İK perspektifinden yönetici sirkülasyonu
- 6.01.2026
- 10 Day
İK perspektifinden yönetici sirkülasyonu
Yönetici sirkülasyonu, çoğu zaman bireysel performans ya da “uyum”
gerekçeleriyle açıklansa da, gerçekte kurumun insan kaynakları stratejisinin en
net göstergelerinden biridir.
Sık değişen yöneticiler; yalnızca pozisyon boşluğu yaratmaz, aynı zamanda
çalışan bağlılığı, performans yönetimi ve yetenek sürekliliği üzerinde doğrudan
etki oluşturur.
İK açısından bakıldığında her yönetici değişimi; yeniden yapılanan ekipler,
revize edilen hedefler ve sıfırdan kurulan güven ilişkileri anlamına gelir. Bu
süreçler doğru yönetilmediğinde, çalışanlarda belirsizlik hissi artar,
motivasyon düşer ve kuruma olan aidiyet zayıflar. Özellikle orta kademe
yöneticiler ve kritik roller, bu dalgalanmalardan en fazla etkilenen gruplar
olur.
Etkili bir insan kaynakları
yaklaşımı, yönetici sirkülasyonunu reaktif bir sonuç olarak değil; önleyici bir
süreç olarak ele alır. Doğru yetenek seçimi, gerçekçi beklenti yönetimi, güçlü
onboarding süreçleri ve sürekli geri bildirim mekanizmaları, bu döngüyü
kırmanın temel unsurlarıdır.
Sonuç olarak yönetici
sirkülasyonu bir “değişim refleksi” değil, kurumun liderlik geliştirme ve
yetenek yönetimi olgunluğunun aynasıdır. İstikrar, İK’nın stratejik aklıyla
mümkün olur.
Tayfun PİRPİR







