Antalya’da içerisinde otellerin de bulunduğu 6 milyar dolarlık arazi davasında “Süleyman” karmaşası
- 6.01.2026
- 15 Day
Antalya'da milyarlarca dolarlık arazilerin iki ana
mirasçısından Arap Süleyman ve Hacı Bekirzade Mehmet Ağa’nın sahte mirasçıları,
yaklaşık 70 yıldır devam eden davayı etkiliyor. Davanın avukatlarından Necati
Yılmaz, “Ailesinde 'Süleyman' ismi bulan her kimse geliyor bu dosyaya” dedi.
Kentte milyarlarca dolar değerinde, Arap Süleyman, Hacı Bekirzade Mehmet Ağa ve
Hazine adına tescil edilen arazilere ilişkin 67 yıllık davada, sahte mirasçı ve
bunların davalara müdahillik sorunu yaşanıyor. 2 milyon 400 bin metrekarelik bu
alanda; Turizm Uygulama Oteli, Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Falez ve
Rixos otelleri, Cam Piramit Parkı, AKM, Atatürk Kültür Parkı, Cam Piramit Fuar
ve Kongre Merkezi, Antalya Tenis İhtisas Kulübü, akaryakıt istasyonu,
Antalyaspor Tesisleri, Corendon Stadyumu, Antalya Adliyesi, Antalya Spor
Salonu, sayısız sitedeki 10 bin civarında konut, Meltem Pazar Yeri, tesisler,
okullar, parklar, Tapu Bölge Müdürlüğü, camiler, otoparklar, kooperatifler ve
daha birçok yapı yer alıyor.
“NASIL MİRASÇI OLDUKLARI HAKKINDA
FİKİRLERİ YOK”
Hacı Bekirzade Mehmet Ağa ve Arap Süleyman'ın bazı mirasçıları adına 20 yılı
aşkın süredir davayı takip eden Avukat Necati Yılmaz, bu dosyada taraf gibi
gözüken yüzlerce insan olduğuna işaret etti. Yılmaz, “Bunlar 'Arap Süleyman'ın
mirasçısıyız' diyorlar ama nasıl mirasçı oldukları hakkında en ufak fikirleri
yok. Ailesinde 'Süleyman' ismi bulan her kimse geliyor bu dosyaya. Mahkemelerin
de hatası var. Hiç incelemeden, buna ilişkin usul prosedürlerini yerine
getirmeden, bu taleplerle ilgili asli müdahale taleplerinin kabulüne karar
vermişler. Bir sürü insan asli olarak müdahil görünüyor dosyada ama gerçekte
nasıl mirasçı olduklarını bile bilmiyorlar" diye konuştu.
“TARAF” OLMAYAN KİŞİNİN TALEBİ
Davada en son Hacı Bekirzade Mehmet Ağa mirasçısı olduğunu iddia eden kişinin
talebinin reddine karar verildiğini belirten Necati Yılmaz, “Aslında davada
henüz taraf değil. Yani onun müdahale talebiyle ilgili bir karar verilmeden,
yani 'taraf' sıfatı kazanmadan talepte bulunması söz konusu değil. Mahkeme
sehven böyle bir karar vermiş. Yani karar verilmesine yer olmamasına, herhangi
bir karar vermesine gerek olmamasına rağmen reddine karar vermiş. Onlar da bunu
kullanmışlar ve dosya tekrar Bölge Adliye Mahkemesi'nde. Halbuki Bölge Adliye Mahkemesi
3 ay önce zaten bir karar vermiş. Aynı kararı bir daha oraya göndermenin anlamı
ne? Buradaki amaç dosyayı bir şekilde sürüncemede bırakmak. Çeşitli insanlar
bundan yararlanmaya çalışıyor" ifadelerini kullandı.
“EVRAKTA SAHTECİLİK YAPANLAR VAR”
Arap Süleyman'ın kızı Hava'nın mirasçısı olduğu yönündeki iddialarla davaya
müdahil olan ve evrakta sahtecilik suçu işlediği için ağır cezada yargılanan
H.Y.'yi örnek gösteren Yılmaz, “H.Y. denilen kişi zamanında geldi, bu davaları
geri çekme karşılığında taleplerde bulundu. Fakat tabii sadece H.Y.'nin
talebini çekmesiyle ilgili bir şey söz konusu değil. Yüzlerce insan var. Bir
grup insan var. Mesela Süleyman Ağa'nın torunu Zeynep'in mirasçısı olduklarını
iddia edenler var. Zeynep'in doğum tarihi 1877. Zeynep'in kızı yani
sülalelerinde oldukları kızı, oğlu olduğu iddia ettikleri kişilerin doğum
tarihi 1872. Yani annesinden önce doğmuş çocuklar olduğunu iddia ediyorlar. Bu
kadar komik durumlar. Fakat mahkemeler de yeterince inceleme yapmadan, müdahale
taleplerini kabul ediyor" dedi.
“NE KADAR TARAF VAR, O KADAR ZORLU”
Dosyaya bu tür kişilerin müdahil olarak eklenmesinin davayı zorlaştırdığını
dile getiren Necati Yılmaz, şöyle devam etti:“Ne kadar taraf var, o kadar zorlu
oluyor. Herkesin bir temyiz hakkı oluyor. İstinaf hakkı oluyor. İlgili, ilgisiz
bir sürü insanın böyle hakları var. Usulsüz bu hakları vermiş oluyorsunuz.
Dolayısıyla dosya bu nedenle sürüncemeye uğruyor. İki duruşma arasında bir sürü
insan ölüyor. Onların davalara katılması gerekiyor. Gerçekten mirasçı olup
olmadığını bilmediğimiz insanların veraset ilamlarını, onların çoluğuyla
çocuğunu davaya dahil etmeye çalışıyor mahkeme. Bunlar bu davaları sürüncemede
bırakan durumlar.
ÇUVALLAR DOLUSU EVRAK
'Süleyman' ismi nedeniyle Serik ilçesindeki benzer bir olayda adı geçen
'Süleyman Ağa' mirasçılarının da müdahil olarak, karmaşaya yol açtığı bu
davada, 67 yılda çuvallar dolusu evrak oluştu. Davanın uzun süredir
avukatlığını yapan isimlerden Avukat Necati Yılmaz, 1958 yılından bu yana devam
eden bu dava ve konu kapsamında açılan davalarla alakalı çuvallar dolusu evrak
oluştuğunu da dile getirdi. (DHA)







