Tourism Today
TT6 Haziran 2026 Cumartesi
TT6 Haziran 2026 Cumartesi

Fettah Tamince: “Türkiye turizminin, 50 yılını şekillendirecek yeni planlara ihtiyaç var”

3 dk okuma

Rixos Grubu’nun kurucusu Fettah Tamince, Fast Company’den Rauf Ateş’e verdiği röportajında Rixos Grubu’nun hedefleri ve Türkiye turizminin geleceği üzerine önemli açıklamalarda bulundu. Fettah Tamince’nin yaptığı açıklamalardan satır başları şöyle: - Rixos’un marka haline gelmesiyle birlikte artık şunu çok net fark ettik: Sadece yeni bir otel yapmak, hele ki İstanbul, Antalya ya da Bodrum gibi doygun destinasyonlarda, artık bizi heyecanlandırmıyor. - Yeni bir otel inşa etmek demek, her zaman yeni bir değer yaratmak anlamına gelmiyor. O şehre, o bölgeye, hatta ülke turizmine gerçekten bir şey katabiliyor musunuz? Asıl sorulması gereken bu. - Dünyadaki gelişmiş turizm destinasyonlarına bakıldığında hepsinin bir ortak noktası var: Bir odak, bir merkez, bir ruh taşıyorlar. Artık insanlar ülkelere değil,destinasyonlara gidiyor. O deneyimin peşine düşüyorlar. - Türkiye, birçok fırsata sahip ama geçmişte bu potansiyeli yeterince doğru değerlendiremedik. Evet, çok otel yaptık, çok turist aldık. Ama destinasyon planlamasında zayıf kaldık. Bu yüzden de bazı şehirlerde otellerin adı, bölgenin önüne geçti. Oysa sürdürülebilir bir turizm için bu dengenin tam tersi kurulmalıydı. - Antalya’ya ilk adım attığım zamanda şehirle turistin bir bağı vardı. Günümüzde turist artık şehrin dışına kaçtı. İyi planlama yapılmadı, kültür, doğa ve tasarım bir araya getirilemedi. Böyle olunca da oteller içeride ‘7 yıldız’ sundu ama dışarı çıkıldığında sıfır deneyimle karşılaşıldı. - Bütün soruların cevabı bizi Land of Legends’a götürdü. Ve gördük ki, binlerce insan sadece bu proje için Antalya’ya gelmeye başladı. Daha önce Türkiye’yi haritada aramayan kişiler, şimdi doğrudan bu deneyimi yaşamak için bilet alıyor. İşte gerçek dönüşüm bu. - Otellerin kendi iç dünyası ne kadar güçlü olursa olsun, eğer dışarıda misafiri cezbeden bir hayat yoksa bu başlı başına bir çelişki yaratıyor. Antalya’da bu durumu çok net gözlemledik. - Antalya’daki otellere 30 kez gelen misafirler var. Bu bir sadakat göstergesi gibi dursa da, arka planda ciddi bir eksiklik var: Veriler, misafirlerin sadece yüzde 38’inin tatil süresince otelden sadece bir kez çıktığını gösteriyor. Çünkü dışarıda onları heyecanlandıran bir alan yok. - Türkiye son 20 - 30 yılda altyapı yatırımlarında çok ciddi bir mesafe katetti. Havalimanları, yollar, otel sayısı, ulaşılabilirlik… Bugün artık teknik olarak birçok ihtiyacımız karşılanıyor. Ama bu dönemin geride kaldığını kabul etmek gerekiyor. Yeni çağ, yeni bir “yazılım” gerektiriyor. - Artık turizmde yeni bir döneme girmek gerekiyor. Çünkü, bu kadar büyüyen bir sektörü sadece sayılarla yönetmek sürdürülebilir değil. Daha fazla turist çekmenin doğal bir maliyeti var. Doğa, altyapı, su kaynakları, insan gücü… - Bugün birçok ülke bu soruları yüksek sesle sormaya başladı. “Benim suyum ne kadar?”, “Ormanlarımı ne kadar koruyabiliyorum?”, “Bu altyapı bu kadar yoğunluğa hazır mı?” gibi çok temel sorular artık masada. Türkiye’nin de bu sorgulamayı yapması gerekiyor. - Son 25 yılda Türkiye turizmde büyük bir dönüşüm yaşadı. Şimdi ise ikinci evreye adım atmalıyız. Artık önümüzdeki 50 yılı şekillendirecek yeni bir planlamaya ihtiyaç var. Bu planın merkezinde sadece “kaç kişi geldi” değil, “nasıl bir deneyim yaşandı, ne değer bırakıldı” soruları olmalı. - Yeni dönemdeki üç önceliğim: Accor Grubu’yla birlikte All-Inclusive Collection adı altında yepyeni bir yapı kurduk. Bu platformda sadece Rixos değil, Accor’un farklı markaları da yer alıyor. Bu sinerjiyle Rixos’un hem sayısını hem de global bilinirliğini artırmaya odaklanacağız. Land of Legends alışverişten yeme içmeye, eğlenceden kültür-sanata kadar birçok alanı bir araya getiren çok boyutlu bir yaşam ve deneyim alanı. Sadece bir tema park değil, aynı zamanda bir destinasyon. Bu modeli dünyaya taşıma hedefimiz var. Şu anda ikinci büyük yatırımı Katar’da inşa ediyoruz. En çok zamanımı alan ve en çok inandığım iş Tersane İstanbul. İstanbul’un merkezinde, tarihiyle bağını kaybetmeden geleceğe açılan bir yaşam alanı kurguluyoruz. Proje tamamlandığında yaklaşık 10 bin kişinin çalıştığı, yaşadığı, vakit geçirdiği bir merkez haline gelecek.

Bu haberi paylaş