• BIST 105.711
  • Altın 163,456
  • Dolar 3,9592
  • Euro 4,6522
  • İstanbul 11 °C
  • Ankara 3 °C

Turizmin renkleri

Dilara BAHTİYAR

En güzel renk tabi ki de turizmden fazla gelir elde eden ülkelerindir. Neden mi güzel renkleri? Belki de en güzel stratejiyi uyguladıkları için. Her ülkenin sunacak turistik bir ürünü vardır elbet. Mühim olan bu ürünü kime, ne şekilde, nasıl ve ne kadara sunacağındır.

Uzmanlık gerekir en güzel rengi elde etmeye. Turistik ürüne çekicilik katmak herkesin bileceği iş değildir. Çekicilik devam ettiği sürece gelir getirir. Asıl olan çekiciliği devam ettirmektir.

Herkes yarışır en güzel renge sahip olmak için. X ülkesi başlatır festivallerini, Y ülkesi açar kapılarını romantik çiftlere-alışveriş severlere, Z ülkesinin hiçbir zaman kapanmaz kumarhaneleri ve daha nice ülkeler sunar hizmetlerini. İşin aslı tatile çıkan turistler verir bu renkleri. Ülke ismi vermeye hiçte gerek duymuyorum, bilirsiniz bu renklerin sahiplerini. Turizm pastasından en fazla payı alanlardır en güzel renkli.

“Rekabet olmasa stratejiye de ihtiyaç olmazdı” der Kenichi Ohmae. Aslında doğru bugün turizm sektöründen gelir sağlamayan ülke var mı ki? Hepimiz turizmden en güzel rengi almak için çabalıyoruz. Kabul edelim bazılarımız strateji konusunda başarılı, bazılarımız ise başarısız.

Gürleyen ejderhanın ülkesi Bhutan’ı bilir misiniz? Himalayalar’ın tepesinde saklı kalmış bir cennet ülke. Neyse ülkeden değil de turizmde uyguladığı stratejiden bahsetmek istiyorum. Ekonomik yönden pahalı bir ülke “az kalabalık,çok değer” amacındalar. Konaklama ve ulaşım ücretleri bir hayli pahalı. Bulunduğunuz gün için ziyaret bedeli denilen bir ücret ödemeniz gerekiyor. Ülkeye sadece ulusal havayollarıyla gidebiliyorsunuz. Geçmiş yıllarda ülkenin belirli sayıda turist aldığını okumuştum. Bunları bilmek bile ülkeyi çekici yapıyor değil mi? Çekiciliğin deniz, kum, güneşten ibaret olmadığı ortada. Önemli olan bence farklı olabilmekte. Bizdeki deniz-kum-güneş komşularımızda da var. Nedir bizi farklı kılan bunu bilmek gerekir.

Çekiciliklerimizi keşfetmeliyiz. Türkiye sadece İstanbul, Antalya, İzmir, Nevşehir (Kapadokya), Denizli (Pamukkale)’den ibaret değil. Bunu biz biliyoruz ama gelen turistler bilmiyor. Alanya’yı şehir bilen turistler tanıyorum. Biz kendimizi tanıtamıyoruz. Tanıtım ve pazarlama kanalımız yeterince güçlü değil.

Çeşitli uygarlıklara kucak açmış ANADOLUyuz biz. Saymakla bitmeyen tarihi geçmişimiz; antik yapılarımız, kiliselerimiz, camilerimiz ve daha birçok eserlerimiz var bizim. Senede dört mevsimi yaşatıyoruz turistlere. Yeraltı-yerüstü doğal zenginliklerimiz var daha sunulacak. Var mı bizim gibi konuksever millet? Tüm bu özelliklerimize rağmen neden  en güzel rengi elde edemiyoruz biz? Belki de kime sunacağımızı bilemiyoruz ya da ne şekilde sunacağımızı. Nasıl ve ne kadara sunacağız? İşte tüm sorun bu. Turizm politikamız, uyguladığımız stratejiler, verdiğimiz hizmet, dağıtım kanalları, ödenen bedeller bize en güzel rengi kazandırmıyor.  

Sayın Turizmci Çevrem.           

Dilara BAHTİYAR
Akdeniz Üniversitesi
Sosyal Bilimler Enstitüsü
Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik ABD
Yüksek Lisans Öğrencisi

e-mail: [email protected]

Bu yazı toplam 1707 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Tourism Today | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 242 324 79 77 Faks : +90 242 324 79 37