Artık marka değil, tatilin kendisi konuşuyor
- 6.02.2026
- 14 H
Artık marka değil, tatilin kendisi konuşuyor
Bir zamanlar turizm iletişimi
çok basitti.
“Hayal et, gel, mutlu ol.”
Bol gün batımı, yavaş çekim
havuz sahneleri, fon müziğinde hafif bir caz.
Ama kabul edelim bu masal
dili artık kimseyi kesmiyor.
Yeni dönemde sahneye çıkan
şey tam olarak ürün iletişimi.
Yani otel, uçak, destinasyon.
Kısaca tatilin kendisi konuşuyor.
Misafir değişti, beklenti de.
Bugünün gezgini “eşsiz
deneyim" lafını duyunca gözlerini deviriyor.
Onun derdi artık romantik
cümleler değil.
Gezginler net cevapların
peşinde.
O oda gerçekten sessiz mi?
Çocuk varsa ben ne zaman
dinleneceğim?
Wi-Fi çekiyor mu, çekmiyorsa
nerede çekmiyor?
Ve turizm markaları nihayet,
abartı değil açıklık
sattığını nihayet fark etti.
Otellerde slogan devri
kapandı
Antalya’dan Ege’ye, birçok
otel artık “lüks”, “premium”, “seçkin” demekle uğraşmıyor.
Onun yerine;
“Günde iki saat çocuk kulübü
+ ebeveynlere ücretsiz spa”,
“Sabah deniz kenarında
eğitmenli spor, akşam protein ağırlıklı menü”
“Odanın kapısını kapattığında
dış sesi tamamen kesen izolasyon”
Yani hayal değil, paket
satmaya başladılar.
Misafir de tam olarak bunu
istiyor.
Havayolları da dürüstleşti
Eskiden her uçuş konforluydu.
Artık kimse bu kelimeye
inanmıyor.
Onun yerine koltuk aralığı
santim santim anlatılıyor.
Uçakta Wi-Fi varsa, ne kadar
hızlı olduğu söyleniyor
Uzun uçuşlarda uyuyabilmen
için koltuk, ışık ve servis detayları gösteriliyor. Kısacası mesaj net:
“Markamızı sevmen gerekmiyor,
bu uçuşta ne yaşayacağını bil yeter".
Destinasyonlar filtresiz,
sadece drone çekimi ve gün
batımıyla destinasyon tanıtma dönemi de kapandı.
Yeni iletişim dili daha
gerçek.
Kalabalıktan kaçınmak için
saat önerileri var işin içinde. Ya da
sezon dışı gelmenin
avantajları.
Burada gerçekten ne kadar
para harcarız sorusunun cevabı instagram
hayali gibi değil de gerçek hayat gibi anlatılıyor. Peki bu bakış açısını
turizm otoriteleri yıllardır söylerken neden şimdi?
Çünkü yeni turist akıllı.
Yorum okuyor,
karşılaştırıyor,
hayal kırıklığına tahammül
etmiyor.
Ve bence en önemlisi
kandırılmak istemiyor.
Kısa ve net
Marka hâlâ önemli.
Ama artık tek başına
yetmiyor.
Turizmde kazananlar açık
iletişim kuranlar yani ürününü açıkça anlatanlar ve deneyimi somutlaştıran
olacak.
Büyük laflar yerine küçük ama
gerçek faydalar sunanlar yeni çağın gezgini kapacak.
Işık TUNÇEL







