• BIST 106.991
  • Altın 151,481
  • Dolar 3,6762
  • Euro 4,3196
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 2 °C

Polyannacılık ve plansızlık bizleri hayli zorlayacak!

Mustafa KARASELVİ

Hepimiz bu aralar Polyannacılık oynamaya bayılıyoruz. Sanıyoruz ki yaşamış olduğumuz derin kriz hemen geçti ve eski günlerimize döndük. Oysa böylesine bir iyimserliğin ne sektördeki biz yöneticilere, ne yönettiğimiz ekiplerimize ne de yatırımcılarımıza bir yararı var. Sadece kendimizi kandırıyoruz.

2017 yılının Nisan-Mayıs ayları itibari ile her ne kadar gelen turist sayımızda yüzdelik oranlarda çok ciddi artışlar görünmüşse de, geçen yıl itibari ile düşürdüğümüz fiyatlar neticesinde yapılan cirolarda en iyimser şartlarda %20’lik ve yine maliyetlerde de gerçekleşen en az %20’lik artışla birlikte toplamda %40’lık bir düşüş görünmektedir. Üstelik vizyon ve politika sıkıntılarımızdan dolayı bir türlü düzeltemediğimiz imajımız neticesinde rakiplerimize kaptırdığımız Avrupa pazarının geri dönüş süresinin belirsizliği sonucunda pek de parlak bir geleceğin bizleri beklemediği aşikardır. Bütün bunların üstüne en kötüsü de 2000’li yılların başından itibaren yakalandığımız ve 2016 yılında en büyük darbesini yediğimiz “Tek Pazara Mecbur Kalma” hatamızdan aldığımız dersi çok çabuk unutmuş olmamızdır. Şimdi her şey yeniden kör bir döngüye girmiş durumda.  

2015 yılının sonları itibari ile başlayan marka değer kaybımız, 2016 yılı başı itibari ile düşen fiyatlarımız ve 15 Temmuz’da ayaklarımızın altından itilen tabure ile adeta idam edildik. Bütün bu yaşadığımız sorunların yanı sıra düşen kalifiye personel kalitemizin sektöre verdiği zarar ne bu yıl ne de gelecek birkaç yılda düzeltilebilecek gibi görünmüyor. Sektördeki kalifiye personeller kendilerini tamamen ya da kısmen çemberin dışına atmış durumdalar. Bir tane yabancı dili konuşabilen herkesi “Resepsiyonist”, tabak tutmayı becerebilen herkesi “Garson”, eli bıçak tutabilen herkesi “Aşçı”  olarak işe alabilecek duruma geldik. Bunun da ötesinde sektöre girmek isteyen genç neslin en büyük hastalığı olan “Gelecek Kaygısı” neticesinde usta-çırak şeklinde nitelikli personel yetiştirme sitemi alt üst olmuş duruma gelmiştir. Yine Üniversitelerin ve Turizm okullarının yanlış müfredat ve vizyon sıkıntılarından ötürü, sektörle harmanlanmamış öğrenciler mezun edilmekte ve bu öğrenciler sektöre girdiklerinde mesleki tatminsizlikten dolayı başka sektörlere kaymaktadırlar. İşin bir de “Z Kuşağı” kısmı var ki; bu konuya girmeye yüreğim bile yetmiyor. Çünkü tüm sektörün, bilimsel desteklerle gerçekten irdelemesi ve bir sistem geliştirmesi gereken bir nesille karşı karşıyayız. Bundan mütevellit iyice incelenmesi ve yönetilmesi gereken zorlu bir sorunla karşı karşıya olduğumuzun farkındalığının olmadığına inanıyorum. Çok büyük bir kısmımız sezonu hatta günü kurtarmanın peşine düştüğümüzden, yaklaşan buz dağını görememekteyiz.

Mamafih biz gerçekten ilginç bir ülkeyiz. Zorluklarla mücadele kapsamında çok pragmatik çözümler üretebiliyoruz. Ancak bu durum pragmatist politikalar yerine rasyonalist politikaların tercih edilmesi gereken bir sorun gibi görünüyor. Tabi ki Türk Milleti Çalışkandır, Türk Milleti Zekidir. Sırf bu sebepten bile ümit etmekten kendimizi alamıyoruz…      

 

Bu yazı toplam 711 defa okunmuştur.
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Tourism Today | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 242 324 79 77 Faks : +90 242 324 79 37