Galatasaray ve Boğaziçi Üniversitesi mezunu kravatlı taksici
- 30.12.2025
- 16 Day
İstanbul'da 10 yıllık bankacılık sektörü çalışanı
Burak Yılmaz, 'insan gözlemlemek' için çıktığı yolda taksiciliğe başladı.
Taksisine binen yolcuları alışılmışın dışında resmi bir tarz ve kravatla
karşılayan Yılmaz, "Taksicilik bir kamu hizmetidir, bu işi insanlara
memnuniyet verici şekilde yapmak bana mutluluk veriyor" dedi.
“KRAVATLI TAKSİCİ”
Galatasaray Üniversitesi
Siyaset Bilimi ve Boğaziçi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler yüksek lisans
mezunu 35 yaşındaki Burak Yılmaz, 10 senelik bankacılık ve beyaz yaka
tecrübesinin ardından sektör değiştirerek taksiciliğe başladı. Kartal
Sahili'nde bulunan bir taksi durağında şoförlük yapan Yılmaz, kısa sürede
farklı giyim tarzıyla hem diğer taksicilerin hem de yolcuların dikkatini çekti.
Takım elbise giyerek direksiyon başına geçen ve bundan dolayı Kendisine
'kravatlı taksici' lakabı takılan Yılmaz; bunun yolcular nezdinde kötü görünüme
sahip taksici profilini kırmaya yardımcı olduğunu ifade etti.
“SÖYLEDİĞİMDE İNANMAYANLAR, DALGA GEÇENLER OLDU”
Sektörü bırakıp taksiciliğe
başlama kararının yakın çevresini şaşırttığını belirten Yılmaz, "Öncesinde
10 senelik bir bankacılık tecrübem vardı; elbette büyük bir değişiklik ama ani
bir kararla da olmadı. Sürece yayılan bir şekilde bu kararı aldım. Toplumu gözlemlemek
ve yakından tanımak her zaman ilgi alanım oldu. İnsanlarla karşılaşmaktan
memnunum çünkü kurumsal dünyada görebileceğiniz insan profili çok sınırlıydı.
Ama gündelik hayatın içinde turistle de karşılaşabiliyorsunuz, acil hastaneye
giden bir yolcuyla ve adliyeye giden bir davalı ya da davacıyla
karşılaşabiliyorsunuz. Hayatı daha dar bir pencereden izlerken daha yakından
temas halinde daha büyük bir pencereden izlemeye başlıyorsunuz. Taksiciliğe
başlamadan önce bunu paylaştığım insan sayısı sınırlıydı. Bana inanmayanlar,
ciddiye almayanlar, 'Burak yine ne saçmalıyor?' diye dalga geçenler oldu. Fakat
bir o kadar destekleyenler de oldu. İnsanlar şaşırarak neden yaptığımı
sordular. Neden yaptığımı açıklayınca da güzel ve pozitif bir şekilde
yaklaştılar. Tabii ki olumsuz tepkiler başlamadan önce ve başladıktan sonra
geldi; ama asıl olumsuz tepkinin geleceği yere yani aileme henüz haber
vermedim."
“KENDİMDEN
BİR ŞEY KATMAK İSTEDİM”
Yılmaz, kendisine 'kravatlı taksici' lakabının verilmesinden memnun olduğunu
dile getirerek bunun yolcular üzerinde de olumlu bir etki oluşturduğunu
belirtti. Yılmaz, seçtiği giyim tarzı ve aldığı geri dönüşlerle ilgili olarak
şunları söyledi: "Özellikle ilk başladığım 10-20 günde buradaki abilerim
ve üstatlarım durak içinde ya da telefonda bana öyle seslendiler. Kimi yolcular
da duraktan geçerken görüp 'Vay, kravatlı taksici de varmış' dedi. Ben de bunu
benimsedim. Çünkü aslında ben ilk günden itibaren böyle giyinmiştim. Hem
yaptığım işe kendimden bir şey katmak istedim. Mesela üçüncü müşterim yaşlıca
bir amca ve teyzeydi. Amca, 'Öğretmenim bana kıyafet şahsiyettir derdi, ben
sizde bunu gördüm ve çok sevindim' dedi. Neden böyle giyindiğimi soranlar
oluyor, 'Abi sanki az önce banka şubesini kapatmışsın da taksiye çıkmışsın'
diyenler oluyor. Taksi aslında günün koşuşturmacasını biraz daha hızlandırmak
için tercih edilen bir ulaşım aracı, aynı zamanda da bir kamu hizmeti. Bu işi
insanlara memnuniyet verici bir şekilde yapmak da bana mutluluk veriyor.
Olumsuz bir geri dönüş hiç almadım, genellikle şaşırmayla beraber takdirle
karşılama var ama bunun yaygınlaşacağına yönelik bir umut da maalesef
yok."
“TAKSİCİLERE MAALESEF ÇOK TEPKİYLE
YAKLAŞILIYOR”
İnsanları gözlemlemek için adım attığı yeni mesleğinde taksicilerin
karşılaştığı pek çok soruna şahit olan Burak Yılmaz düşüncelerini,
"Taksiciliğe ve taksi şoförlerine karşı bir ön yargı ne yazık ki var.
Bunun hem yolcuları hem de şoförleri ilgilendiren sebepleri var. Taksiciler
güne aslında eksiyle başlıyor ve belirli bir süre içinde yevmiyeyi doldurması
lazım. Bu yüzden taksiciler belli bir zaman dilimi içinde olabildiğince çok
yolcuyu taşıma içgüdüsüyle hareket ediyor. Hiçbir taksi şoförü 'Ben bu
müşteriye kötü bir yolculuk yaşatayım' diyerek onları yapmıyor. Bir de bu
strese gün boyunca İstanbul gibi dünyanın en yoğun trafiğine sahip bir şehirde
direksiyon sallamanın stresi de ekleniyor. Taksici sadece taksi sürmüyor; hem
yolla, hem yevmiyeyle hem de deneyimsiz ve sabırsız sürücülerle mücadele
ediyor. Taksicilere maalesef çok tepkiyle yaklaşılıyor. Ben sivil bir araç
sürerken almadığım tepkileri taksi sürerken aldığımı iyi biliyorum"
diyerek anlattı.







