• BIST 108.615
  • Altın 145,221
  • Dolar 3,4955
  • Euro 4,1321
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 15 °C

Özür dilerim İngilizcem yok

Recep YAVUZ
Merkel’in dayatması ile kendisini Avrupa Birliği Konseyi’nin başında bulan Polonya Başbakanı Donald Tusk’un basın toplantısındaki ilk sözleriydi bunlar: “Özür dilerim İngilizcem yok.” Mahçup bir şekilde karşısındaki basın ordusuna en geç 3 ay içinde İngilizce öğreneceğini eklemeyi de unutmadı Tusk… Donald Tusk’un daha ilk basın toplantısında Avrupa’nın en önemli kademesine yükselmenin sarhoşluğunda, bol vaatli demeçler vererek, gülücükler dağıtması yerine, yabancı dil bilmediğinden dolayı özür dilemesinin tek bir açıklaması var: Yönetmek için başına geçtiği Avrupa ülkelerinde yabancı dil bilmemenin kabul edilemez olduğunun farkında olması. Bırakın bir yabancı dili, Lüksemburg, Estonya, Polonya, Fransa, Belçika, Romanya, Slovenya, İsveç,  Kıbrıs, Danimarka, Slovakya, Bulgaristan, Litvanya, İtalya, Çek Cumhuriyeti, Avusturya ve İspanya’da öğrenciler en az iki yabancı dilde eğitiliyorlar. Birde kendi dilleri: etti üç! Bu ülkelerin hepsinde insanların büyük bir çoğunluğu sular seller gibi İngilizce konuşabiliyor. Tıpkı Tusk’un başına geçtiği Brüksel’deki Avrupa Birliği merkezinde çalışan 3500 kişi gibi. İncelediğim bütün istatistikler yabancı dil sıralamasında Türkiye’yi hep son sırada gösteriyor. Bu acı gerçeğin kısa vadede değişmeyeceğini öngörmek gereksiz karamsarlık olarak algılanmamalı. Zira okullarımızda neredeyse göstermelik olarak öğretilen yabancı dilin, pratik hayatta ne kadar yetersiz olduğu herkesin malumu. Turizmde tarzancaya yer yok Her yıl Çin’den Brezilya’ya 65 ülkeden 30 milyon üzerinde turisti misafir eden ülkemizde yabancı dilin önemini anlatmak çok komik olur sanırım. Birçok çalışanın yaptığı iş doğrudan yabancı dil ile ilgili. Asgari ücrete tabi alt kademe personeli bir kenara bırakıyorum, maalesef hala bir yabancı dil bilmeyen yüzlerce üst düzey yöneticiye sahip turizm sektörümüz. Kurumunun en başındaki kişinin el kol hareketleri ile anlaşmaya çalışması 2014 yılının bir gerçeği olmamalı. Artık sadece konuşmak da yeterli değil. Yazılıp, çizileni, dış dünyada olan biteni yakından takip etmek gerekiyor. Bunlar ‘Tarzanca’ ile geçiştirilemiyor artık. Var olan eğitim sistemimizle kısa vadede bizden bir Mark Zuckerberg, bir Steve Jobs çıkmayacağı malum. En azından onların yazdığı çizdiğini okuyup anlayacak, meramını doğru dürüst anlatabilecek kadar bir yabancı dili olmalı genç neslin. Yoksa Donald gibi özür diler dururuz birilerinden….
Bu yazı toplam 561 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Tourism Today | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 242 324 79 77 Faks : +90 242 324 79 37