• BIST 99.292
  • Altın 239,582
  • Dolar 6,1768
  • Euro 7,2717
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 13 °C

Yıldıray Karaer Türk havacılığını tehdit eden unsurları açıkladı

Yıldıray Karaer Türk havacılığını tehdit eden unsurları açıkladı
Yıldıray Karaer konuşmasında şu konulara değindi: “Dünyada 2000 – 2011 yılları arasında yolcu trafiğindeki yıllık ortalama artış % 5’ler civarındadır....

Yıldıray Karaer konuşmasında şu konulara değindi: “Dünyada 2000 – 2011 yılları arasında yolcu trafiğindeki yıllık ortalama artış % 5’ler civarındadır. 2010 yılı IATA verilerine göre hava ulaşım endüstrisi dolaysız olarak 5.5 milyon, toplam olarak da 32 milyon kişilik istihdam yaratmıştır. Aynı zamanda bu endüstrinin dünya toplam milli gelirinin %7.5’una ulaştığı, dünya şirketlerinin toplam satışlarının %25’inin havayoluna bağımlı olduğu söylenebilir. IATA yaşanan ekonomik krize rağmen gelecek yıllar itibariyle dünyada yolcu trafiğindeki artışın;  %5 - %5,8 arasında olacağını öngörürken Türkiye’de ise bu artışın iç hatlarda %8,

dış hatlarda ise %6 olacağını ifade etmektedir. Günümüz itibarıyla dünya genelindeki aktif yolcu uçağı sayısının 24.000 civarında olduğu, Dünyada; yılda yaklaşık 2,7 milyar yolcu ve 48 milyon ton kargo taşındığı ifade edilmektedir.

Havacılık sektöründen yılda 2,2 trilyon Dolar civarında ekonomik fayda sağlanmakta, yaklaşık 3.900 havalimanı, 1.629 havayolu şirketi, 35.000 farklı destinasyon faal durumdadır... Havacılıktaki bu gelişmeler neticesinde pilot ve uçak bakım teknisyeni ihtiyacı her geçen gün artmaktadır; Halen dünyada 237.400 pilot olmasına karşın, 470.000 pilota; 184.400 uçak bakım teknisyeni olmasına karşın 324.600 teknisyene ihtiyaç vardır.

Türkiye’de Havacılık  Türkiye’nin dışa açılma politikası, gelişen ihracatı, turizmi ve coğrafi konumu itibarı ile yoğunlaşan uluslararası ilişkilerin gerçekleşmesini sağlayan en önemli unsurlardan birisi de havayolu taşımacılığıdır.

Havayolu taşımacılığı, 1980’lerde ulaşım sistemleri arasında en küçük payı alırken

2003 yılı itibariyle büyük bir yükselişe geçmiş ve bugün tüm dünyanın dikkatlerini üzerinde toplayacak düzeye ulaşmıştır. Sivil havacılığımızın bugününe baktığımızda manzara dikkat çekicidir,  özellikle son 10 yıllık süreç içerisinde çok ciddi bir ivme kazanmış ve artan uçak sayısıyla doğru orantılı olarak gelişen bir hizmet kalitesi ortaya çıkmıştır. Bu dönemde; ticari uçak trafiğinde %12, yolcu trafiğinde ise % 14.2’lik ortalama yıllık büyüme gerçekleşmiştir. Sektör satış gelirleri 15 Milyar dolara yaklaşmış, personel sayısı 110 bini geçmiştir.

Gerek uluslararası gerek de ulusal öngörüler; dünya ortalamalarının çok üzerinde olan bu gelişmenin önümüzdeki yıllar içinde de devam edeceğine dikkat çekmektedir. Özellikle de İstanbul’un dünya kenti kimliğini geliştirerek daha üst düzeyde bir popülariteye ulaşması beklenmektedir.

Airbus firması tarafından, Türkiye’nin iç hatlarda %10 büyüme ile dünyada gelecek yıllarda en hızlı büyüyen pazar olacağı öngörülmektedir. Bu beklentileri yaratan bir başka olgu ise gelişmiş ülkelerde yıllık yolcu sayısının nüfuslarının yaklaşık 2 ila 2,5 katı arasında gerçekleşmesidir. Ülkemizin nüfusunu ve coğrafi yapısını dikkate aldığımızda yıllık yolcu sayımızın birkaç yıla kadar 150 milyonun üzerine çıkmasını beklemek gerekmektedir.

Bahsi geçen olumlu gelişmeler ve ülkemizin büyüme potansiyelinin yanında sektör için önemli boyutta tehdit unsuru olan gelişmeler de söz konusudur. Bunlara kısaca değinmek gerekirse;

-Yakıt maliyetleri; son yıllarda Ortadoğu ve Kuzey Afrika’daki gelişmeler ve Merkez Bankalarının para basma operasyonları, yakıt fiyatlarında önemli boyutta bir artışa yol açmıştır.

Havayolu işletmeleri için en büyük maliyet kalemi olan yakıt fiyatlarının toplam maliyetler içindeki payı %40’lara dayanmıştır. Buna bağlı olarak havayolu işletmeleri bilet fiyatlarına, maliyetleri belirli oranlarda yansıtmışlar ancak karlılıklardan da önemli boyutta fedakarlık yapmak durumunda kalmışlardır.

-Havalimanlarının altyapı güvenlik ve tesisleşme ile ilgili ilave vergileri; havayolları için oldukça önemli bir gider olmakta, Bu giderlerde yapılabilecek dondurma, erteleme ve indirimler havayollarının hayatta kalabilmeleri için önemli katkılar sağlayabilecektir.

-Avrupa Birliği emisyon ticaret sistemi (EU-ETS Emission Trading Scheme) havayolu şirketlerinin havaya saldıkları karbon üzerinden ilave bir bedel almayı da kararlaştırmıştır.

2012 yılında yürürlüğe girmesi beklenen uygulama 2014 yılına ertelenmiştir. Ancak koltuk fiyatlarını arttırıcı bir etki yaratması yönünden havayolu işletmeleri üzerinde önemli bir tehdit olarak durmaktadır. Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği’nin (IATA) 2012 yılı öngörülerine göre; havayolu şirketleri karbon vergileri nedeniyle 900 milyon Euro ila 2.8 milyar Euro arasında ek bir maliyetle karşı karşıya kalabilir.

Geleceğin havacılığı bizlere büyük yenilikler vaat ediyor. Gelecekte Türk sivil havacılığı da bölgesinde merkez olma yolunda ilerlerken, uçak bakım-onarım-yenileme hizmetleri ve havacılık teknik eğitimlerinde de lider konuma gelecek teknik altyapı ve personele sahip durumdadır.

Ancak bu gelişimin devamlılığının sağlanması gerekmekte olup altyapı yatırımlarını aksatmamalı, eğitim kalitesi ve kalifiye personel sayısından ödün vermeden faaliyetlerimizi sürdürmeliyiz. Bu sayede Türk sivil havacılığı bölgede ve dünyada önemli bir konumda olmaya devam edecek, mevcut kazanımlarını daha da güçlendirecektir.

Cumhuriyetimizin 100. Yılı 2023’te devletimizin koyduğu hedefler doğrultusunda; 750 uçak, 350 milyon yolcu, 100 Milyon turist rakamlarına ulaşmak için turizm ve havacılık sektörleri olarak çalışmaya devam edeceğiz."

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Tourism Today | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 242 324 79 77 Faks : +90 242 324 79 37