• BIST 94.437
  • Altın 194,212
  • Dolar 4,7316
  • Euro 5,4729
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 20 °C

Turizm işletmelerinin öğrenen örgütlere dönüşümü şart

Zeynep KAHVECİ ULUSAN

Dünyada oluşan baş döndürücü gelişmeler doğal olarak örgütsel yaşamı da etkisi altına alıyor. Çağdaş işletmelerin yaşamlarını devam ettirerek ayakta kalabilmeleri bu gelişmelere ayak uydurmaları ile mümkün. Ancak örgütlerin bu hızlı gelişme sürecine ayak uydurabilmeleri ve yoğun rekabet ortamında başarıyı yakalayıp sürekli koruyabilmeleri ise ‘öğrenen organizasyon’ konusundaki çalışmalara yeterince ilgi göstermeleri ile gerçekleşebilir. Öyle ki doğu uygarlığının en önemli temsilcilerinden biri olarak kabul edilen Konfüçyüs ‘bir şey bildiğin zaman, onu bildiğini belli etmeye çalış. Bir şeyi bilmiyorsan, onu bilmediğini kabul et. İşte bu bilgidir’ diyerek, öğrenmenin bilmediğini kabul ederek başladığını ve ancak bu şekilde öğrenmenin gerçekleşebileceğini vurgular.

1990’ların başında Peter M. Senge’nin öğrenen organizasyondaki “Beşinci Disiplin” (The Fifth Discipline) adlı kitabı ve makalelerinin Harvard Business Review, The Economist Business Week, Fortune dergilerinde yayınlanmasından sonra, öğrenen organizasyon kavramı, işletmeler tarafından ilgi odağı haline gelir. Senge, öğrenen örgütleri, çalışanların gerçekten istedikleri sonuçları yaratabilmeleri için kapasitelerini devamlı arttırdıkları, yeniliklerin ve yaygın düşünce kalıplarının beslendiği, kollektif düşüncenin özgür bırakıldığı, çalışanların beraberce devamlı “nasıl öğrenebiliriz”i öğrenmeye çalıştıkları yerler olarak tanımlar.

İşletmelerde öğrenen örgüt anlayışının uygulanması ile bilgiye kolayca ulaşabilen ve ulaştığı bilgiyi kullanabilen işgörenlerin verimliliği artarken, eğitilmiş işgücü ile oluşturulan örgüt yapısının olumlu özellikleri işgörenleri daha bağlı kılacak ve özellikle turizm işletmelerinde yaşanan en önemli sorun olan işgören devrini azaltacaktır. Öğrenen örgüt, turizm işletmelerinin değişime uyum sağlaması, yenilikler yaratması, müşteri tatminini arttırması, böylece de rekabet üstünlüğü elde etmesini olanaklı hale getirir.

Peki Senge’ye göre öğrenen örgütler oluşturmanın ana unsurları nelerdir;

1. Kişisel Hakimiyet, manevi olgunluğa sahip olma ve hayatı yaratıcılık penceresinden bakarak yaşamaktır. Bu bize nelerin önemli olduğunu ve gerçeği net olarak görebilmeyi öğretir. Böylece çalışanlar hayatta istedikleri sonuçlara ulaşabilme yetkisini hayat boyu öğrenerek kazanırlar. Böyle çalışanlardan oluşacak işletmelerin öğrenen örgüt olması daha kolay gerçekleşebilecektir.

2. Zihinsel Modeller, hafızamızda iyice yer etmiş varsayımlar, genellemeler ve imgeler olarak düşüncelerimizi ve eylemlerimizi etkiler. Yeni gelişmeler ve değişimler zihinsel modellerle çatışırsa, kişiler bunları benimsemeye veya öğrenmeye istekli olmayabilirler. Bu nedenle zihinsel modellerin işletmede ve çevrede meydana gelen uzun dönem değişim ve gelişimleri takip edecek şekilde adaptasyonu önemlidir. Bu da örgütsel öğrenmeyle mümkündür.

3. Paylaşılan Vizyon, organizasyonda herkes tarafından paylaşılan ortak amaç ve değerleri ifade eder. Bu ortak değerlere çalışanların sıkı sıkıya bağlı olması beklenir.

4. Ekip Öğrenmesi, ekip üyelerinin istedikleri sonuçlara ulaşılabilmesi için düzenledikleri ve geliştirdikleri süreçtir. Günümüz işletmelerinde temel öğrenme birimi ekiplerdir.

5. Sistem Düşüncesi, öğrenen organizasyonların yapıtaşı ve aynı zamanda diğer disiplinleri bütünleştiren temel bir araçtır. Sistemin düşüncesinde olaylar doğrusal değil, bir döngü içerisinde birbirini etkilemektedirler. Yaptıklarımızı ne şekilde gerçekleştirdiğimizi tüm boyutlarıyla ortaya çıkarabilmeye imkan sağlar.

Senge başarılı bir öğrenen örgüt kurulabilmesi için bu beş disiplinin bir arada başarılı bir şekilde uygulanması gerektiğini söyler: “Bu zor bir iştir, çünkü yeni araçları birbiriyle bütünleştirmek onların her birini ayrı ayrı uygulamaktan çok daha zordur. Ama bu çabanın karşılığı çok büyük olacaktır. Sistem düşüncesi disiplinleri birbiriyle kaynaştıran, onları tutarlı bir teori ve pratik bütünü olarak birleştiren disiplindir. Sistem düşüncesi öbür disiplinlerin her birini güçlendirerek bize bütünün parçalarının toplamından daha fazlası olduğunu sürekli olarak hatırlatır”

Sonuç olarak, uluslararası rekabetin hız kazandığı son zamanlarda, dünyayla bütünleşme yönündeki hızlı gelişmeler, örgütleri çok farklı ve yeni sorunlarla karşı karşıya bırakmış ve örgütleri de bu hızlı gelişmelere ayak uydurmaya mecbur kılmıştır. Bunlarla mücadele ederken de çalışanlar hem kişisel olarak ve hem de ekip olarak öğrenebilmeyi öğrenmeli, örgütler ise planlı ve esnek olmalı ve küresel gelişmeleri yakından takip etmelidirler. Çünkü bilginin tüm çalışanlarla paylaşılması, ancak bir öğrenen örgüt anlayışıyla mümkün olacaktır. Başarılı olabilmek ve rekabet avantajını yakalayabilmek için örgütler, bugün ve gelecekte örgütsel öğrenmeyi dikkate alan öğrenen örgütler olmalıdır.

Zeynep KAHVECİ ULUSAN
Akdeniz Üniversitesi
Sosyal Bilimler Enstitüsü
Turizm İşletmecililiği Yüksek Lisans Öğrencisi

KAYNAKÇA

Tepeci, M. & Koçak, G.N. (2005). Ekiplerde Öğrenme: Öğrenen Örgütler Olmanın Anahtarı.
Çukurova Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi.

Kıngır, S. & Mesci, M. (2007). Öğrenen Organizasyonlar. Düzce Üniversitesi Elektronik
Sosyal Bilimler Dergisi.

Öneren, M. (2008). İşletmelerde Öğrenen Örgütler Yaklaşımı. ZKÜ Elektronik Sosyal
Bilimler Dergisi.

Avcı, N. & Küçükusta, D. (2007). Konaklama İşletmelerinde Örgütsel Öğrenme, Örgütsel
Bağlılık ve İşten Ayrılma Eğilimi Arasındaki İlişki. Ege Üniversitesi Anatolia: Turizm
Araştırmaları Dergisi.

Bu yazı toplam 748 defa okunmuştur.
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Tourism Today | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 242 324 79 77 Faks : +90 242 324 79 37