The argument in favor of using filler text goes something like this: If you use any real content in the Consulting Process anytime you reach.

  • img
  • img
  • img
  • img
  • img
  • img

Get In Touch

Güncel Haberler
Otel
Acente
Destinasyon
Vacation
Havacılık
Cruise
Teknoloji
Spor
Sağlık
Sanat

Turist ne istiyor, biz ne veriyoruz?

Turist ne istiyor, biz ne veriyoruz?

Turist ne istiyor, biz ne veriyoruz?

Türkiye turizmi uzun yıllardır aynı soruya aynı cevabı veriyor: Soru şu: Daha fazla turist nasıl gelir? Cevap genellikle aynı: Daha fazla otel, daha fazla yatak kapasitesi, daha büyük tesisler.

Başlangıç ve sonraki ilk 15-20 yıl için bu doğru bir stratejiydi, ama artık soru başka olmalı: Türkiye’ye gelen turist burada ne deneyim yaşıyor? Faklı olarak neler yapabiliriz, deneyimi nasıl zenginleştirebiliriz. Bizim bugün turizmde geldiğimiz noktada eksikliğimiz kesinlikle yatak sayısı ve kalitesi değil, deneyim eksikliği ve kalitesi.

 

Türkiye turizminin en az konuşulan, hassasiyet gösterilmeyen, önem verilmeyen ama büyük potansiyellerinden biri Günlük Turlar’dır.

Tekne turları, kültür turları, doğa gezileri, şehir deneyimleri… Doğru tasarlandığında bu turlar turist başına harcamayı ciddi şekilde artırabilecek potansiyele sahip. Ama gerçek şu ki Türkiye’de bu alan büyük ölçüde kendi haline bırakılmış durumda.

 

Türkiye’nin günlük tur gerçeği

Bugün birçok turistik destinasyonda günlük tur satın alan bir turistin karşılaşabileceği şeyler oldukça tanıdık: Aynı rota, aynı yemek menüsü, aynı animasyon, aynı yüksek sesli müzik, bakımsız ve kontrolsüz tarihi ve doğal alanlar, hanutçuluk. 

 

Birçok tekne turu neredeyse yüzen gece kulübü gibi çalışıyor.

Oysa turistlerin önemli bir kısmı denize çıkarken aslında:

Doğayı görmek ,sakin bir gün geçirmek, bulunduğu bölgeyi tanımak istiyor.

 

Ama çoğu zaman karşılaştıkları şey dev hoparlörlerden gelen müzik ve bağırarak yapılan animasyonlar oluyor. Kısacası turist deneyim satın alıyor, biz ona gürültülü müzik satıyoruz.

Bir de tur operatörlerinin düzenlediği ve rehberliğini Avrupa, Ortaasya ve Rusya vatandaşı  çoğu rehber olmayan ve lisan bildiği için seçilen görevlendirilenlerin yaptığı ve halıcı ve dericide son bulan turları hiç bilmediğim için değerlendirmeye almıyorum.

 

Dünyada nasıl yapılıyor?

Basit bir örnek vereyim: Londra’dan düzenlenen Stonehenge ve Bath turları kişi başı yaklaşık 120 Pound. Bu turlarda genellikle ulaşım, profesyonel rehber ve tarihi alan girişleri var. Arada yemek yenilebilecek bir mola yeri, hediyelik eşya alabileceğiniz bir mağaza mevcut.

Ne açık büfe var.
Ne eğlence programı.
Ne yüksek sesli müzik.

Ama turdan dönen insanların büyük çoğunluğu memnun.

Çünkü rehber bilgili.
Organizasyon profesyonel.
Anlatılan hikâye güçlü.

Turist oraya eğlenmeye değil, anlamaya gidiyor.

 

Peki Türkiye?

Türkiye’de ise dünya ölçeğinde tarihi alanlar saymakla bitmez. Örneğin, Efes Antik Kenti, Bergama Antik Kenti, Phaselis Antik Kenti, Olympos Antik Kent… Hepsini yazmaya çalışsam sayfalar almaz bunlar gibi sayısız dünya mirası değerinde destinasyon var

Ama bunların çoğu tur kapsamı dışında. Tabi ki istisnaları mevcut ama genel olarak profesyonel anlatım yok, Hikaye güçlü ama anlatılan hikâye yok, anlatan çok bilgili rehber yok veya çok kifayetsiz kişilerin elinde. Deneyim tasarımı yok ya da oldukça zayıf. Dahası tarihi bölgelerimiz alanlarımız bakımsız, kendi haline bırakılmış durumda. Bu ilgisizlik yüzünden eskiden çok çekici-cazip bir tur güzargahı olan Pamukkale bile cazibesini kaybetti.

 

Kaliteyi, ilgiyi ve tasarımı yapamıyoruz, durumu hoparlör ile pazarcı usulü bağırarak ucuz ürün statüsünde satmaya çalışıyoruz. Gel vatandaş batan geminin malları bunlar…

 

Standart sorunu kesinlikle çözülmeli ve devletin ve belli kurumların kontrolü altına alınmalı. Türkiye’de günlük tur organizasyonlarında bir hizmet standardı getirilmeli.

Bugün bakarsanız aynı destinasyonda iki tur arasında inanılmaz kalite farkı görürsünüz. Mesela denizde düzenlenen turlarda; Tekne kalitesi değişiyor, ekipman değişiyor, hizmet değişiyor, hatta güvenlik standartları bile değişebiliyor. Turist tur satın alırken aslında ne alacağını tam olarak bilmiyor.

Yaratıcılık eksikliği

Türkiye’de turizm bölgelerinin çoğunda günlük turların büyük bölümü birbirinin kopyası. Oysa Türkiye ;tarih, arkeoloji, gastronomi, doğa, yerel kültür, köy yaşamı konularında dünyanın en zengin ülkelerinden birisi. Bu alanlarda yüzlerce farklı tur üretilebilir. Ama gelin görün ki, ne özgün bir tasarım, ne kalite kontrolü, ne bilgili ve tecrübeli rehberlik hizmeti, ne kaliteli ulaşım hizmeti ne de gezilen yerlerde destekleyici hizmetlerde bir standart var.

 

Türkiye turizminin geleceği sadece yeni oteller açmakta değil. Asıl büyüme fırsatı turistik deneyimleri yeniden tasarlamakta. Bence bunlardan birisi günlük turları kontrol altına alıp cazibesini artırmakta: Günlük turlar yüksek standartlara kavuşur kontrol altına alınıp, teşviklerle daha kaliteli hale getirilirse, profesyonel rehberlikle güçlenir ve deneyim odaklı hale gelirse ciddi bir potansiyel.

 

Turist gerçekten ne istiyor, biz ne veriyoruz? Liyakatsiz ellerde her şeyi ucuzlatıyoruz. Tarih, kültür, doğa bize cömert davranmış ve çoğu zaman turist bunları istiyor, ama biz hâlâ ona hoparlör veriyoruz.

 

İbrahim ÇELİK