• BIST 94.887
  • Altın 245,926
  • Dolar 6,3495
  • Euro 7,4057
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 11 °C

Erkan Yıldırım: “Rixos gittiği her lokasyona kalite katıyor”

Erkan Yıldırım: “Rixos gittiği her lokasyona kalite katıyor”
Tourism Today / Burcu Gökşen Marka bilinirliliği ve hizmet kalitesi ile dünya markası olma yolunda emin adımlarla ilerleyen Rixos Hotels, kalitesini dünyanın...

Tourism Today / Burcu Gökşen Marka bilinirliliği ve hizmet kalitesi ile dünya markası olma yolunda emin adımlarla ilerleyen Rixos Hotels, kalitesini dünyanın farklı ülkelerine de taşıyor. Sağlam adımlarla büyümesini devam ettiren Rixos Hotels, gittiği her ülke ve bölgeye kalite de götürüyor. Rixos’un yakaladığı bu başarı hakkında Rixos Hotels Satış ve Pazarlama’dan Sorumlu Başkan Yardımcısı Erkan Yıldırım ile konuştuk: Öncelikle Rixos Hotels için 2012 nasıl bir yıl oldu? Yılsonu itibariyle hedeflere ulaşabilecek misiniz? Öncelikle, 2012 den önce 2011 yılı ile başlamak daha doğru olacaktır. 2011 senesi Antalya ve Türk turizmi için altın yıllarından biri oldu. Bu nedenle, herkes 2012 için hesaplar yaparken 2011’i baz alarak artışlar öngördü. Rixos Hotels olarak biz de 2011’i baz alarak 2012 yılı için yüzde 10 büyüme hedefi belirlemiştik. Ancak bizim hedefimiz doluluktan ziyade gelir ve daha fazla karlılık içindi. 2012 sezonuna girilmeye başlandığı zaman,  beklenti yüzde 10 artış olunca herkes ilk başta bir hayal kırıklığına uğradı. Genel olarak Haziran ve Temmuz’a kadar ciddi kayıplar oldu. Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarında toparlanma sürecine girildi. Rixos grubu, 2012’yi 2011 rakamlarıyla geçirdi. Yüzde 10’luk büyüme pax sayısında yakalandı ancak karlılıkta bu hedef maalesef yakalanamadı. Pax anlamında bazı marketlerde kayıplar olsa da biz bunu alternatif pazarlarla kapattık. Rixos olarak 2011 yılında yaşadığımız altın yılı biz bu sene de tekrarlamış olduk. Peki, 2013 yılındaki öngörünüz nedir? Mısır’daki kargaşa bitti ve toparlanma sürecine girdi. Yunanistan’da güven ortamı oluşmaya başladı. İspanya çok ciddi çalışıyor. Ayrıca yeni destinasyonlar da devreye girdi. Özellikle Ruslardan alternatif pazarlar olan Çin ve Vietnam’a ilgi büyük. Ruslar ayrıca Shengen ülkelerine de daha fazla sayıda gitmeye başladılar. İspanya ve Yunanistan’a gidişlerinde artışlar var. Türkiye ve Rixos olarak daha dikkatli olunması gereken yıllara geliyoruz. 2013 o yüzden daha zorlu olacak. Fiyat / Kaliteli hizmet dengesini korumayı başaranlar ayakta kalacak. Açığı alternatif pazarlarla kapattığınızı söylediniz. Bu alternatif pazarlar içinde öne çıkan pazar hangisi oldu? Bu alternatif pazarların başında Ortadoğu geliyor. Ortadoğu, Türk dizileri, Türk hükümetinin kurduğu yakın ilişkiler ve vizelerin kaldırılması Türkiye’ye olan sempatiyi arttırdı. Özellikle Türk dizilerinin tanıtımdaki katkısı çok büyük. Bu da başta İstanbul’a olan trafiği artırdı. Bunun yansımalarını Antalya’da da hissetmeye başladık. Antalya ve Bodrum’daki otellerimizde sadece Suudi Arabistan’dan yaptığımız ciro 2.5 milyon dolar seviyesinde. Rixos olarak alternatif pazarlara giren ilk otellerin başında yer aldık. 6-7 sene önce İran’a kimse bakmazken bizim satış ekibimiz orada acentelere satış ve pazarlama faaliyetleri yapıyordu. Ekonomide bir söz vardır. “Her zaman Pazara ilk giren kaymağını yer”. Ayrıca bizim marka bilinirliliğimiz Dubai, Mısır ve İstanbul’da açtığımız otellerimizin de etkisi ile Ortadoğu’da oldukça yüksek. Turizm sektörü çok değişken ve dinamik bir sektör. Rixos, turizmin bu hızına yetişebiliyor mu? Rixos Grubu’nda kurumsal bir yapı var. Bizdeki merkezi yapı sistemi hantallaştırmıyor. O yüzden Rixos olarak hızlı kararlar alabiliyoruz. Turizm, dinamik ve değişken bir sektör. Sezon başında aldığınız bir kararı güncel gelişmelere göre 10-15 kere revize etmeniz gerekebiliyor. Dünyadaki en küçük olumlu veya olumsuz bir gelişme turizmi hemen etkileyebiliyor. O yüzden şartlara göre satış-pazarlama taktikleri geliştirmemiz ve uygulamamız gerekiyor. Bizim Rixos olarak dünyanın stratejik yerlerinde satış ve pazarlama ekiplerimiz var. Rusya, Almanya, İran, Dubai gibi. Şimdi de Çin ve Hindistan’da da ekipler kuruyoruz ve yakında bu ekipler çalışmaya başlayacak. Bu ekipler günlük olarak bulundukları bölgedeki rakiplerimizi takip ediyor ve her gün bize rapor veriyor. Örneğin rakiplerimizden biri fiyat indirimi yaptığı zaman biz onu anında görebiliyoruz. Biz de duruma hemen müdahale edebiliyoruz. Ana operatörlerimizi ve ana rakiplerimizi belirliyoruz ve analiz ediyoruz. Bu tür çalışmalar bizim çabuk ve hızlı karar almamızı sağlıyor. Bu bir yapılanma işi. Bu denli büyüyen sistemi en etkin “Böl, parçala, yönet” sistemi ile yönetebilirsiniz. Büyümeye paralel olarak, Bölgesel Yönetimler oluşturuyoruz. Böylece daha hızlı kararlar da alabiliyoruz. Rixos Hotels’in Türkiye içinde ve dünyanın değişik ülkelerinde otelleri var. Böyle büyük bir yapının satış ve pazarlama stratejisini nasıl oluşturuyorsunuz? Her ülkenin müşteri yapısı ve beklentileri farklı oluyor. O ülkeyi satan tur operatörleri de farklı. Her otelinize göre farklı bir satış stratejisi belirlemeliyiz. Örneğin Antalya bölgesi daha çok tur operatörü ve acenta ile çalışıyor. Çünkü Antalya halen charter bölgesi. İstanbul ve Dubai gibi yerlere dünyanın her yerinden uçuş var. Buralarda kendi satış kanallarımızı da kullanmak durumundasınız. Bu nedenle, booking.com , expedia ve kendi web sitemiz gibi online kanallarda birinci sayfada yer almanız lazım. Çünkü bu siteleri ziyaret edenlerin yüzde 90’ı rezervasyon yapacakları otelleri ilk sayfadan seçer. Biz böyle önemli sitelerde genellikle birinci sayfadayız. Bu bize olan ilgiyi otomatikman arttırıyor. Rixos artık global bir marka haline geldi. Bu bizim için büyük bir avantaj. Çünkü daha önce herhangi bir Rixos otelini deneyimlemiş olan bir misafir, yeni gideceği destinasyonda  bir Rixos varsa, direkt bizi tercih edebiliyor. Antalya’da uyguladığımız mantıkla Dubai’deki  otelimizi satamayız. Her otele göre farklı satış stratejisi belirliyoruz. Markanın gücü de çok önemli. Bu birinci önceliktir. Kurum her zaman kişinin önünde olmalı. Biz markanın gücünü kullanıyoruz. Gittiğimiz yerlerde veya katıldığımız fuarlarda, ilk defa tanıştığımız insanlara kartvizitimizi uzattığımızda  ‘Biz Rixos’uz’ dediğimiz zaman karşıdaki kişinin gülüşünden ve samimiyetinde temsil ettiğimiz markanın  gücünü hissediyoruz. Bir Türk markasının çok iyi bir marka bilinirliliği yakalaması insanları şaşırtıyor değil mi? İlk önce algılayamıyorlar tabi. Şarm’daki oteli dolu açtık. Ana pazarlarımız yine orada bizi tercih etti. Rixos markasını bilen herkes orayı tercih ediyor. Çünkü daha önce kaldığı bir Rixos’tan aldığı hizmeti orada da alacaklarını biliyorlar. Operatör de satış yaparken çok rahat. ‘Antalya’da aldığınız hizmeti Mısır Şarm’daki otelimizde de alacaksınız’ dedik ilgi büyük oldu. Oradaki satışlarımıza stop verme durumunda kaldık. Bunda markanın bilinirliliği büyük etken.   Rixos’un bilinirliliği gittiği lokasyona da katkı sağlıyor mu? Mesela Türkiye’de çok iyi bir bilinirliliğimiz var. Bunu diğer otellerimizde çok rahat kullanabiliyoruz. Dubai’de otel açtık dediğimiz zaman ‘A ve A+ her ülkeden Misafir düşünmeden bizi tercih ediyor. Çalıştığımız tüm tur operatörleri Rixos varsa ‘biz varız’ diyorlar. Tanınmayan bir marka ile o oteli açsak aynı talebi alamayız.  Rixos gittiği yere potansiyeli ile gidiyor. Örneğin Dubrovnik, Türkiye’den direkt uçuşların olmadığı bir destinasyondu. Çalıştığımız  ana operatörlerimize yaptığımız yönlendirme ve destek ile oraya uçak koydurduk. İstanbul’dan direkt uçuşlar konunca Türkler için Dubrovnik normal bir destinasyon haline geldi. Artık orada yerel insanlar bile Türkçe öğrenmek için çaba harcıyor. Rixos,Dubrovnik’e otel açtı o destinasyona Rus turist de gitmeye başladı. “Gelin ülkemizde otel açın” diyenler oluyor mu? Önceleri biz ülkelere gider burada otel açalım derdik. Şimdi ise ülke ve destinasyonlar bizi davet ediyor. Belgrad’dan da Davos’tan da otel açın diyenler var. Dubai’de otel açtık başka bir emirlikten otel açın teklifi geldi. Rixos olarak daha hızlı büyüyebiliriz. Ancak Rixos standartına uygun yerleri tercih ediyoruz. Rixos her zaman en iyi lokasyonda yer alır. Rixos otel açacağı destinasyonu nasıl belirliyor? Öncelikle istatistikler ve veriler ile hareket ediyoruz. Ezbere yatırım yapmıyoruz. Bizim müşteri kitlemiz nerelere gidiyor buna bakıyoruz. Bizi tercih edenler bizi nerede görmek istiyor bu bizim için çok önemli. Ana pazar ülkelerden nerelere gidiliyor ona bakıyoruz. Böylece pazarlama da çok kolaylaşıyor. Örneğin Dubai. Dubai çok önemli bir destinasyon ve bizim pazarlarımızın da tercih ettiği bir bölge. Biz ayrıca gittiğimiz bölgelerde turizm ataşesi gibi çalışıyoruz. Şarm’a otel açtık bölgeye uçak seferleri başladı. Onların Turizm Bakanı ve iş adamları Rixos’un oraya gelmesinden çok mutlular. Çünkü bizim o bölgelinin kalitesini arttıracağımıza inanıyorlar. Şarm’da açtığımız otel bölge turizmcilerini de çok mutlu ediyor. Rixos otelleri içinde performansını en çok beğendiğiniz oteller hangisi? Bizde performans demek karlılık ve para demektir. Rixos’un gelir anlamında amiral gemisi olarak tabir edilen iki oteli var. Rixos Premium Belek ve Rixos Sungate’tir. Rixos Sungate 1094 odalı Rixos Premium ise 770 odalı. İlk amiral gemimiz tabi ki Rixos Tekirova’dır. Rixos Tekirova, Rixos Lares ve Rixos Premium Bodrum, Rixos The Palm Dubai, Rixos Libertas Dubrovnik de önemli otellerimizdir. Turizmin kronik hastalığı nitelikli eleman bulmaktır. Rixos’un da çok sayıda oteli bulunuyor. Rixos insan kaynakları konusunda sıkıntı yaşıyor mu? İnsan kaynağında iki önemli konu var: Güven ve kariyer. İnsanlar çalıştıkları yere güvenebilmeli. Yani çalışan maaşını zamanında alabilmeli. Bunun yanında işten çıkarılma korkusu olmamalı. Ayrıca çalıştığınız firma size kariyer yapma imkanı da vermeli. Rixos zinciri içinde bu imkanlar mevcut. Mesela Ben, 2001 senesinde ilk Rixos’ta ön büro müdürü olarak işe başladım, şimdi ise başkan yardımcısıyım. Rixos’ta istikrarlı  ve başarılıysan her zaman kariyer yapma imkanınız olur. Manevi haz da önemli. Rixos Hotels, prestijli bir yer. Herkes burada çalışmak istiyor. Rixos, çalışanlarına ciddi bir tecrübe sunuyor. Rixos yeni projelerine devam ediyor. Rixos’un yeni yatırımları hakkında bilgi verir misiniz? Rixos, şu anda itibari ile 6 ülkede faal olarak yer alıyor. 6500 oda 13.500 yatak kapasitesine sahibiz. Önümüzdeki sene açılacaklarla birlikte 10 ülkede yer alacağız. Azerbaycan’da iki , İsviçre, Rusya, Ukrayna ve Gürcistan’da devam eden projelerimiz var. Türkiye’de ise Kiriş World otelini devralıyoruz. . Kasım’da bize geçecek. Orasını çok üst segment bir otel yapacağız. Premium’un da üstünde bir otel segmenti olacak. Onun için karar aşamasındayız. Kiriş World’ün bulunduğu konum Türkiye’de sadece birkaç otelde var. Orası Antalya’nın vve de Türkiye’nin en üst segment ve en pahalı oteli olacak. Önümüzdeki sene Mayıs ayında hizmete açmayı planlıyoruz. Önümüzdeki sene yeni açılacak otellerle birlikte 25 otel sayısına ulaşacağız. 2015’e kadar 40 otel hedefimiz var. Bunu kısa sürede yapabiliriz ancak biz çok seçiciyiz. Doğru zamanda doğru yatırımları yapmak önemli. Rixos’un özellikle otel açmak istediği bir bölge var mı? Rixos markasına ve standartlarına uyacak her önemli lokasyonda ve her ülkede otel açılabilir.  Rixos’un kuruluşunda,  kurucumuz ve Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın Fettah Tamince’nin belirlediği vizyon çok önemli idi. “Biz Türk otelciliğini ve Türkiye’yi Dünya’da nasıl daha iyi tanıtırız, bu ülk insanına nasıl daha çok istihdam sağlarız düşüncesi” ile yola çıkıldı.  Tabi ki ticaret yapıp para kazanmak önemli ancak dünyada nasıl daha çok Türk bayrağı dalgalandırırız onun da peşindeyiz. Türkiye’nin turizmdeki pazarlama stratejilerini ve hedeflerini nasıl buluyorsunuz? Hepimizin bildiği gibi 2023 yılı için 50 milyon turist 50 milyar dolar gelir hedefi belirlendi. Bu oldukça iddialı ve güzel bir hedef.  Ancak bu hedef için gerekli alt yapı ve üst yapının hazır olması lazım. Bu hedefe ulaşmak için yatak kapasitesini de arttırmak lazım, ama oteli nereye yapacaksınız? Otel yapılacak alanlar kalmadı veya çok azaldı. Tüm turizm bölgeleri yavaş yavaş doyuma ulaşmaya başladı. Yatak kapasitesi arttıkça fiyatlar ve kalite de düşmeye başlıyor. Çünkü yeterince kalifiye eleman bulmak da zorlaşıyor. Benim şahsi fikrim,  hedef turist sayısındandan ziyade kalite olmalı. Bana göre 50 milyon turist 50 milyar dolar gelir hedefi olmaktansa, 30 milyon turist 50 milyar dolar gelir olmalı. Oteli yüzde 150 doldurabilir misiniz? Hedef hep daha fazla nasıl pahalı satarız olmalı. Ne vermeliyiz ki daha yüksek fiyata satabiliriz olmalı. Doluluk olarak zaten belli bir doyuma ulaşıldı. Daha kaliteli misafiri getirmek asıl amaç olmalı. 2013’te durum nasıl olacak? Ucuz oteller mi yoksa pahalı oteller mi karlı çıkacak? İyinin her zaman alıcısı vardır. Gelecek sene ya çok iyiler ya da çok ucuzlar daha kolay satacak. Orta fiyatlı oteller için daha zorlu bir yıl olacak. Çünkü orta fiyatlı otel alternatifin olduğu destinasyon daha çok.  Mısır, Tunus gelecek sene tüm güçleri ile asılacak. Mısır Antalya’yı da etkileyecektir. İnsanlar mutlaka tatile gidecek. Tatilden feragat etmeyecekler. 14 gün kalan 10 gün tatil yapacak ya da daha ucuz bir destinasyon bulacak. Mısır’da bizde yaz olduğu dönemlerde  fiyatlar 30-50 dolarlara kadar düşüyor. Antalya’da ise aynı dönemde fiyatlar 150 ile 250 dolar arasında değişiyor. Ekonomik bakımdan insanlar daha uygun otelleri ve destinasyonları daha fazla sormaya başlayacaklardır.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Tourism Today | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 242 324 79 77 Faks : +90 242 324 79 37