• BIST 94.887
  • Altın 246,475
  • Dolar 6,3495
  • Euro 7,4057
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 11 °C

Rakamları bırakın hizmete bakın

Rakamları bırakın hizmete bakın
2012 sezonunun da sonuna doğru yaklaşıyoruz. Sektörün genelinde sezon rakamları üzerinde herkes farklı yorumlar yapıyor. Kimi dostlarımız karamsar tablo...
2012 sezonunun da sonuna doğru yaklaşıyoruz. Sektörün genelinde sezon rakamları üzerinde herkes farklı yorumlar yapıyor. Kimi dostlarımız karamsar tablo çizerken kimisi ise rakamlarda düşüş olabilir fakat gelirlerde düşüş olmadığı konusunda görüş bildiriyor.

Rekorların kırıldığı 2011 yılı geride kaldı ancak hala gündemden düşmüyor. Nedeni ise tabi ki 2012'nin 2011 yılı ile kıyaslanması. Yılın ilk ayından itibaren kriter hep 2011 yılı oldu. Rekorlar kırmayı alışkanlık haline getiren turizmcilerimiz 2011 yılındaki rekora takılıp kaldı. Defalarca söylendi ancak 2011 yılı kriter olarak gösterilmeye hala devam ediyor. Özellikle Almanya ve Rusya gibi destinasyonlarda çift haneli büyümeleri beklemek artık eskisi gibi kolay değil. Çünkü her iki pazarda da 3-4 milyon rakamlarını yakalamış durumdayız. Önemli olan bu pazarlarda istikrarı ve kalıcılığı devam ettirmektir. Almanya'da yüzde 10 artış dediğimiz oran 450 bin gibi rakamlara denk geliyor. Böyle bir artışı da her sene sağlamak her babayiğidin harcı değil. Tabi ki rakamları değerlendirip istatistiki verilere önem vermeliyiz ama hizmet ve destinasyon kalitemizi arttırmamız daha önemli konulardır.

Gerçekçi olarak baktığımız zaman tesislerimiz dünya çapında ilk sıralarda yer alacak kapasitede. Fakat artık turizmi bir bütün olarak düşünmemiz lazım. Dolayısıyla çevreye, ulaşıma, yaşam kalitesine önem vererek destinasyonları ve bölgeleri geliştirmeliyiz. Bunun için de öncelikli olarak kendimiz için yaşanabilir bir ortam yaratıp daha sonra da bunu gelen misafirlerimizle paylaşmalıyız.

Artı ve eksilerimizi çok iyi değerlendirmek zorundayız.  Coğrafi ve tarihi olarak inanılmaz bir konumda bulunuyoruz. Bunu ne kadar değerlendirdiğimiz ise büyük bir soru işaretidir. En büyük soru işaretlerimizden biri de yaşadığımız şehirlerimiz. Örneğin en fazla turist alan şehrimiz Antalya'yı ele alalım. 10 milyonun üzerinde ziyaretçi ağırlayan Antalya'nın şehir merkezinde bu rakamın 10'da birini bile görmeniz imkansız. Şehirde yaşayan insanlar bir noktadan bir noktaya doğru düzgün ulaşamazken dünya kenti olmaktan nasıl bahsedebiliriz. Hiç şüphesiz Antalya bugünlere turizm sayesinde gelmiştir. Fakat bu fırsatı şehircilik anlamında kesinlikle yeterince kullanamamıştır. Yaşadığımız şehirleri hem kendimiz için hem de konuklarımız için zevkle vakit geçirilecek cazibe merkezleri haline getirmeliyiz.

Artık gerçekçi olmamız lazım. Mevcut durumumuzu çok iyi analiz edip bu duruma göre doğru ve uygulanabilir stratejiler geliştirmeliyiz. Yüzlerce toplantı yapıp sonrasında hiçbir icraat yapılmadığını hepimiz biliyoruz. Maalesef ki bu durumu bizler yaratıyoruz. Bir şeye karar vermek hiç karar vermemekten çok daha sağlıklıdır kanaatindeyim. Dünyada turizm mucizesini yaratan bizler bu eseri çok daha iyi noktalara getirmek mecburiyetindeyiz. Gerek siyasiler gerek yerel yönetimler gerekse özel sektör olarak elele verip, atalarımızdan bize kalan bu coğrafyayı hak ettiği seviyeye taşımalıyız.

Yüzyıllarca farklı dinden farklı ırktan farklı görüşten binlerce insanın dostça yaşadığı bu coğrafya turizm ile dünya barışının da başkenti olmalıdır.

 

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Tourism Today | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 242 324 79 77 Faks : +90 242 324 79 37