Expo 2016 Antalya: Büyük umut, büyük yatırım, küçük getiri
- 6.10.2025
- 102 Day
Expo 2016 Antalya: Büyük
umut, büyük yatırım, küçük getiri
2016 yılında Antalya’da büyük bir heyecanla düzenlenen
Expo 2016, Türkiye’nin ilk Expo organizasyonu olarak hepimiz için gurur
verici bir başlangıçtı. Amaç; Antalya’yı dünyaya tanıtmak, turizmi
çeşitlendirmek ve şehre yeni bir cazibe merkezi kazandırmaktı.
Resmî verilere göre proje yaklaşık 500 milyon Amerikan dolarına mal oldu. O dönem için bu, hem
Expo Alanının Bugünkü
Durumu
Bugün Expo alanı kısmen kullanılıyor. Geçtiğimiz
günlerde alanın “nikah salonu” olarak kullanılacağı haberini görünce bu konuda
birkaç düşüncemi paylaşmak istedim.
Gerçek şu ki, ziyaretçi sayısındaki azalma, merkeze
uzaklık ve ulaşım zorlukları, alanın sürekli ve verimli
kullanılmasının önündeki en büyük engeller. Expo alanı çevresiyle de tam
anlamıyla bütünleşemedi. Etkinlik sonrası dönemde işlevini kaybetmesi,
böylesine büyük bir yatırımın uzun vadede verimsiz hale gelmesine neden oldu.
Bu durum bize şunu açıkça gösteriyor: Büyük
organizasyonlarda sadece etkinliğin kendisi değil, sonrası da planlanmalı.
Hele ki kaynakları sınırlı bir ülkede, böylesine dev bütçeli projelerde
sürdürülebilirlik, verimlilik ve uzun vadeli fayda düşüncesi mutlaka ön planda
olmalı.
Kaynak Yönetimi ve
Sürdürülebilirlik Üzerine
Bu yazının amacı Expo 2016’yı eleştirmek değil. Asıl
amacım, kamu kaynaklarının daha akılcı, uzun vadeli ve sürdürülebilir
şekilde yönetilmesinin önemine dikkat çekmek.
Türkiye gibi gelişmekte olan, ekonomisi dışa bağımlı
ülkelerde her büyük yatırımın; uzun vadeli fayda, verimlilik ve toplum
yararı gözetilerek planlanması gerekiyor. Çünkü bu yatırımlar sadece beton binalar değil, gelecek nesillere bırakılacak değerlerdir.
Büyük organizasyonlar sadece düzenlendikleri yıl
değil, sonrasında da şehre ekonomik, sosyal ve kültürel katkı sağlamalı. Ancak
o zaman yapılan harcamanın karşılığı alınır.
Alternatif Kullanım
Fikirleri
Expo 2016 için harcanan yaklaşık 500 milyon dolar,
Antalya ölçeğinde yalnızca tek bir proje için değil, birden fazla stratejik
yatırım için yeterli bir bütçeydi.
Bu kaynakla şu projelerden bazıları hayata
geçirilebilirdi:
- Merkezi Bir
Expo Alanı: Expo, Cam Piramit veya
Konyaaltı bölgesinde yapılsaydı, hem şehirle iç içe olur hem de sürekli
ziyaret edilen bir yer haline gelirdi. Hemde kullanimi devamli olma garantisi
vardi.
- Simgesel Bir
Mimari Yapı: Antalya’nın kimliğini temsil
eden ikonik bir yapı, şehri dünya vitrinine taşıyabilirdi.
- Konyaaltı
Sahil Düzenlemesi: Modern altyapı ve
yeşil alan projeleriyle bölge Akdeniz’in en nitelikli kıyılarından biri
olabilirdi.
- Raylı Sistem
Gelişimi: Konyaaltı–Merkez veya
Sarısu–Kundu hattını bağlayan bir raylı sistem, ulaşımı kolaylaştırır ve
ekonomik hareketlilik yaratırdı.
- Tünektepe
Geliştirme: Teleferik çevresine seyir
terasları ve kültürel alanlar eklenerek turizme yeni bir değer
kazandırılabilirdi.
- Boğaçayı
Projesi: Doğayla uyumlu bir biçimde tamamlanarak
sürdürülebilir bir yaşam aksı oluşturulabilirdi.
Bu projelerin her biri,
Ders Almak Geleceğe Yatırımdır
Expo 2016 Antalya, kısa vadede şehre bir hareketlilik
getirmiş olabilir. Fakat aynı bütçe, kalıcı şehir yatırımlarına
yönlendirilseydi bugün Antalya bambaşka bir noktada olurdu.
Bu örnek, gelecekte yapılacak büyük ölçekli projeler
için önemli bir derstir. Kamu kaynakları planlanırken sadece bugünü değil, geleceği,
toplumsal faydayı ve sürdürülebilirliği düşünmek zorundayız.







