Hakan Saatçioğlu: "Her şey dâhil, misafir tarafından doğru anlaşılmadığında, israfa dönüşebiliyor"
- 5.02.2026
- 15 H
Antalya’da turizm sektöründe sürdürülebilir yönetim kültürünü geliştirmek amacıyla hayata geçirilen Sürdürülebilirlik Akademisi'nin, Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Lara Turizm Yatırımcıları Birliği (LATUYAB) ve Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) iş birliğiyle düzenlediği üçüncü toplantı Grand Park Lara'da gerçekleştirildi.
"Gastronomi ve Atıksız Mutfak" başlığını
taşıyan üçüncü toplantıya otel yöneticileri büyük bir ilgi gösterdi.
Toplantının açılış konuşmasını yapan POYD Başkanı Hakan Saatçioğlu, "Bugün
Antalya turizminin sürdürülebilirlik geleceğini konuşurken, sadece dolulukları,
sezonu, misafir sayılarını değil; işimizin vicdanını, sürdürülebilirliğini
ve saygınlığını da konuşuyor olacağız.
Antalya artık sadece deniz-kum-güneş destinasyonu
değil aynı zamanda güçlü bir gastronomi şehri, büyük bir üretim coğrafyası
ve dünya standartlarında hizmet kültürü olan bir turizm başkentidir.
Büyük turizm ekosisteminde en belirleyici gerçeklerden
biri olan her şey dâhil, Antalya’da artık vazgeçilmez bir hizmettir. Ancak
bugün sektörümüzün bilinçsiz her şey dahil yarışında, sektörümüzün başından
beri her şey dahil kural belirlemeden, çok açık bir sorunumuz var: Her
şey dâhil, misafir tarafından tam anlamıyla doğru anlaşılmadığında, açık büfelerimizde
israfa dönüşebiliyor.
Her şey dâhil, kaliteli hizmetin, planlı
üretimin, dengeli tüketimin, tatil süresince otelde, yediğin içtiğin ve
kullandığın adıdır. Ama maalesef bu tanım doğru yapılmadığında, iyi
niyetle kurduğumuz sistem, farkında olmadan gıda israfını büyüten bir
mekanizmaya dönüşmüş durumdadır. İsrafın boyutunu görmemiz gerekiyor. Ölce
bildiğimiz verileri yönete biliriz ve yetkililerden önlem almasını isteye
biliriz.
Biz POYD olarak göreve geldiğimiz günden bu yana bu
konuyu gündemimize aldık. Yetkili kurumlarımızla görüştük, sektör içinde
defalarca değerlendirdik.
Bu konuda hâlâ hem işletmeler tarafında hem de
misafirler tarafından yeterli ölçekte farkındalık göremiyoruz.
İşletmeler, nasıl olsa parasını aldım olarak bakıyor.
Misafirler nasıl olsa ödedim diye bakıyor. Fakat kimsenin görmediği ve
görmek de istemediği personelimizin mutfakta ve serviste üretim ve hizmet
anlayışımızı değersizleştiriyoruz. İsraf, sadece bir maliyet değil. Üreticinin
emeği, çalışanlarımızın alın teridir, Antalya’nın marka değeridir.
Madalyonun diğer tarafı: Personelin psikolojisi. Biz
otelcilikte sadece misafiri yönetmeyiz. Aynı zamanda ekibimizin motivasyonunu
ve mesleki saygınlığını da yönetiriz. Açık büfeden dönen tabaklarda, masalarda
biriken yenmemiş gıdalar.
Özellikle mesleğe yeni başlayan genç arkadaşlarımızda
şu algıyı oluşturuyor:
- Benim yaptığım işin değeri yok
- Bu kadar emek veriyoruz ama çöpe gidiyor
- Çünkü bu algı oluştuğunda, sadece gıda değil…
Mesleki gurur da israf olur, Motivasyon da israf olur,
Hizmet kalitesi de israf olur. Bugün turizm sektörünün en büyük ihtiyacı, insan
kaynağını elde tutmak, gençleri sektöre kazandırmak ve mesleği itibarlı
kılmaktır. Bu nedenle israf konusu sadece çevre konusu değildir,
Bu aynı zamanda insan yönetimi ve meslek itibarı
konusudur. Bu yüzden İl Tarım Müdürlüğümüzün düzenlemiş olduğu bu toplantıyı
çok faydalı buluyorum."







