• BIST 91.387
  • Altın 213,677
  • Dolar 5,3390
  • Euro 6,0627
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara 0 °C

*Gülçin Güner: Otellerin boş kalmasının nedeni yatak arzı

*Gülçin Güner: Otellerin boş kalmasının nedeni yatak arzı
Röportaj: Burcu Gökşen/Tourism Today   Türkiye’nin en çok turist ağırlayan destinasyonlarının başında gelen Alanya da turizmin bu sene yaşadığı...

Röportaj: Burcu Gökşen/Tourism Today

 

Türkiye’nin en çok turist ağırlayan destinasyonlarının başında gelen Alanya da turizmin bu sene yaşadığı düşüşten nasibini aldı.  Sezon sonu itibariyle Alanya’nın hem ciro hem de, kişi sayısı bazında geçen sezonun gerisinde kalacağı görünüyor. Alanya’da yaşanan bu düşüşün nedenlerini ALTİD Başkanı, TÜROFED Başkan Yardımcısı ve Goldcity Turizm Kompleksi Genel Koordinatörü Gülçin Güner ile masaya yatırdık. Alanya’nın çözüm bekleyen sorunlarını konuştuğumuz Güner ile röportajımızın gündem maddelerinden biri de Alanya’nın örnek turizm projesi ‘Engelsiz Turizm’ oldu. Sezonun bitmesine az bir süre kala Alanya’nın 2012 sezonunu nasıl kapatacağını sorsak neler söylersiniz? Alanya’da geçen seneye göre yüzde 5-6’lık bir azalış var. Cirolarda ise parite yüzünden daha fazla düşüş var. Temmuz ayı itibariyle Alanya ve Antalya’da rakamlar toparladı. İlk altı aylık rakamlar daha kötüydü. Çift haneli eksi düşüş Temmuz ayında tek haneliye düştü. Genele yayarsak genelde en iyi ihtimal tek haneli eksiyle kapatacağız. Ağustos ayı itibariyle beş ve dört yıldızlı otellerde doluluklar daha iyi seyrediyor. Eylül ve Ekim aylarının iyi geçeceğini, bazı otellerin Kasım ortasına kadar devam edeceğini görüyoruz. Yaşanan düşüşün kaynağı olarak hangi faktörleri görüyorsunuz? Mayıs sonu ve Haziran başında yaşadığımız açıklık genellikle Rus pazarından kaynaklandı. Alanya’nın birinci pazarı Alman, ikinci pazarı Rus pazarıdır. Rus ağırlığımız Okurcalar ve Mahmutlar bölgesindeki beş yıldızlı otellerdedir. Bu bölgelerdeki rakamlarımız düştü. Doluluklar da bundan etkilendi. Erken rezervasyonun yanı sıra, satışları son dakika arttırabilmek için de fiyatlar düşürüldü. Sezonu kapattığımızda hem ciroların, hem de pax sayısının düştüğünü göreceğiz. Ama bir faktör var ki bu tüm destinasyonlarda ve bakanlık nezdinde en çok tartışılan konuların başında geliyor. Bu faktör yatırım arzının artması. Otellerin boş kalmasının nedeni de yatak arzı. 2012’de Antalya, Muğla, İstanbul ve İzmir’de 38 bin yatak devreye girdi. Alanya bölgesinde bakanlık belgeli 2011’den 2012’ye açılan tesislerdeki yatağımız 4900 küsur. 2012’den 2013’e de açılacak olan yaklaşık 5000 belgeli yatak var ki bu sayının içinde belediye belgeliler yok, eklemeler yok. ALTİD’in sektörün son dönemdeki önemli sorunları arasında başı çeken yatak arzının fazlalığına bakışı nasıl? Bu konuda bir yaptırımınız olsaydı yatak arzına dur der miydiniz? Yatırımcıya “Sen bu yatırımı yapma” demek serbest piyasa ekonomisinde olmayacak bir şey. Sektörün bunu kendi kendine kontrol etmesi gerekiyor. Alternatif turizmi konuşuyoruz, sağlık turizminden, spor turizminden bahsediyoruz. Belki sihirli el dediğimiz, bakanlığın elinin yönlendirmesi olabilir tabi ama bu da çok zor.  Yatırımlar sadece bakanlığa bağlı değil, işin içine imar iskan giriyor, belediyeler giriyor. Değişik faktörler de var. Yatırımcının biraz daha araştırıp doğru düzgün yatırım kararları vermesi gerekiyor. Emek yoğun sektörüz. İnsansız hizmet olmuyor. Ne kadar mükemmel tesisler yapsanız da bunu iyi yönetemedikten, iyi kadrolar oluşturamadıktan sonra bu tesislerin mükemmel olması bir şey ifade etmiyor. 500 yataklı bir tesisin ihtiyaç duyduğu eleman sayısı ortalama 200 kişi desek, Alanya için sezonda 2000 kişiye tekabül ediyor. Antalya bölgesi için 8000-9000 rakamı çıkıyor. Lise düzeyinde turizm eğitimi veren kurumlar belli, yabancı dil ihtiyacı belli, işgücünün sektörde yüksek maliyeti var. Kalifiye personel çalıştırmak istiyorsanız, maaşını 12 ay boyunca vermek zorundasınız. Bu insanlara gelecek ve kariyer vermeniz lazım. Bunu vermediğiniz zaman personelin kalifiyeleşmesi, sektörde tutabilmeniz ve ondan gerçek anlamda profesyonel hizmet anlayışı beklemeniz mümkün değil. Bir de böyle bir istihdam sorunu karşımıza çıkıyor. Alanyalı turizmcilerin sözcüsü olarak Alanya’nın e çözüme kavuşmayı bekleyen sorunlarını sıralamanızı istesek önceliği hangilerine verirsiniz? Birinci sorunumuz Gazipaşa Havalimanı’nın istediğimiz düzeyde faaliyete geçmemiş olması. Şu an Danimarka, Hollanda ve Belçika ağırlıklı olmak üzere haftada16 tane uçak iniyor. Temmuz ayı itibariyle SAS Havayolları haftada iki Oslo’dan uçuşlar gerçekleştirmeye başladı. Ancak bunu yeterli görmüyoruz. Gazipaşa Havalimanı için hedefimiz 500 bin pax.  Antalya Havalimanı’na varışın ardından tur otobüslerinin dağıtım yaparak geldiğini düşünürseniz misafirlerimizin Alanya’ya gelmesi beş saati buluyor. Giderken de uçuş saatinden beş saat önce depar almaları gerekiyor. Bunun sonuçları anketlere de yansıyor. Anketlere baktığınızda otellerin puanı yüksekken, transfer ve havaalanı hizmetlerinin puanlarının düşük olduğunu görüyorsunuz. Alanya’nın şu an için en önemli ikinci sorunu trafik güvenliği. D 400 karayolu Alanya’nın içinden geçiyor. Alanya’nın topogrofik yapısından dolayı otellerimiz şehrin kara tarafında konumlanıyor. Bu nedenle de insanlar ana kara yolunu geçip denize giriyorlar. Hem trafikte can güvenliğinin maksimum düzeyde sağlanması, hem de ulaşımın tıkanıklığının giderilmesi gerekiyor. Bu sorunun çözülmesi isteği Rusya’nın Turizm Güvenlik Komisyonu’ndan geldi. Geçen sene yaşanan ölümlü trafik kazalarını belirterek güvenlik tedbirlerinin arttırılmasını istediler. Ölümlü kazaların büyük çoğunluğu D-4007de karşıdan karşıya geçme esnasında yaşanmış. Bu sorun siyasi iradeyle konuşuldu. İkinci bir çevre yolu çalışması ve ana hatta ana yol çalışması planlanıyor. Kaza riskini en aza indirmek için ALTİD, belediyeler ve kaymakamlık tarafından gerekli tüm çalışmalar yapılıyor. Bu sezon ölümlü kazaları çok aza indirdik. Birçok üst geçit ve alt geçit yapıldı, yapılmaya da devam edecek. Önem verdiğimiz üçüncü konu ise eğitim. Sadece işletmecinin ve yatırımcının değil, personelin, esnafın,  misafire hizmet götüren herkesin bilinçli olması gerekiyor. Para kazanabilirsiniz ama önemli olan zihniyetleri değiştirmeniz. Misafiri memnun etmek, getirmek kadar önemli. Doğru hizmeti vermek ve doğru davranışı göstertebilmek için zihniyet sorununu çözmek lazım. Dördüncü konumuz 12 ay turizm, tüm destinasyonlar gibi biz de turizm faaliyetlerini 12 aya yaymak istiyoruz. Tesisleri 12 ay açık tutabilmek için alternatif turizm arayışlarımız var. Bunun için de kaynak ve pazar arayışlarımız sürüyor.

“Engelsiz Turizm Kenti Alanya” projesi turizmimizin yüz akı projelerden biri. Proje oluşturulurken hangi fikirlerle yola çıkıldı?

Alanya’da engellilerin toplumsal hayatın tüm alanlarına eşit şartlarda katılabilmesi fikri ile Kaymakamlık öncülüğünde, Alanya Belediyesi koordinatörlüğünde, Mahmutlar Belediyesi ve ALTİD ’in destekleriyle dört yıl öncesinde çalışmalara başladık. Alanya’da yaşayan veya Alanya’yı ziyaret edecek yerli ve yabancı engellilerin bir başkasının yardımına ihtiyaç olmadan veya en az yardımla toplumsal yaşamın her alanına katılımını sağlayacak şekilde düzenlenmiş kamusal ve özel alanlarıyla örnek engelsiz bir şehir oluşturmak, engellilerin de engelsiz insanlar gibi tatile çıkarak değişik kültürlerle tanışması ve kaynaşmasını sağlamanın yanı sıra sürdürülebilir 12 ay turizm anlayışının ülkemize kazandırılması için yapılan çalışmalar çerçevesinde üç yıl süreli, Kültür ve Turizm Bakanlığı, T.C. Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı, Alanya Belediyesi, Alanya Ticaret ve Sanayi Odası ve Alanya Turistik İşletmeciler Derneği olarak “Engelsiz Turizm Kenti Alanya Projesi” uygulama ve işbirliği protokolü 2 Aralık 2011 tarihinde imzalandı. Fikrin ortaya çıkışından bugüne Alanya’da Engelsiz Turizm adına hangi çalışmalara imza atıldığını öğrenebilir miyiz? Polonya, İsveç, Slovakya ve Çek Cumhuriyeti’nden parlamento, yerel yönetim, engelliler federasyonları ve federasyonlara bağlı derneklerden temsilciler ile engelliler konusunda belirli aralıklarda karşılıklı çalışma toplantıları gerçekleştirdik. “Engelsiz turizm” konu başlığında konaklama sektörü ve beraberinde Alanya’daki kurumlara yönelik bilgilendirme toplantıları yaptık.  Protokol kapsamında tüm tarafların katılımıyla periyodik olarak komisyon toplantılarımızı yapmayı sürdürüyoruz.  Sektöre yönelik “engelli farkındalığı” davranış eğitim seminerleri düzenlendik ve bu seminerleri düzenlemeye devam edeceğiz. Merkez plajlarda gerekli kısımlarda engellilerin plaja inişlerini kolaylaştıracak düzenlemeler konumlandırıldı.  Otellere yönelik “Herkes için Erişilebilirlik Belgesi” kriterleri hazırlanması, pilot bölge otellerinde uygulama çalışmalarımız sürüyor. Alanya Belediyesi park ve yeşil alanları ile halka açık tuvaletleri, mevcut ve yeni yapılan yaya yollarını, toplu taşıma sistemini engellilerin kullanımına uygun hale getirdi, Engelsiz Park ve Yaşam Merkezi inşa etti. Türk İşaret dili tercümanlığı hizmetine başladı. Alanya Belediyesi’nin sorumluluk alanı içerisinde yapılı çevrede (açık ve kapalı alanlarda) ve belediye hizmetlerinde halihazırda ulaşılabilirlik tespiti yapıldı,  belediyelerin teknik personellerine yönelik teknik eğitim seminerleri gerçekleştirildi. Esnaf personellerine yönelik tutum ve davranış eğitimleri verildi. Plajda engellilerin denize girebileceği ekipmanlar ile güneşlenme alanları hazırlandı. Alanya ve çevresindeki otogarların, info bürolarının engellilere uygun hale getirilmesi,  Sapadere Kanyonu,  Dimçayı bölgesinde bulunan işletmelerle, TAV Gazipaşa Havalimanında ulaşılabilirlik tespiti, engellilerin tekne turu ve benzeri organizasyonlara katılmasına imkan verecek düzenlemelerin yapılması, Alanya Kalesi için 3D hissedilebilir maket yapılması, Alanya Kalesi, Damlataş Mağarası ve benzeri önemdeki turizm noktalarında bulunan bilgilendirme panoların Braille Alfabesi ile İngilizce ve Türkçe olarak hazırlanması, plaj tuvaletlerinin engelliler için uygun hale getirilmesi ise programdaki diğer çalışmalarımız. Üyemiz Monte Carlo Otel, kapasitenin %15’i oranında oda sayısı ile giriş, asansör,  havuz, restaurant gibi genel mekanları da bedensel engelliler için düzenleyerek bu konuda örnek teşkil etti.

Kültür ve Turizm Bakanlığı ikinci konut olarak adlandırılan yazlıkların turizme kazandırılması için belgelendirme çalışmalarına geçtiğimiz aylarda başladı. Bu çalışmanın Alanya turizmine yansımaları nasıl olacak? İkinci konutların turizme kazandırılması gerektiğini bakanlığa 2007’den beri söyleyen ve bunu sektör temsilcisi olarak çeşitli platformlarda dile getiren kişiyim. Bunların kayıtlaştırılmasının nasıl olması gerektiğinin sistemini kurduk, anayasasını yazdık. Yöneticiliğini yaptığım tesiste bu sistemi de kuran ben olduğum için ikinci konutların turizme kazandırılmasının önemli bir katma değer yaratacağını inanıyorum. Bakanlığı bu konuda sonuna kadar destekliyorum. Ev sahipleri evlerine çevrelerini, misafirini getiriyorlar ve hatta boş dönemlerde ticaretini yapıyorlar. Bunların kayıtlara girmesi, günlük müşteri listelerine basılması gerekiyor. Pek çok şirket de bunların temizlik, teknik, transfer ve satın alma işlerini yapıyor. Bunların hepsi kayıt altına girecek, kayıt dışılık resmiyete dökülmüş, kaçak hizmet engellenmiş olacak. Sistem bu şekilde düzene girdiğinde gelen yabancılar da mutlu olacak. Sektör kendi içinde bir rekabet yaratacak, düzgün yapanlar kazanacak.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Tourism Today | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 242 324 79 77 Faks : +90 242 324 79 37