The argument in favor of using filler text goes something like this: If you use any real content in the Consulting Process anytime you reach.

  • img
  • img
  • img
  • img
  • img
  • img

Get In Touch

Güncel Haberler
Otel
Acente
Destinasyon
Vacation
Havacılık
Cruise
Teknoloji
Spor
Sağlık
Sanat

Osmanlı Sarayı’ndan sonraki ilk elektrikli bina neresi biliyor musunuz?

Osmanlı Sarayı’ndan sonraki ilk elektrikli bina neresi biliyor musunuz? “Pera Palas”

Dönemin Padişahı II. Abdülhamit. 
Onun izni ile ilk defa saraylar dışında bir binaya aşağıdaki imtiyazlar verildi: Elektrik, Sıcak Su ve Elektrikli Asansör.

Bugün bize bir şey ifade etmeyebilir ancak bu imkânlar 1890’ların Türkiye’sinde lüks ve teknolojiyi temsil ediyordu.

Neden bu imtiyazlar?
19. yüzyılın sonlarını hayal edin. Uçakla ulaşım yok, gemi ile yapılan tur ve rotalar oldukça kısıtlı, geriye bir tek şey kalıyor: Lüks Tren

Kültürel keşif yaparken konforundan ödün vermeyen bir kitle var. Bu elit grup sırasıyla Paris, Strasbourg, Münih, Viyana, Budapeşte, Bükreş, Varna gibi şehirlerden sonra İstanbul’a geliyordu. İstanbul bu şehirlere göre daha yetersiz konaklama imkânı sunduğu için çoğu zaman tren yolcuları konaklama deneyimleri hakkında şikâyette bulunuyorlardı. Orient Express’in sahibi olan şirket krizi fırsata çevirip İstanbul’da otel yatırımı kararı almış.

Bu karar neticesinde, Levanten mimar Alexandre Vallaury’nin imzasını taşıyan Pera Palas, 1892 yılında Tepebaşı’nda yükselmeye başladı. 1895 yılında resmi bir balo ile açılışı gerçekleşir. Bu yapı, basit bir otel inşaatı değil; İstanbul’un Avrupa turizm ağına fiziksel olarak eklemlenmesini sağladı.

Paris veya Viyana’dan trene binen diplomatlar ve bürokratlar, alıştıkları konfor ve güvenlik standardını artık İstanbul’da da bulabiliyordu. Osmanlı’nın son zamanlarındaki karışıklığa ve riske rağmen II. Abdülhamit de bu yatırımı verdiği imtiyazlarla desteklemiş.

Orient Express nasıl oraya çıktı?
Belçikalı bir bankacının oğlu olan Georges Nagelmackers 1860’larda Amerika’ya gitti. Orada “Pullman” yataklı vagonlarını gördü. Uzun mesafelerin konforla gidilebildiğini fark etti.
Ancak Avrupa paramparçaydı. Her sınırda inip tren değiştirmek gerekiyordu.

Sınırsız bir Avrupa demiryolu ağı kurma hayali ile tek bir trenle pasaport ve gümrük işlemlerini basitleştirerek Paris’ten İstanbul’a gitmeyi başardılar.
1876’da kurulan şirket, 1883’te ilk Orient Express seferini yaptı.

Pera Palas da bu vizyonun son durağı olarak zincirin son halkasıydı. 
Bu güzergâh 1977 yılına kadar çalıştı.

“101 Nolu Oda Atatürk Müzesi”
Pera Palas’ın marka değeri, sadece mimarisi veya sunduğu lüksle değil, ağırladığı en özel misafirle; Mustafa Kemal Atatürk ile zirveye ulaştı.

Özellikle Çanakkale Cephesi dönüşlerinde ve sonrasında oteli sıkça kullanan Atatürk burayı sadece bir konaklama noktası olarak kullanmamış; işgal altındaki İstanbul’da kritik kararların alındığı, ülkenin kaderinin şekillendiği bir karargâh formatına sokmuş.

Atatürk’ün konakladığı 101 numaralı oda, doğumunun 100. yılı olan 1981’de müzeye dönüştürülerek koruma altına alındı.

Bugün bu oda, Pera Palas’ı bir ticari işletme olmanın ötesine taşıyıp, Cumhuriyet tarihinin simge yapılarından biri olarak konumlandırıyor.

Sezer ŞENER