• BIST 93.616
  • Altın 208,990
  • Dolar 5,3413
  • Euro 6,0898
  • İstanbul 11 °C
  • Ankara 4 °C

İbrahim Yazar tanıtım stratejilerine yöneltilen eleştirileri cevapladı

İbrahim Yazar tanıtım stratejilerine yöneltilen eleştirileri cevapladı
Burcu GÖKŞEN / Tourism Today 2012 turizm sezonunu geride bıraktık. Kimilerine göre iyi, kimilerine göre vasat, kimilerine göre de kötü bir sezon geçirdik....

Burcu GÖKŞEN / Tourism Today 2012 turizm sezonunu geride bıraktık. Kimilerine göre iyi, kimilerine göre vasat, kimilerine göre de kötü bir sezon geçirdik. Sizce 2012 Türkiye turizmi için nasıl geçti, bir durum değerlendirmesi alabilir miyiz? 2011’de 31 milyon turist ağırladık. Şu anda artıdayız. Arkadaşlar hala bunun farkında değiller, hala 2012 kötü diyorlar.  2012 niye kötü? İran’dan 1.2 milyon kişi ağırlamıştık. Şu anda 600 bine düştü. Suriye’deki azalmayı doğal karşılıyoruz çünkü orada bir savaş var ama İran’ı anlamakta zorlanıyoruz. İsrail’i de doğal karşılıyoruz ama bugün İsrail ile ilişkiler düzelse hemen telafi ederiz. Çünkü Suriye’nin ve İsrail’in bizden başka şansı yok. Nereye giderlerse gitsinler mutlu olamazlar. "5 milyon Alman, hiçbir zaman 4.5 milyona, üç buçuk milyon Rus hiçbir zaman 3’e düşmeyecektir" Rakiplerimizin, özellikle de Mısır ve İspanya’nın 2013 sezonunda agresif fiyat politikalarıyla girişler yapacağı için 2013 turizm sezonunun Türkiye için zorlu geçeceği şeklindeki yorumlara katılıyor musunuz? Bizim tek rakibimiz İspanya…  Niye İspanya? Çünkü İspanya ile benzer ürünlere ve benzer özelliklere sahibiz. İspanya şu anda ekside değil, artıda gidiyor ama İspanya gibi ülkelerin yüzde beşin üzerinde bir artış yakalama şansı yok.  Çünkü eğer siz 50 milyon 60 milyon turist ağırlıyorsanız, 60 milyonun yüzde beşini çarptığınız zaman, onun daha fazlasını ağırlama şansınız yok.  Her yıl ne kadar tesis kurarsanız kurun bu sayıyı ağırlamanız mümkün değildir. Biz de artık o moda girmiş vaziyetteyiz.  Mısır’ın durumunu ise şöyle değerlendirebiliriz, Mısır’ın durumu biraz daha farklı. Mısır bizden ancak Rusya’dan, o da bizim ölü sezon dediğimiz dönemlerde, oradaki iklim koşullarının uygunluğu nedeniyle müşteri çalabilir.

2013’ün kötü geçmesi için tur operatörlerinin kapasitelerini düşürmeleri, uçaklarını iptal etmeleri lazım. TUI, Türkiye’ye yönelik kapasitesini düşürürse eyvah deriz, çünkü 2 milyon turist getiren bir kuruluşu telafi etmeniz mümkün değildir. 50 bin kişiyle yeni bir tur operatörü girse bile telafi edemezsiniz. Thomas Cook’u, Schauinsland’ı telafi edemezsiniz.  Biz sektörü takip ediyoruz.  Yapacağımız ziyaretler sonrasında böyle endişelere sahip olursak,  bize kapasite indirimine gideceklerini söylerlerse bu endişeleri giderici yönde stratejiler geliştiririz. 2013’ün olumsuz geçeceğini de ancak bu verilerle varsayabiliriz. Bazı matematikleri göz ardı edemezsiniz. Bizden 500 bin kişinin başka yere gitme şansı yoktur. Bu kadar yatak yoktur. Hiçbir tur operatörü yeni girdiği pazara çok büyük kapasiteyle giremez.  O riski alamaz. Tur operatörlerinin batmasının en büyük nedeni de uçaktır. Eğer uçağı dolduramazsanız çok çabuk batarsınız.

Geçen sene TUI ile yaptığımız toplantıda TUI’nin CEO’su ve altında çalışanlar bize şunu söyledi: Doğu’da Türkiye, Batı’da İspanya bizim karargahımızdır. TUI ile Çin Halk Cumhuriyeti’nden ortak operasyon yapıyoruz. Bunun ne anlama geldiğini iyi yorumlamak lazım. TUI diyor ki; ben Türkiye ile hareket edeceğim. Elbette ki tesislerimizin bundaki katkısı çok büyüktür. Bir marka yaratıldı Belek’te. Golfte sıfırken, golfte iddialı bir destinasyon haline geldik. Kuşadası’nda yepyeni bir kongre merkezi açtık. Emin olun ki bu merkez oraya bambaşka bir hava kazandıracak. Bu ve buna benzer olayları bizim devam ettirmemiz lazım. İkinci bir husus standardımızı düşürmeyeceğiz. Müşteriyi mutsuz göndermeyeceğiz. Bizim en büyük rakibimiz kendimiziz. Bunları sağladığımızda 5 milyon Alman, hiçbir zaman 4.5 milyona, üç buçuk milyon Rus hiçbir zaman 3’e düşmeyecektir. "Yeni ürünleri koyuyoruz, yeni beklentilere cevap veriyoruz, hiçbir şeyi yok saymıyoruz" Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 2013 yılına dair tanıtım stratejisi geçtiğimiz aylarda açıklandı.  Belirlenen yeni strateji ile ilgili neler söylemek istersiniz, Bakanlığın tanıtım stratejilerine turizm çevrelerinden gelen eleştiriler için neler diyeceksiniz? Her yıl reklam sezonu başlamadan önce Tanıtma Genel Müdürlüğü olarak çok detaylı toplantılar gerçekleştirilir.  Türkiye’nin ne kadar ürünü varsa tek tek yazılır. Bu ürünleri hangi pazarlarda sunacağımız tek tek belirlenir. Pazarlarda ne kadar, nasıl tanıtım yapacağımıza, hangi kanalları kullanacağımıza dair bütün detayları çalışırız.  Ama sonrasında bir bakarız, bir yerde bir şey görürüz. “Bakanlığın tanıtım stratejisi 2011’den hiç farklı değil.”  Tamam çok büyük farklılıklar yok belki ama yeni ürünleri koyuyoruz, yeni beklentilere cevap veriyoruz, hiçbir şeyi yok saymıyoruz. Bakanlıkta çok iyi bir kadro var. Tüm olayları, ne olup ne bittiğini dikkatle takip ediyoruz.  İspanya’nın her sene tanıtımda nasıl bir strateji izleyeceğini dikkatle takip ederiz.  Çünkü İspanya’nın şöyle bir özelliği vardır.  İspanyollar tanıtımda çok profesyonel çalışırlar. Ürünler, ürünler için kullanılacak görseller, bu görseller ile kurulacak duygusal bağa kadar tüm detaylar üzerinde hassasiyetle dururlar. Dünya turizm örgütünü ve Dünya turizminin otoritelerini de takip ediyoruz. Almanya’nın en büyük araştırma grubu olan GFK ile çalışıyoruz. Her ay rezervasyon durumlarını bize tek tek bildiriyorlar.

“Standınızı son gün terk etmeyin çünkü çok nahoş bir görüntü oluşuyor."

Yurtdışında düzenlenen turizm fuarlarında bakanlık olarak aldığınız bir karar var. Bu karar doğrultusunda stantları boş bırakanlara bir daha stant vermeyeceğinizi söylüyorsunuz.   Bu kararın arka planında yatanlar neden, neden ihtiyaç duyuldu? Fuarların son iki günü ziyaretçiye açıktır. Siz orada stantları terk ederek çok olumsuz bir görüntünün ortaya çıkmasına neden olursunuz.  Biz bakanlık olarak dedik ki: “Standınızı son gün terk etmeyin çünkü çok nahoş bir görüntü oluşuyor. En azından bir arkadaşınız kalsın. Terk ederseniz bir daha stant vermeyeceğiz.”  TÜROFED ve TÜRSAB ile görüşerek ortaklaşa böyle bir karar aldık. "Her sene 'bütçeniz ne kadar diye?' sorarlar. Doğru kanalı bulup doğru yerde tanıtım yapamadıktan sonra ne fark eder?" Son dönemde Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın üzerinde ciddiyetle durduğu turizm çeşitlerinden biri de sağlık turizmi. Zafer Havalimanı’nın hizmete girmesiyle birlikte termal turizmin önü daha da açılmış gibi görünüyor. Bu noktadan sonra yapılması gerekenlerin neler olduğunu düşünüyorsunuz? Sağlık turizmi deyince biz şunu anlıyoruz. Medikal, termal, spa-welness ve üçüncü yaş turizmi. Bizim için sağlık turizmi bu dört bileşenden oluşuyor. Dünya piyasasına çıkıp tanıtım yapacağınız zaman farklı yanlarınızı ortaya koymanız lazım. Böyle olunca da önce ürününüzü tanımanız, ürününüze uygun pazarlar bulmanız gerekiyor. Örneğin Almanya’da termali pazarlayamazsınız çünkü Almanya termal turizmin ilk başladığı noktadır ve bu işi çok iyi de yaparlar. Almanya kendi tesisini doldurmadan size göndermez. O zaman siz nereye gideceksiniz, sizin tesisinizin talep göreceği yere gideceksiniz. Biz ısrarla bunu söylüyoruz. Hedef kitleyi belirleyin. Hedef kitlenize uygun bir tanıtım yapın. Bizde öncelikle bu bilincin oluşması lazım.  Her sene 'bütçeniz ne kadar diye?' sorarlar. Doğru kanalı bulup doğru yerde tanıtım yapamadıktan sonra ne fark eder?

Ukrayna’nın, Gürcistan’ın, Rusya’nın belli kesimlerinde,  Beyaz Rusya’da, Azerbaycan’da, İran’da yoğunlaşmaya çalışıyoruz. Çünkü biz tesis ve tesislerimizin sunduğu hizmetler bakımından bu bölgeler için cazip durumdayız ve buna yoğunlaşmamız lazım. Bir de şunu eklemek istiyorum. Otellerin yönetiminde profesyonellerin söz sahibi olması gerekiyor. “Bizim oğlan, bizim kız işin başında dursun.” demeyeceksin.  Pazarlama müdürünün otelini nasıl pazarlayacağını patronuna inandırması lazım. Biz bu anlayışı ne yazık ki göremiyoruz.  Devlet olarak eleştirel bakamayız, sürekli teşvik ederiz, yapıcı bir şekilde yönlendirmeler yaparız.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Tourism Today | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 242 324 79 77 Faks : +90 242 324 79 37