• BIST 94.522
  • Altın 145,841
  • Dolar 3,5747
  • Euro 3,8889
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 10 °C

Genç Kaşiflerle Brezilya

Genç Kaşiflerle Brezilya
Güney Amerika kıtasının atar damarı olan Amazon Nehri, adını verdiği ormanlara, kıyısından geçip gittiği köylere, etrafında kurulan büyük kentlere...

Güney Amerika kıtasının atar damarı olan Amazon Nehri, adını verdiği ormanlara, kıyısından geçip gittiği köylere, etrafında kurulan büyük kentlere ve yaşayan her canlıya hayat verir. Onun attığı her adımda, suladığı her toprakta izi kalır. Amazon, dünyanın nefesidir.

Böyle bir nehri ve onun hayat verdiği dünyayı görmek birçoklarının hayalindedir. İşte bu hayali 10'lu yaşlarda gerçekleştirmenin insana katkısının ne kadar büyük olduğunu tahmin etmek güç değil.

İstanbul Üniversitesi Çocuk Üniversitesi'nin düzenlediği gezi programları çerçevesinde, bu defa seyahatimiz Brezilya Amazon bölgesineydi. Doğa Koleji'nin desteğiyle gerçekleştirilen bu gezilerden ilkini Hindistan ve Nepal'e yapmıştık. Dalai Lama'nın konuşmasını dinlemiş ve gençlerdeki değişimi bizzat görmüştük. O gençler artık kendi başlarına seyahat edebiliyor, dünyayı keşfetmek için fırsat arıyorlar. Bu gençlerin sayısı ne kadar artarsa, geleceğimiz de o kadar parlak olacak diye düşünüyorum. Bu çerçevede Amazonlar'a 15 yaşında gençleri götürmek de onlar için ne kadar benzersiz olduysa, bizler için de öyleydi.

Manaus

19. yyda kauçuk ticareti sayesinde zengin olan Manaus, dönemin parlak şehirlerinden olma yolundaymış. 1800'lerin sonlarında şehirde inşa edilen büyük binalar hâlâ ayakta ama o günler, tarihin tozlu sayfalarında saklı. Çünkü Manaus, sentetik kauçuğun icadı ve başka bölgelerde yetiştirilmesiyle birlikte; bu önemini yitirmiş. Bu öneme bir daha sahip olamasa da, Amazon Nehri'nin ona sağladığı tüm olanakları seferber.

Sao Paulo'dan Manaus'a, Amazon bölgesinin başkentine ulaşmak yorucuydu elbette. Ancak varış noktamızla seyahatimizin başlangıç noktası birbirinden o kadar farklıydı ki, kimse yorgunluk hissetmedi. 25 kişilik bu ekipte, basın mensubu arkadaşlarım dışında kendi kızım da vardı. Dolayısıyla o bile, yorgunluğunu bize yansıtmadı.

1,5 milyonu aşan nüfusuyla Negro Irmağı'nın kuzey kıyısında kurulu Manaus şehri, Amazon ormanlarına yakınlığıyla, bölge için ayrı bir öneme sahip. Önemli bir iç liman kenti olan Manaus'tan 3 saat uzaktaki otelimiz ise nehrin üzerinde kurulmuş, ahşap kulelerden oluşmaktaydı. Birbirine köprülerle bağlı kuleler arasında yürürken nehirde bolca bulunan timsahları izlemek, ağaçların üzerinde cirit atan maymunların elinizdeki yiyeceklere her an atlama ihtimallerinden çekinerek gezinmek mümkündü. Ve gençleri bunların hiçbiri korkutmadı.

Otelimize vardıktan ve ortama hızlıca alıştıktan sonra kanoyla nehir gezintimizi yaptık ve bölgede yaşayan hayvanları daha yakından görme imkanını elde ettik. Sonsuz bir deniz gibi uzanan Amazon Nehri'nden yükselen sesler, gördüklerimizden çok daha fazlasının derinliklerde saklı olduğunun işaretini vermekteydi. Hava kararmasına rağmen herkes halinden son derece memnundu.

Amazonlar'da kaldığımız süre boyunca piranha avı da yaptık. Kimi korku filmlerinin başrol oyuncusu olan bu balıkları da görmüş olduk. Amazon bölgesinde balıkçılık bölge insanlarının hem geçim hem de besin kaynağı.

Amazon Tiyatrosu

Amazon Tiyatrosu, Manaus'un bir zamanlar kauçuktan elde ettiği zenginliğin en önemli göstergesi. 1896 yılında inşa edilmiş olan tiyatro binası, 1965'te ulusal miras kabul edilmiş. Neo-klasik tarzda inşa edilmiş olan tiyatro, Avrupa'dan gelen mimarlar ve sanatkârların eseri. Binanın kubbesi, ulusal bayrak rengindeki 36 bin çiniyle süslü.

Amazon ormanları içinde yaptığımız gezinti sayesinde, ormanın nasıl bir besin kaynağı olduğunu ve yerli rehberimizin açıklamalarıyla ormanda nasıl hayatta kalınabileceğini de öğrendik. Gençler ağaçların meyvelerinden tattı, sivrisineklerin hücumuna uğradı, sık ağaçların dallarından da nasiplerini aldılar. Tüm bunlar onlara hayatlarının en güzel deneyimlerinden birini yaşattı.

Asıl maceramızı ise Amazon kıyısındaki küçük kumsallardan birinde yaşadık. Ekipçe yağmurdan kafamızı kaldırdığımız anda programımıza devam ediyorduk ve yüzmeye gitmeye karar verdiğimizde, günün yağmurunu yememiştik. Kumsala ulaştığımızda bulutların alçalması yağmuru işaret etmişti ancak hiç kimse bunu ciddiye almadı. İşin ucunda Amazon'da yüzmek vardı. Fazla açılmadan kendimizi bıraktığımız çay rengi sıcak sularda keyifle yüzerken, yağmur başladı. Yağmur ormanlarında yağmurun nasıl bastırdığını bilenler bilir. Bilmeyenlere anlatmak için saniyelerin önemli olduğunu söylemek yeterli. Dakikalar içinde kumsala bıraktığımız tüm eşyalarımız ıslanmış ve kıyıdaki teknemiz yağmur sularıyla dolduğu için batmıştı. Sulara gömülen teknemizdeki suları boşaltmak ve dinmeyen yağmurun altında iliklerine kadar ıslanmış ekibin tahliyesini sağlamak saatler aldı. Adeta fırtınalı bir denizin kıyısında mahsur kalan ekibin gençleri ise, böyle bir durumda aylar boyunca kaldığımızda nasıl başlarının çaresine bakacaklarına ilişkin felsefi bir sohbet yaptılar. Sohbet Platon'dan günümüz demokrasi anlayışını sorgulayan bir noktaya kadar ilerledi.

Gençlerin Amazonlar'a yaptıkları bu seyahat, onların bakış açısını nasıl genişlettiyse, bizlere de farklı bir bakış açısı sundu. Geçmiş yıllara dönüp, kendini sorgulamak belki de ancak böyle gençlerle bir arada olunca mümkün oluyor. Gençlerin tüm seyahat boyunca olgunlukları, konuştukları konular, alışık olmadıkları durumlara kolayca uyum sağlayabilmeleri ve merakları beni ümitlendirdi.

Amazon Ormanları, yeryüzünde varolan ormanların yüzde 30'unu, Brezilya ormanlarınınsa yüzde 42'sini oluşturuyor. Yaklaşık yüzölçümü 3 milyon kilometrekare olan bu ormanlar sayesinde, atmosferdeki oksijen stoğunun 1/5'i karşılanıyor. Amazon ormanları içinde yaşayan hayvan ve bitki türleriyle varolan en önemli ekosistemlerden biri.

Dünyanın ikinci büyük nehri olan Amazon, diğer nehirlere benzemiyor. Sırtındaki yük ağır. Brezilya'ya gelene kadar Kolombiya, Bolivya, Ekvator, Peru, Paraguay ve Venezuela'yı geçer... Taşıdığı sular, her ülkede vazgeçilmez öneme sahip. İnsanlar ondan beslenir, onunla ulaşımı sağlar, onunla nefes alır. Amazon, Güney Amerika'nın can damarıdır.

Coşkun Aral

Bu haber toplam 354 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Tourism Today | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 242 324 79 77 Faks : +90 242 324 79 37