The argument in favor of using filler text goes something like this: If you use any real content in the Consulting Process anytime you reach.

  • img
  • img
  • img
  • img
  • img
  • img

Get In Touch

Güncel Haberler
Otel
Acente
Destinasyon
Vacation
Havacılık
Cruise
Teknoloji
Spor
Sağlık
Sanat

Türkiye’deki yeşil pasaportlu sayısı, umumi pasaportlu sayısını geçti: Yeşil pasaporta vize uygulaması sürpriz olmaz!

Türkiye’deki yeşil pasaportlu sayısı, umumi pasaportlu sayısını geçti: Yeşil pasaporta vize uygulaması sürpriz olmaz!

Hayatımıza uzun yıllardır bir statü göstergesi olarak giren Yeşil Pasaportun bugünlere nasıl geldiğini biliyor muyuz?


Devlet memurluğu ile alınan, emeklilikte bile kullanılmaya devam eden yeşil pasaport, bu yönüyle olağan pasaport uygulamalarından belirgin biçimde ayrışan bir yapıya sahip.


Cumhuriyetin ilk yıllarındaki pasaport kanunu daha çok izin belgesi niteliğindeymiş.
Yetkili mercilere müracaat sonrası yapılan detaylı araştırma ile yurt dışına çıkacak birey devletten izin alabiliyormuş. O dönem öğrenciler, diplomatlar ve Lozan sonrası ekonomik kalkınma için dış ticaret bağlantısı kuran az sayıda iş insanı yurt dışına çıkabiliyordu. 

1950 yılında başa gelen Menderes Hükûmeti’nin ilk icraatlarından biri 5682 sayılı Pasaport Kanunu’dur. Türkiye’nin 1949 yılında Avrupa Konseyi’ne üye olması ve 1952’de üyesi olacağı NATO’ya giriş sürecinin hızlanması, bürokraside yurt dışı hareketliliğini artırmış ve pasaport mevzuatının yenilenmesini zorunlu kılmış.


Ayrıca II. Dünya Savaşı sonrası dünyada uçak yolculuklarının artması, uçuş standartlarının oluşması ve uluslararası güvenlik gereklilikleri, pasaportlarda bir dizi teknik ve hukuki güncellemeyi gerekli hâle getirmiş.


Hem güvenlik hem de teknolojik gelişmelerle standartlaşan pasaport defteri, bu kanunla birlikte her vatandaşa verilen resmî bir kimlik belgesi statüsü kazandı.


1950 öncesi pasaportlar “Münferit” ve “Müşterek (Grup)” olarak sınıflandırılıyordu. Bugün bildiğimiz Yeşil, Siyah ve Gri pasaport ayrımı da bu kanunla netleşmiş oldu.


Devlet, 1950 reformu ile pasaportu yalnızca bir seyahat belgesi olmaktan çıkarıp, devlet hiyerarşisini renkler üzerinden tanımlayan bir kimlik kartı statüsüne taşıdı.


Özellikle 1960–1990 yılları arasında devletlerle imzalanan vize muafiyeti anlaşmaları sayesinde yeşil pasaport hem kolay seyahat aracı hem de Türkiye’nin kamu otoritesi adına tanınmış fiili bir hareket serbestisi hâline geldi.


Avrupa Birliği’nin Schengen düzenlemeleri öncesinde elde edilen bu kazanılmış hak, bugün dahi yeşil pasaportu uluslararası uygulamalar içinde otomatik güven varsayımına dayanan ayrıcalıklı bir statüye yerleştiriyor.


2017 yılında ise sistem bambaşka bir boyuta taşındı.
Bu tarihe kadar belirli statüdeki devlet memurlarına tanınan bu hak, zaman içinde ihracatçılara, avukatlara ve millî statüdeki başarılı sporculara da verilmeye başlandı.

Bu hukuki genişlemeler sonucunda ülkedeki yeşil pasaportlu sayısı, umumi pasaportlu vatandaş sayısını geçti.


Bugün meslek grupları arasındaki tartışma giderek büyürken, Avrupa Birliği artan yeşil pasaportlu sayısını sosyal bir genişleme olarak görmediği gibi, vize muafiyeti rejiminin arka kapıdan aşınması olarak okuyor. Buradan çıkarımla yeşil pasaporta vize uygulaması gelirse bizler için sürpriz olmaz.

Sezer ŞENER