• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 16 °C

Lisedeki hayallerim ve eğitimim…

Lisedeki hayallerim ve eğitimim…
Lise yıllarımda eğitimci bir anne babanın çocuğu olmama rağmen, benimde birçok genç gibi hayallerimi iyi bir basketbol oyuncusu olmak süslüyordu. Bu sebeple...
Lise yıllarımda eğitimci bir anne babanın çocuğu olmama rağmen, benimde birçok genç gibi hayallerimi iyi bir basketbol oyuncusu olmak süslüyordu. Bu sebeple ailem çok tercih etmese de o zamanların iyi bir basketbol kulübü olan Çukurova'ya transfer olabilmek için Çukurova Üniversitesi Turizm bölümünü kazanmayı umut ediyordum. Ama bu bölümü tercih etmememdeki asıl sebep, okulun 5 yıl olması ve ilk yıl İngilizce eğitim vermesiydi. Ben İngiliz Erkek Lisesi, daha sonraki adıyla Nişantaşı Anadolu Lisesi mezunu olmam sebebiyle, ilk yılı okumadan geçip yine basketbola konsantre olarak geçirmek arzusundaydım.

Bazen kısmetinizin önüne geçemezsiniz, çok bilinçli olarak hangi bölümden kaç soru çözmem gerektiğini bilerek girdim üniversite sınavına, ama matematikten fazla doğru yapınca bir üst tercihim olan, İstanbul iktisat fakültesi Maliye Bölümünü kazandım. Hiç unutmuyorum, yaz tatilindeydik sonuçlar açıklandığında etrafımda birçok arkadaşım sınav sonucunda bir yeri kazanamamaktan dolayı  çok üzüntülüydü, benim durumumu görseniz onlardan daha vahimdi, sınavı kazanıp, belki de çoğu kimsenin hayallerini süsleyen bir bölüm kazanmama rağmen çok üzüntülüydüm. Aileme konunun detayını anlatmam gerekiyordu, sonuçta rahmetli annemi gerçekten çok üzdüğümü dün gibi hatırlıyorum.

İstanbul Üniversitesi Türkiye'nin en büyük okullarından bir tanesiydi ve bana göre ülkenin kalbi orada atıyordu. Okulun ilk yılında, hem basketbol hem okulu bir arada götürürken, antrenman esnasında sol ayak bileğimi kırdım. Basketbolda düşüş başladı, okul hayatına sıkı sıkı asılayım derken, ailemin maddi imkanlarını zorlamamak adına o zamanın sayılı 5 yıldızlı otellerinden biri olan Ramada Hotel İstanbul'da güvenlik görevlisi olarak işe başladım. Beni işe almalarındaki tek artım İngilizce, Fransızca bilmem ve sporcu olmamdı. Babam sağ olsun araya tanıdıklar sokarak hem işe girişimi hızlandırdı hem de okula devam edebilmem için gece çalışma imkanı sağlattırdı. Okul, basketbol, iş bir tanesinden feragat etmem gerekiyordu, ayağımın durumundan dolayı çok zorlandığım için kararımı vermiştim ama transfer olduğum takımların gücü ve iddiasını azaltarak hepsini bir arada götürebilmek için çok savaştım. Sırasıyla Eczacıbaşı, Paşabahçe, Darüşşafaka, Ortaköy ve Taçspor'da basketbol oynadım. Spor hayatına devam eden tüm yaşıtlarımı gıptayla izledim ama spor hayatımdaki liderlik anlayışımı, hırsımı, enerjimi okula ve iş hayatına yönlendirmeyi becerebildim. Gece çalıştım, gündüz okudum, zor ama bir o kadar da zevkli bir gençlik hayatım oldu. Okulumu firesiz bitirdiğim esnada, beni işe alan ve kendisini her zaman hürmetle anacağım RamadaHotel'in  o zamanki Personel ve İdari İşler Müdürü Metin Günyol'unda destekleriyle ön büro departmanına geçtim.

O dönem belki de hayatımın en kritik kararlarından birini vererek yine İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi İktisadi Coğrafya ve Turizm Araştırma Merkezi'nin Otel Yöneticiliği Uzmanlık Programı'na kaydımı yaptırdım. Burada tüm gençlere tavsiyem hangi bölümden mezun olurlarsa olsunlar, bazen hayat onları farklı bir iş dalına sürükleyebilir, eğer o iş dalını sevip kalıcı olabileceklerine inanıyorlarsa muhakkak o iş dalıyla ilgili yüksek ihtisas imkanlarını sonuna kadar zorlasınlar. Çünkü rekabetin olduğu iş dallarında kendinizi ön plana çıkarmanız ancak kişisel özelliklerinizin eğitimle desteklenebilmesiyle olabilir.

Otel hayatımda benim için taşlar yavaş yavaş yerine oturmaya başladı ve pozisyon olarak yavaş yavaş yükselmeye başladım, artık ön büro şefi olmuştum. Ön büro da tüm pozisyonlarda çalıştım diyebilirim. O arada üniversite sınavına girerek iki yıllık Marmara Üniversitesi Satış Yönetimi bölümünü kazandım ve bir dönem eğitimime devam ettikten sonra ikinci okulu askerliğini erteletme amacıyla okuyan  her Türk genci gibi askerlik ve eğitim arasında sıkıştım. Çünkü 4 yıllık bir eğitimden sonra ister yüksek ihtisas yapın yapmayın, sonradan girdiğiniz 2 yıllık bir okul askerliğinizi erteletmenizi sağlamaz, ben bunu o zaman öğrendim.

İş hayatında müdür olma yolunda ilerlerken, askerliğin engel olmasını bu şekilde çözebileceğimi düşündüğüm için hala kendime kızarım. Mart ayında asker olmam gerektiğini öğrendiğimde Nisan ayında kısa dönem asker olmuştum bile. 1994 yılında askerliğini kısa dönem yapanlar bilirler o dönemde  6 ay gittikleri askerliklerini  9 ay yaptıklarını tüm hayatları boyunca unutamazlar...

Askerlik görevime başlamadan önce otelde  İtalyan bir genel müdürüm vardı, bana 6 ay boyunca ön büro müdürlüğü pozisyonunu boş tutacağına dair söz vermişti. O zamanki müdür arkadaşımda 2 ay kadar geç ayrılmayı teyit edince, askerden dönünce kariyerime bıraktığım yerden devam edebilme fırsatım olacaktı, ama askerliğimin 3 ay uzaması bütün planlarımı alt üst etti. Döndüğümde yerime bir başka arkadaşım başlamıştı ve otelimiz Merit Antique adını almıştı ve Merit International bünyesine katılmıştı.  Ben  daha alt bir pozisyonla Müşteri İlişkiler Müdürü olarak göreve başladım. O dönemde otelimizde işler çok iyi gitmiyordu ve tüm departman müdürlerini içeren bir satış kampanyasına başlamıştık.

Ben 15.00 – 23.00 saatleri arasında müşteri ilişkiler müdürlüğü yanında sorumlu müdürlükte yapıyordum bu saatler arası. Tüm departman müdürleri kendi çalışma saatleri esnasında satış görüşmelerine giderken, ben bu görüşmeleri sabah yapıp akşamda normal görevimi yapıyordum. Tereddütsüz bu işi sevmiştim ve yorulmadan yılmadan çalıştım.3 ayın sonunda birazda o zamanki Genel Müdür BenitoMarcopolinin baskısıyla, satış ofisine geçtim. Pozisyon olarak Satış Pazarlama Müdür Yardımcısı, niye yardımcı ben zaten müdürdüm, hadi bakalım kanıtla kendini müdürlük için, 6 ay içinde alırsın derken, o dönem içinde otel o zamanın en yüksek doluluk oranlarına ulaştı. Tam müdür olacakken otelin genel müdürü değişti. Yeni genel müdür Oğuz İşbakan, onunda beni tanıması 3 ayımı aldı ama birlikte çok başarılı projelere imza attık. Satış Pazarlama Müdürlüğü, direktörlüğü derken o zaman içinde bir Net Holding kuruluşu olan Merit International Hotels de büyümeye başlamıştı. Sorumluluğum artık tüm otelleri de kapsıyordu çünkü o zamanki genel müdürüm tüm otellerin başına geçmişti. Ben o otelde genel müdür olmayı beklerken sorumluluğumda 5 otel olmuştu.

Şu anda çalıştığım Limak Holding'le de o dönemde tanıştım, ilk açtıkları otel olan Belek-Antalya'daki, Arcadia Golf andSport Resort'un işletmeciliğini Merit yapıyordu. 1998 yılında o dönemin en büyük otel projelerinden biri olan Antalya-Kemer'deki Limra Hotel & Resort'un projesi beni çok heyecanlandırmıştı. Türkiye'nin en büyük otellerinden biri olacaktı ve o zamanın en büyük kongre merkezi otelin içinde olacaktı.

Teoman Ermete'den gelen teklif doğrultusunda, hiç düşünmeden İstanbul'dan Antalya'ya transfer oldum. İlk oğlum yeni doğmuştu ve eşimden bu fedakarlığı isteyerek, onları İstanbul'da bıraktım ve otelin açılışı için yoğun bir tempoya girdim. Dile kolay tam 6 ay ailemi görmeden sistemi oturtmaya çalışıyordum, iyi bir ekip kurmuştuk ve otelin açılışını sıfıra yakın hatayla yaptık.

Ailemi 1 sene sonra Antalya'ya getirebildim. Eşimin desteğini asla inkar edemem. İş hayatında başarılı olmak istiyorsanız muhakkak ailenizin desteği arkanızda olmalı. 2000 yılında Limak International Hotels & Resorts'ü kurduk. İki yıl içinde zincirimize 3.halkayı ekledik Belek-Antalya' da Atlantis Hotel & Resort' un hem açılış genel müdürlüğünü hem de 3 otelin tüm gelirler ve satış pazarlamadan sorumlu koordinatörlük görevini üstlendim. 2004 yılında tüm otellerin Genel Koordinatörlüğüne getirildim ve Limak International Hotels & Resorts, 2006 yılında Limak Lara Deluxe Hotel ve Ankara' da açtığımız ilk şehir otelimiz Limak Ambassadore Boutique Hotel, 2009 da Sabiha Gökçen Havalimanı içerisinde açtığımız ISG Airport Hotel, 2010 da açtığımız Türkiye'nin ilk butik termal oteli Limak Thermal Boutique Hotel ve 2011 de açtığımız Kavacık– İstanbul'daki Limak Eurasia Luxury Hotel ile birlikte 8 otel 5200 yatak kapasitesine ulaştı.

Limak International Hotels & Resorts yatırımcısından tüm personeline özveriyle çalışarak  birçok sosyal sorumluluk projesini de gerçekleştirerek büyümeye devam ediyor.

Sevgilerimle

Bu haber toplam 820 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Tourism Today | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 242 324 79 77 Faks : +90 242 324 79 37