Mart ayı içinde dünya turizminin büyük önem gösterdiği iki önemli turizm fuarına katıldık. İlk olarak Almanya`nın Berlin şehrinde yapılan ve Dünya Turizm Borsası olarak nitelendirilen ITB`ye gittim. Türkiye`nin partner ülke olarak katıldığı fuarda ülkemiz Berlin`e adeta bir çıkarma gerçekleştirmişti. Fuara çok iyi hazırlanan Bakanlık ve turizmcilerimiz burada çok güzel görüşmeler yaparak ülkeye döndü.
ITB’de Bakanlığın ve sektörün artık ortak hareket etmeyi başardığını gördüm. Bu Türk turizmi için gerçekten büyük bir kazanç. Bakanlık stand ve reklam stratejisi konularında sektöründe fikrini almış ve fuara öyle katılmıştı. Sektör ise Bakanlığın yaptığı çalışmaları destekleyecek organizasyonlara imza attı. Böylece Berlin’de tam bir Türkiye rüzgarı esti. Berlin sanki Türkiye’nin bir şehriymiş gibi bir amij ortaya çıktı. Çünkü Şehrin her yerinde Türkiye’yi görmek mümkündü. Yapılan reklam çalışmaları çok yerindeydi ve Almanların kafasına Türkiye gerçekten çok iyi bir şekilde kazındı.
Almanya bizim en büyük ve en önemli pazarımız olduğu için buradan gelecek olumlu sinyaller bizim için çok daha büyük önem taşıyordu. Nitekim bu sinyaller fuarın en başından sonuna kadar devamlı yandı. Turizmcilerimizin ve Bakanlığımızın yaptığı görüşmelerde Almanya’dan Türkiye’ye gelecek olan turist sayısında bir artış olacağı kesin. Ancak bu artış kimine göre yüzde 5 kimine göre ise yüzde 30’du. Ancak gerçekçi olmakta fayda var. Benim tahminime göre Almanya’dan gelecek turist sayısında yüzde 5 ile yüzde 10 arasında bir artış olacak.
Berlin’den döner dönmez Moskova hazırlıklarına başladım ve soluk almadan kendimi Moskova uçağında buldum. ITB’den sonra MITT’de de olumlu bir hava hakimdi. ITB’den alınan olumlu hava turizmcilerimizi bu fuara daha rahat gelmesini sağlamıştı. Bunun yanında MITT’den de olumlu sinyaller gelmeye başlayınca turizmcilerimizin yüzü yine güldü. Yapılan görüşmelerde Rusya’dan da bir artış olacağı görülüyor. Buradan gelecek olan artış ise yüzde 10 ile yüzde 15 arasında gerçekleşecek diye tahmin ediyorum.
Her iki fuarda da Türkiye hep ön planda oldu. Turizmcilerimiz her sene fuarlara daha iyi hazırlanıyor ve bu hazırlıklarının da semeresini almayı başarıyor. Buradan Kültür ve Turizm Bakanlığı’na, Tanıtma Genel Müdürlüğü’ne ve turizm birliklerimize çok teşekkür ediyorum. Sektör ile Bakanlığın birlikte hareket etmesi gerçekten çok güzeldi. Bu birliktelik devam ederse tabi ki Türk turizmi kazanacaktır. Bu birlikteliğin devamını diliyorum.