• BIST 90.263
  • Altın 224,364
  • Dolar 5,9638
  • Euro 6,7561
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 17 °C

Sosyolojik açıdan turizm

Dilara BAHTİYAR

Gelen turist sayısı, kişi başı ortalama gelir, turizmden elde edilen gelir ve daha bir sürü ölçülebilen değer ve ekonomik fayda sizce turizm bundan fazlası değil mi? Çevreye önemin artmasıyla ortaya çıkan kitle turizminin çevresel etkileri, kapasite sorunları, ekolojik denge… Gelelim turizmin bize, biz insanlara etkisine, turizmin hayatımızdaki etkisine. Turizmle hayatımızda değişen olaylara dolaptaki kıyafetlerden başlayalım mı ya da beslenme tarzımızdan, davranış veya bakış açısı da olabilir aslında kullandığımız jargonlar bile bazen turizmin eseri olabiliyor. Elbette ki bunlar bizim aldıklarımız peki ya verdiklerimiz? Hesaplama yapmak sanırım mümkün olmayacaktır. Şüphesiz turizmden etkilendiğimiz gibi başkalarını da etkileyeceğimiz, beni düşündüren bunun düzeyi var mıdır bir sınırı veyahut çerçevesi?

Hükümetlerin talepleri doğrultusunda turistlerin ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik olarak öncelikle sosyo-demografik ve sosyo-ekonomik özelliklerle ilgilenildi. Peki ya sosyolojik açıdan milliyetlerin toplumsal özellikleri, yapıları nasıldı? Yaptığımız alışveriş sadece para üzerinde mi gerçekleşti sizce kültür alışverişi de yapmadık mı? Daha da irdelesek kim bilir neler çıkaracağız.

Turizm sosyolojinin önce gelen araştırmacılarından Erik Cohen bir makalesinde, ‘misafirliğin meta haline’ geldiğinden bahseder. Başlangıçta geleneksel misafir-ev sahibi ilişkisinin artan turist sayısıyla birlikte değiştiğini belirtir. Sahip olduğumuz değerlerimizin paraya çevrildiğini, misafirlere sunduğumuz odanın ücret karşılığı ticari bir alana dönüştüğünü ifade eder. Haksız da sayılmaz aslında düşünün de bakın arka bahçemizde kalanlara?

Kendime bir şeyler kattığım Antalya Kent Konseyi’nin gerçekleştirmiş olduğu bir konferansta kıymetli Yusuf Örnek hocanın da bir başlık konusuydu; ‘Her şeyi meta haline getirip satmak zorunda mıyız?’  Turizm için tüm sahip olduklarımızı ortaya çıkarmalı mıyız? Arka bahçemizde sadece bizlere ait objeler olmasın mı? Gelir yaratıcı etkisi üzerine çokça düşünülen turizm saf değil karmaşıktır. Akıllıca düşünülüp tasarlanan her şey turistik ürün olabilir benim gözümde. Ama sahip olunan geçmişten günümüze gelen değerler bir anda yaratılamaz yüzyıllardır devam eden her kuşaktan birtakım öğeler alan mirastır onlar, ister somut ister soyut olsun.

Turizm, ülkemizin özelliklerine yakışan en güzel sektörlerden biridir aslında. Kışın kar yağan dağda kış turizmi yaparken aynı dağda yazın yayla turizmi yapabiliyoruz. Kültürel değerlerimize girmiyorum bile saymak istesek bitiremeyiz. Hele ki denizlerimizin altında su dalışı yaparken üzerinde bot trip turları düzenliyoruz, kıyıları da ayrı kullanıyoruz. Tüm bu zenginlikle benzetmeli olarak soruyorum sizlere, denizlerimizin altında istiridyelerde, midyelerde saklı olan o incilerimizin hepsini çıkarıp iplere geçirip kolye, küpe, broş yapıp satmaya devam etmeli miyiz sizce?

Dilara BAHTİYAR SARI
Akdeniz Üniversitesi
Sosyal Bilimler Enstitüsü
Turizm İşletmeciliği ABD
Doktora Öğrencisi

Bu yazı toplam 2684 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Tourism Today | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 242 324 79 77 Faks : +90 242 324 79 37