Yunan adasında 2 karton sigara için Türk çifti kelepçelediler
- 17.11.2025
- 137 Day
Kapıda vize uygulamasıyla çok sayıda Türk
tatilcinin adeta akın edip gittiği Yunanistan'ın Midilli Adası'nın hudut
kapısında Ayvalıklı bir çifte çirkin bir davranışta bulunuldu. 5 gün süresince
Midilli Adası'nda tatil yapmak isteyen Yoldaş Ailesi, beraberinde götürdükleri
sadece 22 paket sigara yüzünden Yunan polisi tarafından kelepçelenerek nezarete
atıldı. Nezarethanenin soğuk ve olumsuz şartları nedeniyle sağlık sorunları
yaşayan çifte en zorunlu ihtiyaçları olan bir şişe su bile uzun yalvarışlar
sonucunda verildi.
Edinilen bilgiye göre, Ayvalık'ta tanınmış bir esnaf
olan elektrik malzemeler satışı yapan bir mağazanın sahibi Emin Yoldaş (45) ile
eşi Sema Çelikkaya Yoldaş (40) mübadele döneminde dedelerinin geldiği Midilli
Adası'na geçtiğimiz 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nda tatil amaçlı gitmek istedi.
Ayvalık'taki bir feribot işletmesinden yolcu
biletlerini alan çift, Ayvalık Deniz Hudut Kapısı'ndaki free shooptan üç karton
sigara satın aldı. Aldıkları sigaraların 8 paketi beraberinde bulunan
arkadaşlarına dağıtan çift, geri kalan 22 paket sigara ile Ayvalık'tan Midilli
Adası'na gitti.
Midilli Adası Hudut Kapısı'nda; personeliyle birlikte
Türk tatilcilerin valizlerini ve üst aramalarını yapan Gümrük Müdürü Katarina
Apostolidou, Yoldaş çiftinin valizindeki 22 paket sigarayı gördü. Normalde 4
paket sigaraya izin verildiğini belirten Apostolidou, 18 paket sigaraya el
koydu ve 1500 avro para cezası kesti. Bununla yetinmeyen Yunanlı Gümrük Müdürü,
Yoldaş çiftini kelepçelenmesini sağlayarak gözaltına aldırdı ve polis eşliğinde
nezarethaneye gönderdi.
Diğer Türk tatilcilerin gözleri önünde kelepçelenen
Emin Yoldaş ve eşi Sema Çelikkaya Yoldaş, soğuk ve olumsuz şartlara sahip
nezarethanede sabaha kadar bekletildi.
Bu süreçte yemek bile verilmeyen Yoldaş çiftine,
yalvar yakar bir Yunan polis memuru tarafından bir şişe su verildi. Soğuk
nezarethanede sabahlayan Emin Yoldaş, nezarethane çıkışında Covit 19'a
yakalanırken, eşi Sema Çelikkaya Yoldaş da nezarethanede panik atak
rahatsızlığı yaşadı.
Sadece 18 paket sigara fazlalığı nedeniyle kötü
muameleye tabi tutulan Yoldaş çifti, Ayvalık'a döndüklerinde yaşadıkları
haksızlığı CİMER'e şikâyet edip, ardından da Yunanistan'ın Ege Adaları'ndaki
vize ve diğer işlemlerinin yapıldığı Rodos Adası'ndaki başkonsolosluğa durumu
bildirdi.
Emin Yoldaş, geçtiğimiz 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı
tatilinde Yunanistan'ın Midilli Adası'na kendisine ait otomobille,
Ayvalık-Midilli arasında seferler yapan feribotla gittiklerini anlatarak,
"Midilli'de gümrük yetkilileri aracımızın yanına geldi. Prosedür gereği, araçta
ne olduğunu sordular. Ben de 3 karton sigara olduğunu söyledim. Bunun üzerine
aramaya başladılar. Bagaj içerisinden çıkardıkları sigaraları ‘uygunsuz'
diyerek, bize kaçakçılık muamelesinde bulundular. Sabah saat 10.00 sıralarından
mesaileri bitinceye kadar, hem de Hudut kapısında bizde başka hiç kimsenin
işlemi olmamasına rağmen bizim işlemlerimizi bitirmediler. Daha sonra da gümrük
binasına çağırdıkları polisler eşliğinde bizi kelepçeleyerek, o sırada hudut
kapısından Midilli Adası'na giriş yapan Türk vatandaşlarının önünde rencide
edici şekilde bizi Midilli'deki karakola götürdüler. Yaklaşık bir gün boyunca
karakolda nezarethanede kaldık. Nezarethane şartları çok kötüydü. Çok soğuktu.
Üzerinde oturduğumuz süngerler çok kirliydi. İnsanlık dışı bir görüntü vardı
içeride. O nezarethane biz inanılmaz bir şekilde üşüdük. Yemek istedik. Gece
boyunca yemek vermediler. Su istedik. Yalvarmalarımıza rağmen, gece saat 02.00
gibi bir polis memuru su getirdi. Çok kötü bir gün yaşadık" dedi.
"YAŞADIKLARIMIZ İNSAN HAKLARINA
YASALARINA AYKIRI"
Emin
Yoldaş'ın eşi Sema Çelikkaya Yoldaş ise, Ayvalık Gümrüğü ‘nden geçerken hakları
olan üç karton sigara satın aldıklarını belirterek, "Arabada üç kişiydik.
Midilli'ye giderken feribotta bir karton sigarayı arkadaşlarıma dağıttım.
Geriye kalan iki karton sigarayı da çantalarım çok dolu olduğu için açıp,
çantalarıma gelişigüzel bir şekilde koydum. Midilli'de gümrükten geçtikten
sonra Gümrük Müdürü Katarina Apostolidou, sahada arabamızı aramaya başladı. Ben
doğru beyanda bulunarak, Ayvalık'tan çıkarken üç karton sigara aldığımı
söyledim. Yaptığı bu alışverişin fişini de ibraz ettim. Arabadan valizlere
paylaştırdığım 19 paket sigara çıkarttılar. Çantamda da üç paket vardı.
Toplamda 22 paketti. Normalde prosedür gereği yapmaları gereken, sigaralara el
koyulup, idari para cezası keserek bizi yollamaları gerekirken bize; karşı
çıkma direnme ve kaçakçılık olduğunu beyan ettikleri için savcılık polisi geldi
bizi kelepçeli bir şekilde gözaltına aldılar. Biz bir gece nezarethanede kaldık.
Nezarethane çok kötü şartlar altındaydı. Ama ben, Yunan polislerin
suçlamıyorum. Çünkü orada mevzuatı; direnme, karşı koyma kaçakçılık olarak
geçtikleri için onlarda yapmaları gerekeni yaptı. Nezarethanede oturulan alan
taş ve üzerinde bir sünger vardı. Bu süngerin üstü çok çok pisti. Nezarethane
çok soğuktu. Yemek ihtiyacımız oldu. Eşimin şeker hastası olduğunu söyledim.
Fakat yemek vermek yerine, 20-25 Euro arası bir para verdiler ve ‘yarın bununla
yemek yersiniz' dediler. Nezaret süresince bize kesinlikle yemek verilmedi.
Suyu da saat 02.30'da benim yalvarmalarım sonucunda bir polis memuru bize
sağladı. Tuvalete ihtiyaçlarımızı da çok geç giderildi" dedi.
Karakoldaki ifadeleri sırasında kendilerine yeminli
tercüman tahsis edilmediğin kaydeden Sema Çelikkaya Yoldaş, "Bize hiçbir
belge vermediler. Bu arada bizim için görevlendirilen kamu avukatıyla birlikte
nezarethaneden çıktıktan sonra yine kelepçeli gözaltı bir şekilde savcılığa
getirildik. 1500 Euro civarı bir para cezası ödedikten sonra tekrardan yine kelepçeli
bir şekilde savcılığa tekrar geri götürüldük. Bir saat bekledikten sonra
savcının kararıyla serbest bırakıldık. Ama İnsan Hakları Yasası'nın ilk dört
maddesini ihlal etmiş oluyorlar. Üçüncü madde, beşinci, altıncı ve sekizinci
maddeleri ihlal edilmiş. Çünkü gümrükte ifadelerimiz alınırken yeminli tercüman
yoktu. Sonradan bu ifadeleri kendimizde okuduk. Doğru düzgün çevrilemediği için
bizim söylemediğimiz cümleler bile o ifadeler yazılmış. Türkiye'ye döndükten
sonra Rodos Adası konsolosluğuna müracaat ettik. CİMER‘den Dışişleri
Bakanlığı'na şikayetlerimizi yaptık. Bize Yunanistan'ın İzmir Konsolosluğuna
gitmemiz gerektiği söylenildi. Fakat bize ve avukatımıza onca çabalarımıza
rağmen randevu vermediler. Biz; Yunanistan ve Türkiye ilişkileri arasında gidebileceğimiz
tek makamı Yunanistan İzmir Konsolosluğu olduğunu düşünüyoruz. Bu yüzden de
randevu alabilme çabalarımız sürüyor" diye konuştu.
TÜRK TATİLCİLERE YAPILAN UYGULAMA İLK
DEĞİL
Yaşanılan
olayı duyan Midilli Adası'ndaki basınının kendilerini destekleyen ve haksızlığa
uğradıkları için Gümrük Müdürü Katarina Apostolidou'nun uygulamasına tepki
gösteren yayınlar yaptıklarını belirten Yoldaş, "Midilli'deki dijital
medya ve gazete olan bizimle ilgili çok güzel haberler yaptı. Haklılığımızla
alakalı, yaşadığımız travmatik olayla ilgili çok güzel haberler
yayınlandı" dedi.
Eşi ve kendisinin mübadil çocukları oldukları için
Midilli Adası'nı çok sevdiklerini aktaran Yoldaş, "Orada hiç kimseyle bir
problemimiz yok. Hiç kimseyle bir sorun yaşamadık. Orada ev kiralıyor ve her
defasında da yaklaşık kalıyoruz. Başımıza ilk defa böyle bir şey geliyor. Ama
bildiğim kadarıyla, geçtiğimiz Haziran ayında İstanbul'dan Midilli'ye geçen bir
tatilcinin cebinden 10 bin Euro yerine 10 bin 50 Euro çıkmış. 50 Euro için
insanlara kâbusu yaşatmışlar. Midilli Gümrüğü'nde bunu yapan da yine Gümrük
Müdürü Katarina Apostolidou. O olayla ilgili de Midilli Gazeteleri yine
‘Neredeyse diplomatik kriz çıkıyordu' gibi başlıklarla yayınlar yaptılar. Yine
geçtiğimiz haziran ayında, Kestane Festivali için Midilli'ye giden Türk tatilci
bir genç kızı yine gümrük kontrolleri sırasında, çantasını çevirip içinden iç
çamaşırlarını silkeleyerek boşaltmışlar. Hem de herkesin içinde. Tüm bu
uygulamaları Midilli Gümrük Müdürü Katarina Apostolidou, kendisi sahaya inip de
yapıyor" ifadelerini kullandı.
"YUNANLI DOSTLARIMIZ DA BİZE
YAŞATILANLARA TEPKİ GÖSTERDİ"
Sema
Çelikkaya Yoldaş; yaşadıkları tüm olumsuzluklara rağmen Midilli halkını çok
sevdiklerinin altını çizerek, "Çünkü çok sıcakkanlı insanlar. Ben Midilli
halkı ile kültür olarak da çok yakın olduğumuzu düşünüyorum. Biz oraya
gittiğimizde, çok güzel ilişkilerimiz var. Bu yaşadığımız olayda da oradaki
dostlarımız bu yaşanılanlara çok büyük tepki gösterdiler. Hatta bu konuda
gerekli mercilere ulaşmamız konusunda bizi teşvik bile ettiler" dedi.
"ÇOK ÜZÜLDÜK"
Ayvalık'ta
esnaf olduklarını, ekonomik durumlarının iyi olduğunu kaydeden Yoldaş, "Bu
yüzden de 19 ya da 22 paket sigaranın kaçakçılığını yapıp, kâr elde etmeye
yeltenecek insanlar değiliz. Biz Midilli'ye belirli bir dövizle gidiyoruz.
Bizim ne kadar döviz getirdiğimizi de sistemden görüyorlar zaten. Ben orada beş
gün gibi bir süre kalacağım ve iki karton sigara ile giriş yapıyorum ve bunun
fişini de ibraz ediyorum. Üç karton satın aldığımı, bir kartonu da
arkadaşlarımız arasında paylaştığımı ibraz ediyorum. Hatta Ayvalık gümrüğündeki
Free shop‘taki çalışan çocuk beni uyardı. Ben de üç kişi olduğumuz için,
herkesin birer karton sigara ile gümrükten geçebileceğimizi düşündüm. Bu yüzden
de sorun olmayacağını düşündüm. Muhtemelen benim pasaportuma üç karton
işlendiği için sorun etmiş olabilirler. Ama biz arabada üç kişiydik. Hepimize
birer karton düşüyordu. Bunun bu kadar büyük bir sorun haline
getirilebileceğine ihtimal vermemiştim. Üstelik o üç kartonun, bir kartonunu da
yolda arkadaşlarıma dağıtmıştım. İki karton sigaranın fazlasının sıkıntı
olabileceğini bilmiyordum. Bunu kesinlikle bilmediğimizi birçok kez ifade
etmeye çalıştım. Oysa olması gereken şuydu; fazla olan sigaralara el koyup,
bize de idari para cezası kesip bizi gönderebilirlerdi. Ama bunun yerine bizi
suçlayarak, kötü muameleye tabi tutulduk. Çok üzüldük" diye konuştu
YUNAN BASINI İLE VALİ MOUTZOURIS,
YAŞANILAN OLAY NEDENİYLE GÜMRÜK MÜDÜRÜ APOSTOLİDOU'YA SERT TEPKİ GÖSTERDİ
oldaş
çiftiyle birlikte Midilli'ye giden arkadaşları da durumu Yunan basınına
aktardı. Yunan basını yaptıkları haberlerle Türk çifte haksızlık yapıldığını ve
Midilli Gümrük Müdürü Katarina Apostolidou'nun bu konuda abartılı davranmasına
tepki gösterdi.
Yunan basınının yaptığı haberlerle konudan haberdar
olan Yunanistan'ın Kuzey Ege Bölgesi Valisi Konstantinos Moutzouris'in de,
bizzat kendisinin çabalarıyla gerçekleşen Kapıda Vize uygulaması sonucunda
Yunanistan'ın Ege Adaları'na akın eden Türk tatilcilerden ciddi gelir sağladığını
ve bu tip abartılı hareketlerin iki ülke arasında diplomatik kriz
yaşatabilmesinden endişeli olduğunu belirterek, Midilli Gümrük Müdürü Katarina
Apostolidou'ya sert tepki gösterdiği öğrenildi.







