Pamukkale’nin kalbi bir yıldır kapalı!
- 6.02.2026
- 10 H
Denizli Turistik Otelciler ve İşletmeciler Derneği
(DENTUROD) Başkanı Gazi Murat Şen, yaptığı yazılı açıklamada Pamukkale’nin en
önemli çekim merkezi “Antik
Havuz”’un kapalı kalmasına tepki gösterdi.
İşte DENTUROD Başkanı Gazi Murat Şen’in açıklaması: “Pamukkale–Hierapolis
Ören Yeri’nin en güçlü çekim unsurlarından biri olan Antik Havuz, 25 Ocak 2025
tarihinde tadilat gerekçesiyle “geçici
süreyle” kapatıldı. Aradan bir yıl geçti.
Ne yazık ki bu süreçte kapalı kalan yalnızca Antik Havuz olmadı; Pamukkale’nin
turizm cazibesi de önemli ölçüde zayıfladı. İhale şartnamesine göre 30
Ağustos 2025’te teslim edilmesi gereken imalatlar, ilgili müteahhit tarafından
tamamlanarak teslim edildi. Buna rağmen Antik Havuz hâlâ ziyarete açılamadı.
Bunun temel nedeni, Antik Havuz işletmecisi ile DÖSİMM arasında teslim sürecine
ilişkin idari mutabakatın sağlanamamış olmasıdır.
Teknik olarak tamamlanmış bir çalışmanın, idari süreçlerde yaşanan
tıkanıklıklar nedeniyle aylarca kapalı kalması; kamu kaynaklarının verimli
kullanımını tartışmalı hale getirirken, destinasyon algısında da ciddi bir
aşınmaya yol açmaktadır.
Antik Havuz (Cleopatra Pool), ziyaretçiler için sıradan bir tesis değildir. Pamukkale
deneyiminin en özel, en ayırt edici noktasını temsil eder. Ziyaretçiler
yalnızca travertenleri görmek için değil, binlerce yıllık sütunların arasında
yüzme deneyimi yaşamak için Pamukkale’ye gelmektedir. Bu deneyimin uzun süre
devre dışı kalması, Pamukkale’yi benzersiz kılan unsurlardan birinin eksilmesi
anlamına gelmektedir. Bugün sahada hissedilen durum da tam olarak budur.
Nitekim 2025 yılında Türkiye genelinde turizm büyüme kaydederken,
Pamukkale–Hierapolis ziyaretçi sayılarının 2024 seviyelerinin dahi altına
düşmesi dikkat çekicidir. Bu tablo, Antik Havuz ’un kapalı kalmasının
destinasyon üzerindeki etkisini açıkça ortaya koymaktadır.
Pamukkale, yalnızca yerel bir turizm alanı değil; Türkiye’nin uluslararası vitrini
ve UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan en kıymetli değerlerinden biridir. Bu
vitrinin en önemli parçalarından birinin, tadilat tamamlanmış olmasına rağmen
uzun süre kapalı kalması, sürdürülebilir turizm anlayışıyla bağdaşmamaktadır.
Bu noktada Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın sürece daha güçlü bir inisiyatifle
müdahil olması önem taşımaktadır. Teslim sürecindeki idari tıkanıklığın
giderilmesi ve Antik Havuz ‘un ivedilikle ziyarete açılması, Pamukkale
açısından kritik bir eşiktir. Ancak mesele yalnızca havuzun açılmasıyla sınırlı
değildir. Bir yılı aşkın sürede oluşan ziyaretçi kaybının telafisi için,
Antik Havuz yeniden açıldıktan sonra Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme
Ajansı (TGA) öncülüğünde Pamukkale–Hierapolis’e yönelik yoğun, hedefli ve uluslararası
ölçekte bir tanıtım atağının başlatılması gerekmektedir.
Aksi halde kayıp yalnızca bir sezonla sınırlı kalmayacak; Türkiye’nin en
güçlü turizm markalarından birinin küresel algısında kalıcı bir zedelenme riski
doğacaktır. Pamukkale’nin bu kaybı telafi edecek potansiyeli vardır.”







