The argument in favor of using filler text goes something like this: If you use any real content in the Consulting Process anytime you reach.

  • img
  • img
  • img
  • img
  • img
  • img

Get In Touch

Güncel Haberler
Otel
Acente
Destinasyon
Vacation
Havacılık
Cruise
Teknoloji
Spor
Sağlık
Sanat

Otelcilikte sessiz evrimden gürültüsüz gerçeklere geçiş

Otelcilikte sessiz evrimden gürültüsüz gerçeklere geçiş

Değişimin sessiz ama sarsıcı yankısında, otelcilik artık marka enflasyonunun dar koridorlarından sıyrılarak, misafirin ruhuna dokunan deneyim ekonomisinin geniş ufuklarına doğru evrilmekte.

Otelcilik sektörü, yüzeyde hâlâ aynı ritüelleri sürdürüyormuş gibi görünse de, derinlerde köklü bir dönüşüm yaşıyor. 

Bu dönüşüm yalnızca teknolojik araçların değişimi değil; zihniyetin, liderliğin, misafir algısının ve markaların yeniden tanımlanmasını da kapsıyor.

Artık otelcilik, bir oda satışı değil; bir hikâye, bir deneyim, bir kimlik satışı haline gelmiş durumda.


Eskinin netliği, bugünün belirsizliğine karışıyor.

Bir zamanlar yıldız sayısı, segment ve misafir profili otelciliğin pusulasıydı. 

Netlik vardı; kurallar belliydi. 

Bugün ise markalar sabit kimlikten çıkıp sürekli yeniden konumlanıyor. 

Alt markalar, lifestyle segmentler, butik deneyimler derken kimlik bir akışkanlığa dönüşmüş durumda. 

Bu akışkanlık, misafirin zihninde otelin kimliğini sürekli yeniden tanımlıyor. 

Piyasa, bir marka çöplüğüne dönüşürken, güçlü olanlar yalnızca farklılaşmayı değil, anlam yaratmayı başaranlar oluyor.  


OTA’lar: Satış kanalından algı sahnesine dönüştü.

Online seyahat acenteleri artık yalnızca satış kanalı değil; misafirin zihninde otelin algısını şekillendiren birer sahne. 

Doluluk oranı değil, doğru kanalda doğru hikâyeyle görünür olmak belirleyici hale geldi. 

Misafir artık yalnızca bir oda değil, bir deneyim satın alıyor. 

Bir otelin fotoğrafı, yorumları ve dijital hikâyesi, misafirin zihninde kalacak hatıranın ilk satırlarını yazabiliyorsa dikkat çekiyor..  

Fiziksel renovasyondan zihinsel renovasyona geçiş şart.

Eskiden renovasyon duvarları boyamak, mobilyaları yenilemekti. 

Bugün ise zihinsel renovasyon gerekiyor. 

Dijitali sadece paylaşım zannetmek, fiyat düşürerek doluluk kovalamak, yorumu telafiyle kapatmak artık eski refleksler haline geldi.

Oyun değişti; senaryo yeniden yazıldı. 

Artık misafirin kalbini kazanmak için işletmenin zihinsel dönüşümü gerekli ve şart.

Değişimin sıcacık kaçınılmazlığı ve mecburiyeti aslen çokta çekici duruyor.

Günümüzde otelcilik sektöründe sabit kalan tek şey değişim. 

Teknolojide, ekip yönetiminde, gelir stratejisinde, liderlik anlayışında… 

Her alanda derin dönüşüm yaşanıyor. 

Farkında olan adapte oluyor, adapte olan gelişiyor, gelişen büyüyor. 

Farkında olmayan ise sessizce geride kalıyor.  

Günümüz gerçeklerini görmek, fark etmek aslen aynaya bakmak kadar kolay

Misafir profili: Tahmin edilemez, beklentiler kişiselleştirilmiş, anlık ve değişken.  

Gelir yönetimi: Artık yalnızca fiyat ayarlamak değil; doğru kanalda doğru hikâyeyi satmak.  

Marka kimliği: Sabit değil; sürekli yeniden tanımlanan bir yolculuk.  

Liderlik: Emir-komuta değil; ekipleri ilhamla yönlendiren, hibrit düşünceyi benimseyen bir anlayış.  

Deneyim: Oda satışıyla başlamıyor; misafirin zihninde otelin hikâyesiyle başlıyor.  

Bu konuda çarpıcı verilere ve anekdotlara bakacak olursak;

Dünya genelinde yapılan araştırmalara göre, misafirlerin %78’i otel seçiminde fiyat yerine hikâye ve deneyim algısını öncelikli kriter olarak görüyor.  

Bir zincir otelde yapılan iç analizde, misafirlerin %65’i oteli seçme sebebini markanın bana hissettirdiği duygu olarak tanımladı. Bu oran, fiyat avantajını seçenlerin oranından iki kat fazla.  

Bir otel yöneticisinin şu sözü, dönüşümün özünü anlatıyor: Artık odamız değil, misafirimizin zihninde bıraktığımız iz satılıyor. 

Otelcilik, görünürde aynı işleyişi sürdürse de özünde sessiz bir evrim geçiriyor. 

Bu evrim, farkında olanlar için fırsat; farkında olmayanlar için sessiz bir kayıp. 

Bugünün otelciliği, dünün refleksleriyle değil, yarının vizyonuyla yönetilmeli. 

Çünkü otelcilik artık bir oda değil, bir hikâye satıyor. Ve bu hikâyeyi en iyi yazanlar, geleceğin liderleri olacak.  

Nevzat Ahmet ÇELEBİ