• BIST 97.988
  • Altın 242,791
  • Dolar 6,2605
  • Euro 7,3554
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 9 °C

“İstanbul’da heyecanlı zamanlar yaşıyoruz”

“İstanbul’da heyecanlı zamanlar yaşıyoruz”
Tourism Today / Burçu Gökşen Turizm sektörünün önde gelen kuruluşlarından Martı Grubu’nun, ilk şehir oteli Martı İstanbul Hotel de geçtiğimiz aylarda...

Tourism Today / Burçu Gökşen Turizm sektörünün önde gelen kuruluşlarından Martı Grubu’nun, ilk şehir oteli Martı İstanbul Hotel de geçtiğimiz aylarda kapılarını açtı. Taksim Talimhane'de kurulan 5 yıldızlı otel dünyanın dört bir tarafından gelen misafirlerini kabul etmeye başladı. Otelin odalarında ünlü tasarımcı Zeynep Fadıllıoğlu’nun imzası var. Fadıllıoğlu, modern mimari içinde geleneksel motiflere yer veren bir anlayışla tasarladığı odalar ile Martı’nın konuklarına herhangi bir otel odasında değil, İstanbul'da uyandıklarının farkına varmalarını amaçlamış. Odalarında özel seçilmiş sanat eserlerine yer veren Martı İstanbul Hotel'in girişinde konukları, uluslararası ödüllere sahip Kutluğ Ataman'ın üç boyutlu "Su Temalı" enstalasyonu karşılıyor. Martı İstanbul Hotel'insuitleri ve koridorları ise Devrim Erbil'in, İstanbul'dan panoramaları yorumlayan sanat eserleriyle renklendirilmiş. Otelin farklı kategorilerde lüks döşenmiş ve büyüklükleriyle dikkat çeken 37'si suit 270 odası bulunuyor. Farklı restoranların, 400 kişiye kadar servis veren farklı kapasitelerde toplantı salonlarının ve 1000 metrekarelik Spa ve fitnesscenter’ın da yer aldığı Martı İstanbul Hotel’in Genel Müdürü Sedat Nemli ile grubun İstanbul yatırımı ile ilgili detayları, büyüme hedeflerini ve İstanbul’u konuştuk. Martı İstanbul Hotel ile Martı grubu şehir otelciliğinde de hizmet vermeye başladı. Grubun İstanbul yatırımının arkasında hangi fikirler ve bakış açıları yatıyor? Martı markası 45 yıldır Türk turizmine hizmet eden köklü bir marka.  Martı, önce Marmaris’te, sonra Antalya Tekirova’da tatil otelciliği ile anılan çok iyi bir isim yaptı.  Portföyünü büyütüp genişletmek, yeni bir hamleyle şehir otelciliğine geçmek son yıllarda büyüme arzusuyla birlikte gelişti.Tabi ki İstanbul çok önemli bir basamak.İstanbul her otel şirketi için olduğu gibi Martı için de büyük önem arz ediyor. İstanbul gibi bir şehirde varlık göstermek sizi uluslararası bir noktaya taşıyabiliyor. İstanbul 12 ay işleyen, dünyanın her tarafından çok ayrı segmentleri bir araya getirebilen bir şehir olduğu için burada yer almak önemliydi Martı için. Martı, hem şehir otelciliğinde, hem de lüks butik otelcilikte büyümeyi hedefliyor.Bunun bir tanesini geçenlerde Orhaniye’de marina işletmesine ek olarak açtığı 32 odalı bir butik otel olan Martı Hemithea’yıaçarak başladı. Akabinde Afrodisias’ta bir otel açacağız. Butik otel ve şehir oteli yatırımlarımız devam edecek. İstanbul bir ilkti.İnşallah burada da başarılı olursak, hem Türkiye piyasasında hem de uluslararası arenada yer edinirsek amacımız şehir otelciliğinde büyümek. Martı İstanbul Hotel kapılarını açalı kısa bir süre olmasına rağmen 2012 sezonunu nasıl geçirdi? Hem oteliniz hem de İstanbul için genel bir değerlendirme yapar mısınız? Yeni bir otel olduğumuz ve Temmuz ortalarında softopening ile kapılarımızı açtığımız için 2012’yi kendi adımıza konuşmak çok mümkün değilse de Eylül ve Ekim aylarının bizim açımızdan da gayet iyi gittiğini söyleyebilirim. İstanbul turistik hareketlilik açısından öyle başarılı bir şehir ki şehirdeki ihtiyaç otellerin de kısa zamanda kendisini tanıtmasına vesile oluyor. İstanbul için 2012 geçen seneye oranla daha az kongre gerçeklemesine rağmen başarılı bir sene oldu. İstanbul’daki bütün oteller kongrelerden ve büyük toplantılardan istifade ediyor.Kongreler biraz daha az olmasına rağmen diğer segmentler İstanbul’un açığını kapattı. Dünyanın çeşitli yerlerinden sadece iş ya da tatil için değil kültür turizmi için, alışveriş için ve daha birçok sebeple gelenler var. İstanbul kendini çeşitlendirebildiği için yılın 12 ayında değişik ülkelere kendini çok rahat pazarlayabiliyor. İstanbul Avrupa’nın pek çok merkezine yakın bir mesafede yer alıyor. İngiltere’den, Fransa’dan, Almanya’dan ve daha pek çok Avrupa ülkesinden insanlar herhangi bir sanat faaliyetini ya da festivali takip etmek için İstanbul’a iki-üç gün için bile gelebiliyor. Bazı aylarda Ortadoğulu misafirlerin yoğun bir şekilde akınına uğruyor. Az önce de belirttiğim gibi İstanbul tüm dünyaya kendisini pazarlayabileceği vesileler yaratıyor ve bunu da 12 aya yaymayı başarıyor.  İstanbul’un daha fazla yatırıma, daha fazla yatağa ihtiyacı olduğunu düşünüyor musunuz? İstanbul’da birçok yeni otel açılmak üzere. Ve bu otellerin birçoğu da lüks, beş yıldızlı oteller. Tüm yatırımcılar fizibilitesini yapıp yatırıma teşebbüs ediyor. Bu konuda haklılar da çünkü eskiden İstanbul’un belli yerleri iş yapar ve belli yerleri tanınırdı. Belirli merkezler vardı.  Taksim, Sultanahmet civarındaki tarihi yerler, ardından boğaz hattı gibi.  Şimdi böyle bir ayrım kalmadı. İstanbul’un her yerinde otel açılıyor. Metropol büyüdükçe ona göre ihtiyaç da artıyor, otelcilikle bağdaştıramayacağınız pek çok yerde oteller açılıyor ve hepsi de çok güzel iş yapıyorlar.  Bu anlamda evet, İstanbul da hala yeni yataklara ihtiyaç var. Yurtiçinden olsun, yurtdışından olsun her ünlü marka İstanbul’da yer edinmekve İstanbul’da büyümek istiyor. Dünyaca ünlü otel grupları yatırım yaptıkları destinasyonlarıntanıtımına önemli ölçüde katkı sağlıyor. Uzun zaman dünyanın ünlü zincirlerinde görev yapmış bir isim olarak konu hakkında görüşlerinizi öğrenebilir miyiz? İstanbul’a gelen yeni markalar kendi piyasalarını oluşturuyorlar çünkü misafir sadakati olan büyük uluslararası markalar İstanbul’a gelmek istiyor. Bu İstanbul için de büyük bir avantaj çünkü oteller kendilerini olduğu kadar açıldıkları destinasyonları da pazarlıyorlar. Bu hem otel için, hem de İstanbul ve Türkiye geneli için faydalı bir şey. Türkiye’nin ve İstanbul’un adının geçeceği bir sürü yeni listeler oluşacak diye düşünmek lazım. Bu da bize yeni pazarlar açmak için fayda sağlayacaktır. Sadece oteller için değil, havayolları gibi turizmden ekmek yiyen birçok sektör için de bunun sevindirici bir durum olduğunu düşünüyorum. 2012’de İstanbul en çok hangi ülkelerden rağbet gördü? Ortadoğu ülkeleri bu yaz aylarında çok ağır bastı çünkü diğer ülkelerde yaşanan bazı sorunlar nedeniyle Ortadoğulu misafirler bizi tercih etti. Avrupa’nın genelinden de epey misafir ağırlığı oldu İstanbul’un. Her ülke vatandaşının İstanbul’da kalış süresi değişiyor. Daha uzun kalanlar var, daha kısa kalıp güneye gidenler var. Sadece üç gün kültürü yaşamak için gelenler var. İstanbul herhangi bir sekteye uğramadı bu sene ve oldukça iyi gitti. Kariyerinize baktığımızda şehir otellerinde aldığınız görevler ağır bastığını görüyoruz. Bir dönem Belek’te Kempinski Hotel TheDome’un genel müdürlüğü görevini de yürüttünüz. Şehir otellerinde mi yoksa bir resort otelde mi görev yapmak bir turizm profesyoneli açısından daha tatminkar diye sorsam neler söylersiniz? İkisi birbirinden çok farklı. Antalya’da golf, kongre, tatil gibi ürün ve mevsim çeşitlendirmesi yapılabiliyor. Bir de altyapı çok iyi tabi.  Yeni açılan birçok tesis olduğu için herkes kalitede birbirinin üzerine çıkmaya çalışıyor. Bu rekabeti görüyor olmak da çok keyifli. Tabi ki gönül ister ki Antalya daha yüksek fiyatlara satılabilen bir destinasyon olsun.  İstanbul’da ise şehir otelciliğinin daha başka dinamikleri var. İstanbul’da turizmin12 ay yapılabiliyor olması istihdam açısından, gerekli kadroları bulup onun devamını getirebilmek açısından olsun çok önemli. Allinclusive zihniyeti ile şehir otelciliği zihniyeti arasında ciddi işletme farkları var. Bunlara adapte olmak lazım. Ben ikisinden de çok büyük keyif aldım. Antalya’da kısa sürede kalmış olmama rağmen, yörenin güzelliği, iklimi benim için yeni olan bir tarzdı. İlk defa şehir otelciliğinin dışında çalışma imkanı buldum.  Çok sevdim, çok keyif aldım ama kısmet beni hep şehir otelciliğine itti. Her ikisinin de yeri ayrı benim için ama İstanbul bugün benim için biraz daha önde… Aslen buralı olduğu için belki de… Tekrar geri dönmüş olmak beni çok mutlu ediyor. İstanbul’daki yatırımların son zamanlarda Talimhane bölgesinde yoğunlaştığını görüyoruz. Martı grubunun İstanbul yatırımı için burayı seçmesinin ardında bu canlılığın yattığını söyleyebilir miyiz? Yoğunluğun bu kadar çok arttığı, turizmde canlılığın bu kadar çok olduğu İstanbul’da heyecanlı zamanlar yaşadığımızı düşünüyorum. Hem yerli, hem yabancı birçok markanın rekabet etmeye başladığı İstanbul’da Talimhane kendi başına bir turizm bölgesi oldu.  Burada irili ufaklı birçok otel var. Biz Talimhane’nin dinamiklerini gördüğümüz için oldukça büyük bir yatırımla Talimhane’deki yerimizi aldık.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Tourism Today | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 242 324 79 77 Faks : +90 242 324 79 37