Kartalkaya'daki otel yangını faciasında yaşamını yitirenler anıldı
- 21.01.2026
- 9 H
Bolu Kartalkaya'da bulunan Grand Kartal Otel'de 78 kişinin ölümüyle sonuçlanan yangın faciasının yıl dönümünde otel önünde dondurucu soğukta anma töreni düzenlendi. Yakınlarını kaybedenler, törende gözyaşlarına boğuldu. Yangında ölenlerin isimleri otelin duvarına yansıtılırken havaya dilek balonları uçuruldu.
Bolu'da, 21 Ocak 2025'te kayak merkezi Kartalkaya'da
bulunan Grand Kartal Otel'de gece saatlerinde çıkan yangında 78 kişi yaşamını
yitirdi, 133 kişi yaralandı. Yangının ardından başlatılan geniş çaplı
soruşturma kapsamında Bolu Ağır Ceza Mahkemesi'nde açılan davada yargılanan
şüpheliler hakkında 31 Ekim 2025'te karar verildi. Tutuklu sanıklar otelin
sahibi Halit Ergül, şirketin yönetim kurulu üyeleri Emine Murtezaoğlu Ergül,
Elif Aras ve Ceyda Hacıbekiroğlu, otel müdürü Zeki Yılmaz, Gazelle Otel Genel
Müdürü Ahmet Demir, otelin muhasebe müdürü Kadir Özdemir, otelin genel müdürü
Emir Aras, Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Sedat Gülener, İtfaiye Müdür Vekili
Kenan Coşkun ve itfaiye eri İrfan Acar, 34 çocuğa karşı 'olası kastla öldürme'
suçundan 34'er kez müebbet hapis cezasına çarptırdı. Aynı sanıklara ayrıca
yangında yaşamını yitiren 44 yetişkin yönünden 44'er kez 'olası kastla öldürme'
suçundan 24 yıl 11'er ay hapis cezası verildi.
OTELİN TEKNİK PERSONELİ VE İL ÖZEL İDARE
YETKİLİLERİNE 'BİLİNÇLİ TAKSİR'DEN CEZA'
'Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma'
suçundan Grand Kartal Otel muhasebe personeli Cemal Özer ve Mehmet Salun'u 22
yıl 3'er ay, LPG tesisat bakım görevlileri Doğan Aydın ve Muharrem Şen ve iş
güvenliği uzmanı Kübra Demir 21 yıl 4 ay 15'er gün, mutfak personeli Reşat
Bölük, otelin teknik görevlileri Tahsin Pekcan ve Hüseyin Özer, denetim şirketi
yetkilisi Ali Ağaoğlu, denetim şirketi çalışanı Aleyna Beşinci, kafeyi işleten
şirketin yetkilileri İbrahim Polat ve İsmail Karagöz, İl Özel İdaresi Genel
Sekreteri Sırrı Köstereli, İl Özel İdaresi Genel Sekreter Yardımcısı Bünyamin
Bal, eski İl Özel İdaresi Ruhsat ve Denetim Müdürü Mehmet Özel, İl Özel İdaresi
Ruhsat ve Denetim Müdürü Yeliz Erdoğan 21'er yıl, otelin resepsiyon görevlisi
Yigithan Burak Çetin 12 yıl, otelin teknik personeli Bayram Ütkü ise 18 yıl
hapis cezasına çarptırıldı.
MUTFAK PERSONELİ VE İŞ GÜVENLİĞİ UZMANI
BERAAT ETTİ
Heyet,
mutfak personeli Faysal Yaver, iş güvenliği uzmanı Ece Kayacan ve mutfak görevlisi
Enver Öztürk'ün beraatini kararlaştırdı. Mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk
hallerinin devamına, İbrahim Polat ve İsmail Karagöz'ün tutuklanmasına, Doğan
Aydın hakkında 'konutu terk etmeme' şeklindeki adli kontrol tedbirinin
uygulanmasına karar verdi. Ayrıca 'olası kast'tan hapis cezası verilen 11
sanık, 'yaralama', 'mala zarar verme' suçlarından çeşitli sürelerde hapse
çarptırıldı.
ACININ 1'İNCİ YILDÖNÜMÜNDE YAKINLARINI
ANDILAR
Facianın
1'inci yıl dönümünde Grand Kartal Otel'de yangının çıktığı gece saat 03.18'de
anma töreni düzenlendi. Acının yaşandığı otelin önüne yangında ölenlerin
fotoğrafları ile isimlerinin bulunduğu pankart asılarak karanfiller bırakıldı.
Otelin duvarına ise yangında yaşamını yitirenlerin isimleri yansıtıldı. Hava
sıcaklığının sıfırın altında 15 dereceye kadar düştüğü dondurucu soğukta anma
törenine katılanlar gözyaşlarına boğuldu. Yangında ölenler anısına gökyüzüne
dilek balonları bırakıldı.
'BİZLER YAŞAYAN ÖLÜLER GİBİYİZ'
Yangında
oğlunu kaybeden Ankara 11'inci İdare Mahkemesi Başkanı Serpil Gençbay, kabus
gibi bir yıl geçirdiklerini belirterek, “Buraya bakamıyoruz. Birçok aile
gelemedi. Son dakikaya kadar bizler de gelip gelmeme arası çok zor.
Yakınlarınızın, çocuklarınızın tabutunu görüyorsunuz. Yani şu anda tabut orası
mezar. Baktığınız zaman ayrı bir acı veriyor. İsimler dönüyor. Şurada 78 tane
can, aile, kardeş, ana baba. Anlatılacak gibi değil. Her pencere sanki bir
mezar. Orada yatıyorlar. Orada ne oldu? O gece nasıl bir şey yaşandı? Onu
düşünemiyorum bile kabus gibi. Birçok aile çıkamadı buraya. Aşağıda
bekliyorlar. Çünkü çok zor. Kaldırılacak bir şey değil ama bu da burada bir
abide gibi kalmalı. Artık bu ailelerin verdiği mücadeleler sonucunda eğer
gerçekten adalet tecelli eder de bütün suçlular, sorumlular cezasını alırsa
belki bir nebze rahatlayacağız. Bu da aslında adaletin timsali olarak bu otel
burada. Artık en son yapılan yanlışları kötülüklerin sembolü olarak kalacak.
Bizlerin ciğerlerimiz, yüreğimiz her yerimiz yanıyor. Bizler yaşayan ölüler
gibiyiz ama bizi ayakta tutan belki de tek şey bu süreçte bütün suçluların
tepeden tırnağa ne kadar dahli varsa bu olayın olmasında hepsinin cezasını
çekmeleri, onun mücadelesini veriyoruz" dedi.
'ACILARIMIZ HİÇBİR ZAMAN EKSİLMEDİ'
Yangında
oğlunu kaybeden Danıştay 9'uncu Daire Başkanı Abdurrahman Gençbay, 78 kişinin
organize kötülüğün içerisinde yaşamını kaybettiğini söyleyerek, “Çok basit
şekilde çıkan bir yangın, kendi kendine sönümlenebilecek olan bir yangın;
organize kötülükleri, hataları, kusurları, kasıtlarıyla işletme sahiplerinden
çalışanlarına, personeline kadar bunları denetlemeyen kamu görevlilerine kadar,
bunların kusurları yüzünden bir organize kötülüğe ve bir faciaya dönüşerek
insan kaybı açısından dünyada 6'ncı büyük otel yangınına dönüştü. Maalesef bu toplumda,
bu topluma yakışmayan bir fotoğraftı ve biz bir yıl önce bu fotoğrafla
karşılaştık ve evlatlarımızı, canlarımızı kaybettik. Süreç içerisinde geçen bir
yıl içerisinde ne yaşadık? Acılarımız katlanarak büyüdü. Acılarımız hiçbir
zaman eksilmedi. Bu süre içerisinde tutunduğumuz tek şey vardı. Bu organize
kötülüğe karışan kişilerin hak ettikleri cezaları alma açısından adalete
tutunmak istiyorduk. Adaletten medet umuyorduk. Çok şükür ki onu, bunun da
karşılığını en azından bu aşamada, ilk etapta mahkeme aşamasında görmüş olduk.
Bir yıla yakın süren bir yargılama sonucunda soruşturma aşamasında Bolu 1'nci
Ağır Ceza Mahkemesi toplum vicdanında yerini bulan ve emsal olabilecek bir
karara imza attı. Bu tür organize kötülüklerde bir daha yaşanmaması için toplumları
içten içe kemiren cezasızlık algısının bu toplumun gündeminden sökülüp atılması
için yapanın yanına kar kalıyor algısının sökülüp atılması için bütün emsal
olabilecek bir karara imza attılar" şeklinde konuştu.
'BU KARARA DOKUNMAMAMIZ GEREKTİĞİNE İNANIYORUM'
Gençbay,
Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından bazı sanıklar hakkında cezaların
düşürülmesi için istinafa başvurmasını değerlendirerek şunları söyledi: “Şimdi
istinaf aşamasında tarafların da istinaf talepleri var. Savcıların, savcının da
5 kişi dışında kalan kişiler için bilinçli taksirden cezalandırılması yönünde
bir istinaf başvurusu olmuş. Biz burada olası kastla cezalandırılma talebinde
bulunurken, bu sorumluluğu olan kişilerin bunların daha fazla ceza alması için
böyle bir talepte bulunmadık. Ya da mahkeme bunlara daha fazla ceza vermek için
böyle bir hükme imza atmadı. Olası kastın bütün unsurları kanunda tanımlanan
olası kastın bütün unsurları burada, bu olayda, bu maddi olayda bütünüyle
gerçekleşmiş olduğu için 11 kişi hakkında olası kastla cezalandırma
gerçekleştirilmiş oldu ve karar verildi. Dolayısıyla Cumhuriyet Başsavcılığı
iddianamesinde 13 kişi hakkında olası kastla cezalandırma talep ederken,
yargılama süreci içerisinde bilirkişi raporunda bir değişiklik yokken, ek
bilirkişi raporu istenmemişken, delillerde bir değişiklik yokken, mütalaasında
5 kişiye indirerek bunu 5 kişiyle sınırlı olarak olası kastla cezalandırma
talep etmesini ve sonrasında da istinaf başvurusunda bu yönde bir başvuru
yapmasını anlamakta zorluk çekiyoruz. Ama en doğru kararı zaten istinaf ve
Yargıtay aşamasından geçtikten sonra da yüce yargımız verecektir. Bizim buna
olan inancımız tamdır. Biz bu kararın arkasında olacağız. Bu karar toplumda
toplum vicdanında yerini bulmuştur. Bu karara dokunmamamız gerektiğine
inanıyorum. Bu kararı örselemememiz gerektiğine inanıyorum. Çünkü bu karar 78
canla birlikte onun yakınlarını ve bütün Türk toplumunu ferahlatan, onların
yüreklerinde, vicdanlarında yer bulan bir karar olmuştur"







