The argument in favor of using filler text goes something like this: If you use any real content in the Consulting Process anytime you reach.

  • img
  • img
  • img
  • img
  • img
  • img

Get In Touch

Güncel Haberler
Otel
Acente
Destinasyon
Vacation
Havacılık
Cruise
Teknoloji
Spor
Sağlık
Sanat

Antalya turizminin geleceği

Antalya turizminin geleceği

Toplum olarak sıkça şikâyet ettiğimiz birçok sorun var: Liyakat eksikliği, ortak aklın zayıflığı, güven bunalımı… Çoğu zaman bu sorunların kaynağını dışarıda ararız. Oysa mesele, bizzat kendi toplumsal davranışlarımızda gizli. Bu durumu anlatmak için halk arasında anlatılan meşhur bir fıkrayı, affınıza sığınarak paylaşmak istiyorum.

Cehennemde kuyular fıkrası
Dünyadaki kötü amelleri nedeniyle yolu cehenneme düşen bir kişiye cehennem gezdirilmektedir. Cehennemde birçok kuyu vardır ve her kuyunun başında bir zebani bekler. Kuyudan çıkmaya çalışanların kafasına vurur, onları tekrar aşağı iter.

Ancak bir kuyunun başında hiç zebani yoktur.

Merak edenler sorar: “Bu kuyunun başında neden bekçi yok?”

Cevap kısa ve düşündürücüdür: “Bunlar Türk kuyusu… Biri çıkmaya kalksa, alttakiler hemen ayağından tutup aşağı çeker. O yüzden zebaniye gerek yok.”


Allah’tan bu sadece bir fıkradır ve gerçeği yansıtmamaktadır. Ancak verdiği mesaj, birlikte hareket etme ve ortak aklı kullanma konusundaki eksiklerimize dikkat çekmesi açısından değerlendirilebilir.

Bu perspektiften bakıldığında, birlikte hareket etme ve ortak aklı kullanma anlayışıyla hazırlanan ATSO 2035 Stratejik Planı’nı son derece olumlu buluyorum. Elbette bu benim kişisel görüşümdür; ancak yapıcı birkaç öneriyi paylaşmanın sürece katkı sağlayacağı kanaatindeyim.

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası’nın turizm 2035 stratejilerine ilişkin yaptığı bu paylaşım; değerli, yerinde ve cesur bir adımdır. ATSO’nun bu konuyu gündemine alması, gelecek perspektifi ortaya koyması ve Antalya turizmi adına önemli bir farkındalık yaratması son derece kıymetlidir.

Ancak ifade etmek gerekir ki; Bu yaklaşım doğru olmakla birlikte tek başına yeterli değildir.

Net bir gerçek var: Bu yük sadece turizm sektörünün ve otellerin omzunda taşınamaz.

Antalya büyürken şehir de büyüyor mu?

Antalya, Türkiye turizminin lokomotifidir. Bu tartışmasız bir gerçektir. Ancak bugün sormamız gereken daha derin bir soru var:

Turizm büyürken Antalya kenti de aynı oranda güçleniyor mu?

Rakamlar artarken sahada görünen tablo şudur:
- Yerel esnafın kazancı sınırlı kalıyor,
- Nitelikli çalışan sektörden uzaklaşıyor,
- Kültürel değerler hızla tüketiliyor,
- Yerel yönetimler artan altyapı ve çevre yüküyle baş başa kalıyor.

Bu nedenle dikkate almamız gereken temel gerçek şudur: Turizm artık tek bir sektörün değil, tüm ülke için ortak bir sorumluluğun alanıdır.

ATSO’nun Stratejik Vizyonu: Doğru yön, eksik halka
ATSO tarafından ortaya konan “Daha çok turist değil, daha çok değer” yaklaşımı; Antalya turizmi adına doğru, cesur ve vizyoner bir stratejik öngörüdür.

Bu vizyon;
- Otel ve turistik işletme merkezli bakışın ötesine geçmeyi,
- Turizmi şehir ölçeğinde ele almayı,
- Değeri tabana yaymayı hedeflemektedir.

Ancak bu vizyonun hayata geçmesi için ATSO’nun tek başına hareket etmesi mümkün değildir. Bu tür stratejiler, paydaşlar çoğaldıkça güçlenir ve uygulanabilir hâle gelir.

Bu stratejinin başarısı kimin desteğini gerektiriyor?

Bu stratejinin gerçekleşmesi için sürecin; Diğer turizm meslek grupları, Yerel yönetimler, Merkezi hükümet ve ilgili bakanlıklar (Turizm, Çevre, Enerji, Ulaştırma), Esnaf odaları, Sivil toplum kuruluşları tarafından ortak akıl etrafında sahiplenilmesi gerekmektedir.

Rehberler, seyahat acenteleri, ulaşım, Tur ve transfer firmaları, gastronomi işletmeleri, perakende sektörü, kültür–sanat üreticileri ve kamunun ilgili tüm kurumları bu sürecin doğal paydaşlarıdır.

Bu strateji; yalnızca Antalya için değil, tüm Türkiye için ele alınmalıdır. Turizmden daha adil pay, karar süreçlerine katılım, görünürlük ve sürdürülebilir gelir, ulaşım altyapısının geliştirilmesi, çevrenin korunması, alternatif ve çevreci enerji kaynaklarının kullanımı ve turistik bölgelerin gerçek bir cazibe merkezine dönüşmesi bu yaklaşımın doğal sonuçlarıdır.

Ancak bu hedeflerin gerçekleşmesi; ortak akıl, ortak irade ve kararlı, aktif bir hareket planı ile mümkündür. Sessiz kalan sektör, geleceğini başkalarının kararına bırakır.

Turizm; yalnızca doluluk oranlarından ibaret değildir. Turizm, bir şehrin yaşam kalitesi, bir toplumun refahı ve ortak aklının aynasıdır.

Antalya’nın geleceği de bu ortak aklın gücüyle şekillenecektir.

İbrahim ÇELİK