belek’i son yıllarda büyük bir başarı gösteren Türk turizminin neresinde görüyorsunuz? Bence Belek, Türk turizminin en yüksek noktasında yer alıyor. Çünkü Türkiye’de ve dünyada bir benzeri yok. Belek’te orman, deniz, kum, güneş hepsi bir arada. Belek, Nezih bir turizm kompleksi. Aynı zamanda Belek konutlara uzak, bölünmüş yollara sahip bir turizm merkezidir.
* Belek turizmini daha iyi yerlere getirmek için ne gibi projeler var mı? Evet Belek için çok önemli projeler üzerinde çalışıyoruz. Örneğin; Disneyland projemiz var. BETUYAB’a ait, 63 hektarlık bir arazimiz bulunuyor ve bu araziyi, bir firma Disneyland yapmak için bizden talep etti. Görüşmeler halen devam ediyor, fakat kısa zamanda sonuçlanacak. Eğer anlaşabilirsek, 2011 yaz sezonuna yetişecek. Bunun yanında bisiklet yolu ve yaya yolu ile ilgili projelerimizi de bu sene programa aldık, bitirmek üzereyiz.
* Belek bölgesinde başka ne gibi eksiklikler var? Örneğin, restaurant, alış veriş merkezleri, bu konularda bir çalışma var mı? Daha önce bahsettiğimiz 63 hektarlık arazimin içinde, bunlar için de projeler var. Yakında bunların hepsi uygulamaya geçecek. Ayrıca belediyeyle de çalışmalarımız var, bu durumlar onlarla da dengeli gidiyor. Çünkü; onlarında dükkanları falan var. Onlara da çok fazla engel olmamak için birlikte bir tespit çalışması yapacağız. Bir kısmını onlar götürecek, bir kısmını biz Beleklilere, Kadriyelilere ve köylülere vermek üzere anlaşacağız. Bir de bölge parkı konusu var, Beşgöz deresinin kenarında bir arazi var, orası için Bakanlığa müracaat ettik. Burada yapı yapmayacağız, korumak için ve gelen turistleri dolaştırmak için değerlendireceğiz. Parklar, yeşil alanlar yapacağız.
* Yani yıllardır konuşulan bir cazibe merkezi, Belek’te oluşacak? Tabi ki hepsi olacak. Biliyorsunuz turizm zaman zaman darbe yediği için aksaklıklar oldu. Ancak bu sene iyi durumda. Bundan sonra da iyi olacağı kanaatindeyiz. Eksikleri tespit ettik. Göreve yeni gelen Antalya Valimiz Ahmet Altıparmak da bu çalışmalara sıcak bakıyor. Bu konuda Muğla’da bazı gelişmeler olmuş, bize onları örnek gösterdi.
* Belek golf’ün de merkezi haline geldi. Ancak çevreciler tarafından golf sahaları büyük tepki gördü. Siz bu konu ile ilgili ne düşünüyorsunuz? Golf, bana göre Türk turizmine iyi ve güzel bir artı sunuyor. Golf sahalarına yapılan eleştiriler bence yersiz. Bana göre tepkilerde sağlam teşhis yok. Yani genelde, muhalefet ve eli taşın altında olmayanların savunduğu bir şey bu. Mesela, su diyorlar. Bana göre suların hepsi denize boş akıyor. Ayrıca, biz kanalizasyondan arıttığımız sularla suluyoruz golf tesislerini. Dolayısıyla, bir su problemimiz olmuyor. Golf alanları için kesilen ağaç sayısının üç katı ağaç dikme kuralımız da var, ama bunlar basına tam yansımıyor tabi. Ayrıca biz şimdi Belek’te ormanlar kurduk, devamlı ağaç dikiyoruz. Otellerimizi de dolaşın, her alan ağaçlarla dolu. Belek’te ağaç olmayan bir otel yok. Eskiden buradaki alanlar yangına açıktı, bazı olaylar oluyordu. Şimdi hepsi koruma altına alındı, ormanlarımız daha korunaklı bir hale geldi.
* Belek’te golf amaçlanan yere geldi mi? Şuan da kapasite olarak geldik. Çünkü sezonda talep çok fazla, hiç boş yer olmuyor. Ancak, para kazanıyor mu diye sorarsanız, daha para bulma yolunu bulamadık. Bizim golf tesislerimizde otel yok, yatak olmayınca, saatle oynanıyor ve saatine belli bir ücret alıyoruz. Onun gelirinden, geri dönüşümüzü alamıyoruz. Oteller, golf tesislerini değerlendiriyor, onlar daha iyi durumda bence. Bizde en azından, Türkiye’de de golf yapıldığını ve çok iyi tesisler olduğunu göstermek için kendimizi feda ettik. Bunun öncüleri olarak, para kazanmadan, Belek’teki golf tesislerini dünyaya tanıtıyoruz.
* Belek’in ilk halini iyi bilenlerdensiniz, Şimdiki Belek ile o zaman ki Belek’i karşılaştırır mısınız? Belek’e ilk geldiğimiz zaman yol yoktu, iz yoktu. Her taraf dikenlerle, çalılarla doluydu. Bu yüzden sahile araba girmedi, yürüyerek gitmiştik. Ayağımız, kolumuz parçalandı. Yanımızda bir mimar arkadaş vardı, onun böbrek taşı varmış, o an taş düşürdü, kiloluydu taşıyamadık. Ayrıca bir de mimar bayan vardı, onunda burnunda platin varmış. Sıcaktan ısınınca, düştü platin, bayıldı kadın. Hastaneye götürelim diye araba bulamadık. O zamandan bu durumlara geldik. Şimdi Belek’te yeni bir tesis yapacak yerimiz yok. Ancak, yenilemeler yapıyoruz. Eski oteller yenileniyor. Mevcut yeni otellere yetişmek için hepimiz yarıştayız.
* BETUYAB’ta birçok dernekte olmayan bir paylaşım var. Her şeyi programlı yapıyorsunuz. Belek’in başarısı tesadüf değil sanki siz ne düşünüyorsunuz? Evet, bu başarı tesadüf değil. Şimdi biz bu tesisleri alırken, Bakanlık ilk defa burada olmak üzere üye olmak zorunluluğu koydu. Ayrıca da, bütün alt yapıya 3’te bir ortak katkıda bulunmamızı istedi. Telefona, elektriğe, yollara 3’te bir oranında katıldı. Bunun haricinde de buradaki bütün tesis sahipleri buraya üye olmaya mecbur durumda. BETUYAB örnek bir birlik oldu. Ortaklar çok olgun, kendi branşlarında Türkiye’nin önemli kişileri, çok anlayışlı bir birliğimiz var, mutluyuz. Nöbetleşe yapıyoruz her şeyi. Herkes buraya çok zaman ayırıyor, hatta para bile almayıp, üstüne para veriyorlar.
* Türk turizminin gittiği yol doğru bir yol mu şu anda, çok hızlı bir gelişim olduğu söyleniyor. Sizce Türk turizmi çok mu hızlı büyüdü? Doğru bir yoldayız bence. Hızlı gidiyor denilen turizm bana göre 25-30 yılımızı yedi. 30 senedir uğraşıyoruz bir şeyler yapmak için. Eskiden hiçbir şey yoktu. Şimdi her şey yenileniyor, bilinçli yapılıyor. Türkiye’nin tesadüfle gitmesi mümkün değil, çünkü ne Avrupa’nın şımarık çocuğuyuz biz, ne de Avrupa’nın göz bebeğiyiz. Türk turizmi bilek zoru ve kalitesiyle ayakta duruyor.
* Belek, Antalya ve Türk turizminin gözbebeği durumuna geldi. Belek büyük bir istihdam da yaratıyor değil mi? Bir otelde ortalama 500 personel var. 47 tane tesisimiz var. Minimum 25.000 kişiye istihdam yaratıyoruz. Buraya her sektörden insan geliyor. Turizm 38-40 tane sektörü tetikliyor. Şöyle de bir durum var; Belek’in ithalatı yok. Türk ürünlerini kullanıyoruz. Buradaki bağda bahçede yetişen ürünleri satın alıyoruz. Bir de gençler, okullarını bitiren gençler, buraya gelerek, 5-6 ay eğitimden geçiyor. Daha sonra, otellerde, aşçı oluyor, garson oluyor, dil öğreniyor ve sonuçta dünya vatandaşı oluyor.
* BETUYAB’ın sosyal sorumluluk projeleri de bulunuyor. Bu çalışmalar hakkında bilgi verir misiniz? BETUYAB olarak ‘Sıcaktan Soğuğa’ isimli bir kampanya yaptık. Soğuk illerdeki çocuklara, mont, bot ve çorap gönderiyoruz. Şu ana kadar Muş’a 3’er bin adet mont, bot ve çorap; Ağrı’ya her birinden 2800 adet; Erzurum’a her birinden 3000 adet; Hakkari’ye her birinden 3000 adet; Kars’a her birinden 1500 adet; Erzincan’a her birinden 2000 adet; Adıyaman’a her birinden 500 adet ve Antalya’ya da her birinden 1000 adet yardım yapıldı. Bunu yapmamızdaki neden, buralarda kışın hava sıcaklığı ortalama 20 derece iken, oralarda -25’di. Onları ne ısıtacaktı; mont, bot ve çorap. Bu sene kış çok soğuk oldu. Çok soğuk yerleri takip ederek, en sıcaktan en soğuğa, malzemelerimizi gönderdik. Bu kampanya, her yıl devam edecek. Yardımların dağıtıldığı kişiler, Valilikler tarafından belirlendi ve dağıtımı yapıldı.