Antalya’da turist sayısı arttı ancak kaynaklar azaldı!
- 15.12.2025
- 82 Day
Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Yusuf
Hacısüleyman, Antalya'nın 2050 vizyonunun ortak akılla belirlendiğini
belirterek, sınırlı kaynaklar karşısında kentin geleceğinin doğru tercihlerle planlanması
gerektiğini söyledi.
ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman'ın ev sahipliğinde,
sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda kentin sosyo-ekonomik yapısını
güçlendirmek ve yaşam kalitesini artırmak amacıyla düzenlenen "Antalya
2050 Vizyonu Arama Konferansı" tamamlandı. Üç gün süren konferansta,
Antalya'nın gelecek 25 yılına yön verecek stratejiler ortak akılla ele alındı.
Kamu kurumları, yerel yönetimler, üniversiteler, meslek kuruluşları, iş dünyası
temsilcileri ve sivil toplum paydaşlarının geniş katılım sağladığı konferans
'tarım', 'turizm', 'ticaret-sanayi' ve 'kentsel dönüşüm' başlıkları altında
dört ana oturum şeklinde gerçekleştirildi. Oturumlarda, Antalya'nın nüfus
artışı, göç, kaynak yönetimi, iklim değişikliği, afetler, teknoloji,
şehircilik, ulaşım ve ekonomik çeşitlilik gibi başlıklar bütüncül bir
yaklaşımla ele alındı.
"ORTAK NOKTAMIZ İNSAN YAŞAMININ
SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ"
Toplantının açılış
konuşmasını yapan ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman, ortak
noktalarının insan yaşamının sürdürülebilirliği olduğunu vurguladı. "Nasıl
bir Antalya istiyoruz, neyi neye tercih edeceğiz?" sorularının kritik
öneme sahip olduğunu belirten Hacısüleyman, bu soruların tek bir doğru cevabı
olmadığını, ancak tercih hakkının Antalya'da yaşayanlara ait olması gerektiğini
söyledi. Hacısüleyman, "Kendi geleceğimizi yine Antalyalılar olarak biz
belirlemeliyiz" dedi.
"NEYİ, NE KADAR TERCİH EDECEĞİMİZİ
KONUŞUYORUZ"
2050'ye giderken kentin nasıl
bir yol izlemesi gerektiğinin tartışıldığını belirten Hacısüleyman, "Daha
fazla ticaret mi istiyoruz, daha fazla yapılaşma mı, yoksa tarımı, suyu ve
doğayı koruyan bir Antalya mı?" ifadelerini kullandı. Tarım sektörünün
artan sıcaklıklar nedeniyle üretimde zorlandığını, turizmin ise kaynak
baskısını her geçen gün daha fazla hissettiğini kaydeden Hacısüleyman,
kentleşmenin kültürle birlikte düşünülmemesi halinde şehrin ruhunu
kaybedeceğini söyledi.
"TURİST SAYISI 5 KAT ARTTI, KAYNAKLARIMIZ AYNI
KALDI"
Antalya'nın nüfusunun 2000
yılında yaklaşık 1 milyon 700 bin olduğunu hatırlatan Hacısüleyman, bugün bu
sayının 2 milyon 700 bine ulaştığını ifade etti. Son 25 yılda kaynakların 1
milyon kişiyle daha paylaşılır hale geldiğine dikkat çeken Hacısüleyman,
"Su arttı mı? Hayır. Ama kişi başına düşen kaynak azaldı" dedi.
Turizm verilerine de değinen Hacısüleyman, 2000 yılında Antalya'ya gelen
yabancı turist sayısının yaklaşık 3,4 milyon olduğunu, bugün ise bu rakamın 17
milyonun üzerine çıktığını belirtti. Her yeni kullanıcının kaynaklara ortak
olduğunu dile getiren Hacısüleyman, turizmde bunun geçici, göçte ise kalıcı bir
etki oluşturduğunu vurguladı. Beş katlık artışa rağmen kaynaklarda benzer bir
artış yaşanmadığını vurgulayan Hacısüleyman, "Bu yükü kaldıracak hangi
kaynağımız beş kat arttı? İşte bu nedenle taşıma kapasitesini konuşmak
zorundayız" diye konuştu. Antalya'nın daha ne kadar nüfusu, turisti ve
yapılaşmayı kaldırabileceğinin bilimsel verilerle analiz edilmesi gerektiğini
ifade eden Hacısüleyman, "Kaynaklar artmayacak. Bu yüzden planlamayı
kapasite üzerinden yapmak zorundayız" dedi.
"TEKNOLOJİ BÜYÜK BİR DÖNÜŞÜM GETİRİYOR"
Son 25 yılda dijital
platformların kısa sürede küresel ölçekte büyük değerlere ulaştığını hatırlatan
Hacısüleyman, önümüzdeki 25 yılda çok daha köklü bir dönüşüm yaşanacağını
belirtti. Otonom araçlar, dikey tarım, suyun depolanması ve gri su kullanımı
gibi başlıkların konferansta ele alındığını söyleyen Hacısüleyman, "25 yıl
sonra yine aynı sorunları mı konuşacağız, yoksa bir kısmını çözmüş mü olacağız?
Bu sorunun cevabını bugünden vermek zorundayız" diye kouştu.
"İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ARTIK TEORİK DEĞİL"
İklim değişikliğinin artık
günlük hayatın bir gerçeği haline geldiğini vurgulayan Hacısüleyman,
"Eskiden 40 günde yağan yağmur bugün 2 saatte yağıyor. Sonrasında
altyapıyı ya da yönetimleri suçluyoruz ama bireysel sorumluluğumuzu da
sorgulamamız gerekiyor" dedi. Deprem, sel ve su krizinin insan yaşamını
doğrudan etkileyen başlıklar olduğunu belirten Hacısüleyman, Antalya'nın
geleceğinin ancak bütüncül, bilimsel ve sürdürülebilir bir planlamayla güvence
altına alınabileceğini sözlerine ekledi.
ANTALYA 2050 VİZYONU BELİRLENDİ
Konferans sonucunda
Antalya'nın 2050 yılına uzanan yol haritasını şekillendirecek ortak vizyon,
sürdürülebilirlik, çeşitlendirilmiş ekonomi, akıllı şehircilik ve yüksek yaşam
kalitesi ekseninde tanımlandı. Vizyon çerçevesinde Antalya'nın; kültür, sanat,
turizm ve eğitimin başkenti, marka değerleriyle Akdeniz'in çekim merkezi,
sürdürülebilir, akıllı, güvenli ve çevreye duyarlı dönüşümünü tamamlamış bir
şehir olması hedefleniyor. Tek bir sektöre bağımlı olmayan dengeli ekonomik
yapısıyla, kalite odaklı ve destinasyon çeşitliliği yüksek turizmini
güçlendiren Antalya'nın; iklim göçü baskısına rağmen kentsel dokusunu koruyan
marka şehir kimliğini pekiştirmesi öngörülüyor.
"DÜNYANIN EN YAŞANABİLİR ŞEHİRLERİ ARASINA GİRME
HEDEFİ"
Vizyon kapsamında
Antalya'nın, veriye dayalı yönetilen, çalışma, yaşam ve sosyal alanları
birbiriyle uyumlu, doğayla barışık ve kendi kendine yeten bir kalkınma modelini
hayata geçirmesi amaçlanıyor. Sanayi ve ticarette teknoloji odaklı, rekabetçi
bir güç haline gelmesi; demiryolu öncelikli lojistik altyapısı, gelişmiş liman
kapasitesi ve yatçılık ekosistemiyle yüksek katma değerli ihracat yapan küresel
bir merkez olması hedefleniyor. İklim değişikliğine uyumlu bir şehir vizyonu
doğrultusunda ise; su ve enerjiyi akıllı yöneten, yerel üretimi güçlendiren,
yenilenebilir enerji ve etkin atık yönetimiyle çevresel etkileri en aza
indiren, sürdürülebilir tarım ve Ar-Ge ekosistemi oluşturulmuş, dirençli ve
yaşam kalitesi yüksek bir şehir modeli öne çıkıyor. Bu dönüşümle Antalya'nın,
dünyanın en yaşanabilir ilk 10 şehri arasına girmesi amaçlanıyor.
"SOMUT PROJELERE DÖNÜŞECEK"
Oturumlar sonunda elde edilen
çıktılar doğrultusunda, her bir alan için hazırlanan "Antalya 2050 Vizyonu
Stratejik Yol Haritası Raporları" ilgili kurumlarla paylaşılacak.
Belirlenen stratejiler, ATSO iş birliğinde somut projelere dönüştürülerek
hayata geçirilecek. Konferans çıktılarında ayrıca; iş birliği, koordinasyon ve
yönetişim anlayışıyla tüm paydaşlarıyla birlikte çalışan, ekosistem odaklı
büyüyen bir şehir modelinin hayata geçirilmesinin önemi vurgulandı.







