Mutfaktaki meslek ahlakı
- 26.02.2026
- 1 Day
Mutfaktaki meslek ahlakı
Aşçılık sanatında hiçbir meslek
dalında göremediğimiz saygı sevgi vardır o da “usta – çırak” ilişkisidir. Çırak için ustası kutsaldır,
vazgeçilmezidir. Şöyle baktığımızda kariyerimiz, sanatımız, mesleki ahlakımız,
maddi manevi almış olduğumuz değerler hep ustamızın sayesinde değil midir?
Usta her zaman için ustadır. Şu an geldiğimiz noktada belki ustamızdan çok daha
iyi yerlere gelmiş olabiliriz ama nihayetinde bu başarıda ustamızın payı yok
mudur?
Ustamın bana söylemiş olduğu bir söz vardır “Rıza oğlum ben soğanı patatesi senin önüne koydum bundan sonrası sana
kalmış” sözü hala aklımdadır. Ustamızı unutmamak gerekir, unutmayalım ki
bizim de yetiştirmiş olduğumuz çıraklarımızdan, Aynı sevgi, saygı ve değeri
onlardan bekleyelim.
Bizi sanatkâr yapan mesleğimizde almış olduğumuz ahlaki değerlerdir. Her kişi
aşçı olamaz bu ayrı bir meziyettir.
Mutfakta kariyer planı
İnsanın geninde var koşmak. Bebeklikten başlar bir an önce yürümek için
zorlarız bedenimizi, yürümeye başlar sonrasında koşmak için zorlarız. Bu koşu
sonrasında hayatımızın bir parçası olmuştur. Bedensel güç artık hayat koşusuna
dönüşmüştür. Kariyer, başarı, hedefler, liderlik vb. geçirdiğimiz evrelere
baktığımız zaman da bunu en iyi şekilde görürüz, nereden nereye geldiğimizi,
nerede olduğumuzu. Hayat felsefemizde başarı var ise bu koşu kaçınılmazdır.
Her iş kolunda olduğu gibi aşçılık sanatında da bu böyledir. Koşmak, hedeflerini iyi belirleyerek hedeften hiç sapmadan kendi yolunu belirleyip koşmak,
mücadele etmek.
Daha dün gibi hatırlıyorum çıraklık günlerimi o mavi renk komi kıyafetinden ne
zaman kurtulup, ne zaman beyaz aşçı gömleği giyeceğim diye içim içimi yerdi.
Ustama sorardım “Şefim ne zaman beyaz gömlek giyeceğim diye
sorduğumda, ustamdan gelen yanıt zamanı geldiğinde sen hiç farkında olmadan
üzerinde görürsün demiş idi.”
O zamanki hedef bir an önce o canım beyaz aşçı gömleğini giymek idi. Evet
şimdi daha iyi anlıyorum, hedeflerimizde böyle işimizi başarı ile yaptığımızda
yılmadan usanmadan bu hayat koşusunu sürdürdüğümüzde biz hiç farkında olmadan
başarılar, kariyerler kendiliğinden peşimiz sıra bizi bulacaktır.
“Koşmadan istemeden mücadele etmeden
yerimizde sayarak başarı beklenemez”
Gastronomide Aşçılarımızın geldiği nokta tartışmasız başarılıdır.
Geçmişimize baktığımızda teknolojinin getirmiş olduğu imkânları en iyi şekilde
değerlendirmiş adapte olmuşuz. İletişimi, günümüz ekipmanlarını çok iyi bir
şekilde mutfağımıza katmışız. Kim derdi ki mutfakta bilgisayar olacak. Bundan
on beş - yirmi sene önce istenilse hadi canım ne işin var bilgisayar ile
denilirdi.
Türk aşçılarını ve mutfağını Avrupa normlarına taşıyacak isek bu
hedeflerimizden vazgeçmemek gerekir. Bunun içindir ki geçmiş dönemlerde
sunumlar, yarışmalar düzenledik. Bu yarışmaların amacı kim iyi kim kötü değil
tamamen Türk Mutfağı ve Aşçılarımızı gündemde tutmak. Yenilikler yaratmak, yerinde
saymamak Biz Mutfak Sanatçıları hedeflerimizden sapmadan bu koşuya devam etmek
dileğim ile…
Sevdiğim sözler
İngiltere Kralı Edward
İstanbul'u ziyaretindeyken yaşanan o küçük kaza, Atatürk'ün zekâsıyla bir gurur
tablosuna dönüşmüştür.
Kral onuruna verilen yemekte,
servis yapan Türk garson heyecandan eli ayağına dolaşır ve büyük bir
şangırtıyla tepsiyi yere devirir.
Salon bir anda buz keser, tüm
gözler Atatürk'e çevrilir. Herkes garsona kızacağını sanırken, Başkomutan hiç
istifini bozmadan Kral Edward'a döner ve o tarihi cevabı verir: “Majesteleri,
ben bu millete her şeyi öğrettim; fakat uşaklığı bir türlü öğretemedim!”
İşte Atatürk budur; en zor durumda bile milletini yücelten, “hizmetkâr” değil
“efendi” bir millet olduğumuzu tüm dünyaya hem de en zarif şekilde
hatırlatan liderdir.
Kaynak: Atatürk'ün Yanı Başında (Çankaya Sofrası Anıları)
İyilikle kalın…
Saygılarımla
/ Best Regards
Ali
Rıza DÖLKELEŞ
Mutfak
Yöneticisi / Food Editor
Limak
Cyprus Deluxe Hotel
Bafra
Turizm Bölgesi – İskele/K.K.T.C.
chefard@hotmail.com
www.limakhotels.com







