Türkiye’deki yeşil pasaportlu sayısı, umumi pasaportlu sayısını geçti: Yeşil pasaporta vize uygulaması sürpriz olmaz!
- 27.01.2026
- 1 Day
Türkiye’deki yeşil pasaportlu sayısı,
umumi pasaportlu sayısını geçti: Yeşil pasaporta vize uygulaması sürpriz olmaz!
Hayatımıza uzun yıllardır bir statü göstergesi olarak giren Yeşil
Pasaportun bugünlere nasıl geldiğini biliyor muyuz?
Devlet memurluğu ile alınan, emeklilikte bile
kullanılmaya devam eden yeşil pasaport, bu yönüyle olağan pasaport
uygulamalarından belirgin biçimde ayrışan bir yapıya sahip.
Cumhuriyetin ilk yıllarındaki pasaport kanunu daha
çok izin belgesi niteliğindeymiş. Yetkili
mercilere müracaat sonrası yapılan detaylı araştırma ile yurt dışına çıkacak
birey devletten izin alabiliyormuş. O dönem öğrenciler, diplomatlar ve Lozan sonrası ekonomik kalkınma için dış ticaret bağlantısı kuran az sayıda iş insanı yurt dışına çıkabiliyordu.
1950 yılında başa gelen Menderes Hükûmeti’nin ilk
icraatlarından biri 5682 sayılı Pasaport Kanunu’dur. Türkiye’nin 1949 yılında Avrupa Konseyi’ne üye olması ve
1952’de üyesi olacağı NATO’ya giriş sürecinin hızlanması, bürokraside yurt dışı
hareketliliğini artırmış ve pasaport mevzuatının yenilenmesini zorunlu kılmış.
Ayrıca II. Dünya Savaşı sonrası dünyada uçak
yolculuklarının artması, uçuş standartlarının oluşması ve uluslararası güvenlik
gereklilikleri, pasaportlarda bir dizi teknik ve hukuki güncellemeyi gerekli
hâle getirmiş.
Hem güvenlik hem de teknolojik gelişmelerle
standartlaşan pasaport defteri, bu kanunla birlikte her vatandaşa
verilen resmî bir kimlik belgesi statüsü kazandı.
1950 öncesi pasaportlar “Münferit” ve “Müşterek
(Grup)” olarak sınıflandırılıyordu. Bugün bildiğimiz Yeşil, Siyah ve Gri pasaport ayrımı da bu
kanunla netleşmiş oldu.
Devlet, 1950 reformu ile pasaportu yalnızca bir
seyahat belgesi olmaktan çıkarıp, devlet hiyerarşisini renkler üzerinden
tanımlayan bir kimlik kartı statüsüne taşıdı.
Özellikle 1960–1990 yılları arasında devletlerle
imzalanan vize muafiyeti anlaşmaları sayesinde yeşil pasaport hem kolay seyahat
aracı hem de Türkiye’nin kamu otoritesi adına tanınmış fiili bir hareket
serbestisi hâline geldi.
Avrupa Birliği’nin Schengen düzenlemeleri
öncesinde elde edilen bu kazanılmış hak, bugün dahi yeşil pasaportu
uluslararası uygulamalar içinde otomatik güven varsayımına dayanan
ayrıcalıklı bir statüye yerleştiriyor.
2017 yılında ise sistem bambaşka bir boyuta
taşındı. Bu
tarihe kadar belirli statüdeki devlet memurlarına tanınan bu hak, zaman içinde
ihracatçılara, avukatlara ve millî statüdeki başarılı sporculara da verilmeye
başlandı.
Bu hukuki genişlemeler sonucunda ülkedeki yeşil
pasaportlu sayısı, umumi pasaportlu vatandaş sayısını geçti.
Bugün meslek grupları arasındaki tartışma giderek
büyürken, Avrupa Birliği artan yeşil pasaportlu sayısını sosyal bir genişleme
olarak görmediği gibi, vize muafiyeti rejiminin arka kapıdan
aşınması olarak okuyor. Buradan çıkarımla yeşil pasaporta vize uygulaması gelirse bizler için sürpriz olmaz.
Sezer ŞENER







