The argument in favor of using filler text goes something like this: If you use any real content in the Consulting Process anytime you reach.

  • img
  • img
  • img
  • img
  • img
  • img

Get In Touch

Güncel Haberler
Otel
Acente
Destinasyon
Vacation
Havacılık
Cruise
Teknoloji
Spor
Sağlık
Sanat

Bugünkü turizm anlayışının alkol tüketimini azaltmak isteyen bir misyonerin fikri olduğunu biliyor muydunuz?

Bugünkü turizm anlayışının alkol tüketimini azaltmak isteyen bir misyonerin fikri olduğunu biliyor muydunuz?

1800’lerin başında sanayi devrimi; geliri artan ama mutsuzlaşan, çözümü alkolde arayan bir toplum yaratmıştı. Çareyi “Temperance (Ölçülülük) Hareketinde” arayanlar, insanları şehirden uzaklaştırmak ve aile bağlarını güçlendirmek istiyordu.

Bu akımın en sert savunucularından birisi olan Thomas Cook bir fikirle dünyayı değiştirdi:

1 ŞİLİNE 485 KİŞİ
Cook, insanların "nefes alma" ihtiyacını erken fark etti.
5 Temmuz 1841’de, Leicester’dan Loughborough’ya düzenlenen o meşhur tren yolculuğu sadece basit bir gezi değil, paket turların miladıydı.
485 kişi katıldı, sadece "1 Şilin" ile.
10 sene sonra ise 150.000 kişilik bir organizasyona imza attı: Great Exhibition

DEVLETLERİN UYANIŞI
Thomas Cook bu işin "nasıl" yapılacağını gösterdi ama rakiplerimiz oyuna ne zaman ve nasıl girdi?

İSPANYA:
Turizmin sadece gezip görmekten ibaret olmadığını, bir "kalkınma modeli" olduğunu dünyada ilk fark eden ülkedir. 1905 yılında kurulan "Comisión Nacional de Turismo" ile devlet direksiyonun başına geçti. Aldıkları kararlar o dönem için devrim niteliğindeydi:
Ekonomik Çeşitlilik: Tarıma dayalı ekonomiyi turizmle dengelemek. Kıyıların Dönüşümü: Sahil şeridini atıl araziden "ekonomik üretim sahasına" çevirmek. Kamu-Özel İşbirliği: Yatırımcıya yol gösterici olmak. İspanya’nın bugün dünya turizm devi olmasının sırrı; 120 yıl önce masaya konan bu "Master Plan"dır.

İTALYA
"Marka ve Kurumsallaşma" (1919) İspanya altyapıyı kurarken, İtalya işin "marka yönetimi" kısmına odaklandı. 1919'da kurulan ulusal turizm ajansı ENIT ile turizm, dağınık yerel çabalardan kurtarılıp merkezi bir stratejiye bağlandı. Ülkeyi tarih, gastronomi ve doğa ile harmanlayıp tek bir ürün gibi pazarladılar.

FRANSA:
1936 yılında çalışanlara ücretli tatil hakkı verdi, iç turizmi hareketlendirdi.
1987’de Maison de la France ile tanıtım atağına kalktı, ülkeyi tüm dünyaya tanıttı.

GEÇ KALDIK AMA HIZLI KOŞTUK
100 yıl önceki o ilk trenleri kaçırdık.
1980’lerdeki "Bacasız Sanayi" hamlesiyle oyuna çok sert bir giriş yaptık.
1982: Turizm Teşvik Kanunu ile yatırımcının önü açıldı.
1983: Havacılığın liberalleşmesiyle ulaşılabilirlik arttı. Özel sektör oyuna dahil oldu.
Sonuç: 1990'larda ivmelenen, 2005-2015 arası 10 milyondan 40 milyona fırlayan bir ziyaretçi sayısı.
2025: 60 milyondan fazla misafirle dünyanın zirvesindeki ilk 4 ülkeden biriyiz.

Ancak;
Rakiplerimiz 120 yıl önce planlama yaparken, biz son 40 yılda, biraz da "kervan yolda düzülür" mantığıyla inanılmaz bir başarı hikayesi yazdık, nicelik hedefine ulaştık.

Bundan sonra?
Pandemi sonrası yeni dünyada yepyeni stratejiler yazılmaya başladı.
Mısır oyuna hızlı geri döndü, en ciddi rakip olacak,
"Büyük Abiler" yeni stratejiler yazıyorlar. İspanya'nın 2030 vizyonu buna en önemli örnek.

Bu farkındalık ve bilinç ile izleyecek miyiz, yoksa oyunu yazan tarafta mı yer alacağız? Siz ne düşünüyorsunuz?

Sezer ŞENER