The argument in favor of using filler text goes something like this: If you use any real content in the Consulting Process anytime you reach.

  • img
  • img
  • img
  • img
  • img
  • img

Get In Touch

Güncel Haberler
Otel
Acente
Destinasyon
Vacation
Havacılık
Cruise
Teknoloji
Spor
Sağlık
Sanat

Gerçek çalışanlar, hologram çalışanlara karşı! (Bölüm 1)

Gerçek çalışanlar, hologram çalışanlara karşı! (Bölüm I)

Neredeyse 10 yıl önce, “sessiz tükeniş” kelimesi henüz literatürde bile yok iken, iş dünyasında görünmez bir virüsten söz etmiştim: Hologram Çalışanlar.

Yazı, o dönem yayımlandığında çok yüksek etkileşim almış, farklı sektörlerde tartışmalar yaratmış ve birçok profesyonelin ilgisini çekmişti. Bugün ise, o yıllarda sezdiğimiz o görünmezlik, artık bütün sektörlerin ortasında duruyor. Devam serisi yazımızın yayınına geçmeden önce ise 2016’daki başlangıç noktası ifadelerimizi sadece bir “nostalji” olarak değil; aslında bugünü anlamak için yeniden hatırlatmak istedim. Çünkü bazen geleceği görmenin en iyi yolu, geçmişte sorduğumuz sorulara yeniden dönmekten geçer.

Ve yeni seri, “Hologram Çalışanlar 2.0 - Gerçek Çalışanın Son Çağı Başladı mı?”, bu soruların devamı şeklinde çok yakında yine Tourism Today’de olacak.

Ne demiştik, şimdi gelin birlikte hatırlayalım...
Başlıktaki “Hologram” kelimesi aldatmasın, iş dünyasındaki teknolojik trendler değil konumuz. Öyle olmasını gönül isterdi, ancak konu, işletmelerimizde, kurumsal yapılarda şimdiye dek çok fazla da tanımlanmamış bir hastalığın, daha da doğrusu bir virüsün tespiti üzerine…

Kim bu “Hologram Çalışanlar”?
Onları; çalıştıkları işletmelerde “var gibi” gözüken, şirket bordrolarındaki hak edişlerini diğer “gerçek çalışanlarla” birlikte alan, fizik kütle olarak kurum içerisinde bir “m2” kaplamalarına rağmen “fayda maliyet” noktasında katkıları çoğunlukla “0” (hatta yarattıkları sorunlar ile bir çok kez “eksi“) olabilen, sistemi bozan, yavaşlatan, ekibin “gerçek” üyelerini küstüren ve hatta terk-i diyar ettiren, “sorumlu görünümlü sorumsuzlar” olarak tarif edebiliriz.

Hologram çalışanlar hemen her seviyede karşınıza çıkabilirler. Onlar müdürdürler, şeftirler, orta kademe yöneticidirler veya diğer başlangıç düzeyi görevlerin herhangi birinde, herhangi bir departmanda olabilirler. Bulundukları pozisyona, sahip oldukları yönetim gücüne göre de işletmeleri içeriden yiyip bitiren bir virüs, işletmenin başarısının önünde duran zorlu engeller gibidirler.

Bu çalışan tipleri, kurumlarına hiçbir şekilde katkı sağlamazlar, bilakis işletmelerinin, ekip arkadaşlarının, ortamlarının enerjilerini alıp götürürler, üretimden uzak tüketim canavarlarıdırlar. Tüketirler, tüketirler, tüketirler…

Kavgacı hologram çalışanlar
Türünün en tehlikelisidir. Her fırsatta bir olumsuzluk görürler. Münakaşaya meyilli, kronik muhalefetçi, uzlaşmaz tutumludurlar. Bir tanesi dahi tüm ekibi bozabilecek tahrip gücündedir ve işletmelerden her türlü uzak tutulmalı, eğer varsa da derhal uzaklaştırılmalıdırlar. Müşteri şikayetlerini ve her türlü işletme içi problemi, “rakip departmanları” ve “gerçek çalışanları” zorda bırakmak için silah olarak kullanırlar. Bu tip “hologramların” departman müdürü versiyonları en zor ve ağır vakalar olarak görülür.

Vurdumduymaz hologram çalışanlar
Dünya yansa umurlarında olmaz. Rahattırlar. Görüntüde işlerini yaparlar, ancak fırsatını buldukları yerde yan gelip yatarlar. “Sorumsuz sorumlular” tipinin önde gelen temsilcilerindendir. Disiplinli işletmelerde kasılırlar, sürekli bir şeylerden yakınırlar, şikayet ederler. Onlara göre hali hazırda çok çalışıyorlardır ama yine de üstlerine beğendiremiyorlardır. Bu yüzden sıklıkla yöneticilerine, yani tribünlere oynarlar. Eğer etrafta onlardan biri varsa, en iyi performans için sahne alırlar. “En tembel” olmalarına rağmen, “En çalışkan” rolünü oynamayı severler.

Kralcı hologram çalışanlar
Asla “Kral çıplak” demezler. Tam tersine “Ben de tam onu düşünmüştüm”, “Ben de biraz önce tam öyle harekete geçmiştim”, “Ben zaten söylemiştim” gibi cümleleri, üstleri ile eş zamanlı bir biçimde peşi sıra söylerler. Çok düşünmezler, üstleri onların yerine düşünmüştür diye düşünürler. Her işi harfiyen yerine getirirler ya da getirmiş gibi görünürler, öyle gösterirler. Kralın gücü ve iktidarı devam ettiği sürece onun yanı başındadırlar, ancak iktidarın sonları ise; yeni kralın kim olacağına göre pozisyonlarını tekrar güncellerler.

Düz hologram çalışanlar
Diğer hologram profillere göre daha zararsızdırlar. Düz işçiliklerini yaparlar, hiç göze batmazlar, ancak yaptıkları işe, işin gelişimine, kurum kültürüne katkıları son derece düşüktür. “Salla baş, al maaş”, “3 Maymun” vb konseptlere gönülden bağlıdırlar. Aralarında kurtarılabilecek ve “gerçek çalışan” niteliği kazandırılabilecek olanlar var ise de, bu ancak çok etkili İK yönetimi olan işletmelerde ve güçlü süpervizyon uygulamaları ile mümkün olur.

Evet, elbette ki, bu sınıflandırmaların sayısı arttırılabilir. Yukarıda saydıklarımız sadece genel karakteristikler itibari ile yıllar içerisinde tecrübe ettiğimiz tipik çalışan profilleridir. Bu “Hologram” profillerin tam karşısında duran “Gerçek çalışan” tanımlamasına da geçmeden önce, önemli bir noktanın altını da önemle çizmek gerekir.

“Hologram çalışanlar” hiçbir zaman işletmelerin kaderi değildir. Yönetimler bu yönde kaderlerini kendileri belirlerler. Kurumsal hedeflerini hiç veya iyi tanımlamamış ve çalışanlarına bunu aktaramamış, etkili bir İK altyapısı ve yönetimi olmayan, eğitimsel faaliyetlerini ilk esen ters rüzgarda rafa kaldırmaya meyilli, performans değerlendirme/geliştirme yöntemlerini kullanmayan işletmeler, “hologram çalışan” profillerinin en çok sevdikleri, yuvalandıkları mekanlar olmuşlardır.

Gerçek çalışan: En basit tanımıyla, işini hevesli bir şekilde yapan kişidir. Başarıya odaklı, duygusallığı ve sosyalliğiyle işinde var olur. İş yerinde daha verimlidir, “hologramlara” göre daha az, hatta hiç mazeret izni kullanmaz, her zaman özenilecek davranışlarda bulunur. Bireysel performansını geliştirirken aynı zamanda takım oyuncusudur. Uzun sözün kısası; “gerçek çalışanlar”, en iyi çalışanlardır.

“Gerçek çalışanlar” bizi kısa, orta, uzun, tüm vadelerde karlılığa götürür, geleceğe taşırlar. Onlar kurumlarına sadıktır, gönüllü tanıtım elçileridir. Yönetimler hangi kararları alırlarsa alsınlar, o kararları sahada başarıyla uygulayabilecek en büyük güç, asıl uygulayıcı olan sahadaki “gerçek çalışanlar”dır.

Çalışma hayatımın içinde, tüm eğitim çalışmalarımda her zaman en üst sırada kullandığım çok değerli bir ATAsözü ile bitirelim yazımızı.

“Karar veren değil, uygulayan güçlüdür.”
Mustafa Kemal Atatürk

Erdal Dalkılıç
Green Room Solutions | Founder & Platform Leader
Hospitality Operations & Profit Solutions Expert