Trump: “İran, anlaşma yapmak için yalvarıyor ve ABD'ye 10 tanker petrol hediye etti”
- 27.03.2026
- 7 H
ABD Başkanı Donald Trump, "İran
benimle anlaşma yapmak için yalvarıyor. Olanları gören herkes neden anlaşma
yapmak istediklerini anlar" ifadelerini kullanarak, İran'ın ABD'ye 10
tanker petrol hediye ettiğini söyledi.
ABD Başkanı Donald Trump, basına açık olarak gerçekleştirdiği kabine
toplantısı sırasında Orta Doğu’daki savaşa ilişkin açıklamalarda bulundu.
Destansı Öfke Operasyonu ile İran’ın askeri kabiliyetlerini görülmemiş bir
şekilde vurduklarını söyleyen Trump, "Venezuela’da yaptığımız bunun daha
küçük bir versiyonuydu. İran’ın füze ve insansız hava aracı stoklarını yok
ediyoruz, savunma sanayi altyapılarını yok ediyoruz. Donanmalarını tamamen
ortadan kaldırdık, hava kuvvetlerini tamamen sildik. Füzelerinin ve füze
rampalarının büyük bir kısmını yok ettik. Rampaların muhtemelen yüzde 90’ına
yakınını yok ettik ve füzeler, fırlatma rampaları olmadan atılamaz" dedi.
"İran, anlaşma yapmak için yalvarıyor"
ABD basınında kendisinin İran’la
anlaşma yapmaya çalıştığına ilişkin haberleri "yalan haber" olarak
nitelendiren Trump, "Anlaşma yapmak için yalvaran ben değilim, onlar. İran
benimle anlaşma yapmak için yalvarıyor. Olanları gören herkes neden anlaşma
yapmak istediklerini anlar. Onlar aptal değil, aslında bir bakıma çok zekiler.
Onlar harika müzakereciler" dedi.
Trump, "Savaş konusunda kötü olduklarını söyleyebilirim ama müzakere
konusunda çok iyiler. Ve anlaşma yapmak için yalvarıyorlar. Bunu yapabilecek
miyiz bilmiyorum. Bunu yapmaya istekli miyiz, onu da bilmiyorum. Bunu dört
hafta önce yapmaları gerekiyordu. İki yıl önce yapmaları gerekiyordu. Ya da biz
göreve ilk geldiğimizde yapmalıydılar" ifadelerini kullandı.
"Muhatap olduğumuz insanlar, başka kimseyle
iletişim kuramıyor"
ABD’nin İran’ın iletişim
sistemlerini tamamen imha ettiğini ifade eden Trump, "Yaşadıkları
sorunlardan biri de bizim muhatap olduğumuz insanların başka kimseyle iletişim
kuramıyor olmaları. Çünkü tüm liderleri ortadan kaldırıldı. Birinci kademe gitti.
Yeni liderleri seçmek istediler ama onlar da gitti. Hepsi gitti. Çünkü anlaşma
yapmadılar. Bunlar hasta ruhlu insanlar" dedi.
"Sadece İsrail’i değil, Orta Doğu’yu ele geçirmek
istiyorlardı"
ABD’nin saldırıları öncesinde
İran’ın nükleer silah edinmeye çok yaklaştığı söylemini tekrarlayan Trump,
"Ama nükleer silahları olacaktı ve bunu kuşkusuz kullanacaklardı.
Biliyorsunuz, kendileriyle bir alıp veremediği olmayan ülkelere saldırdılar.
Bunlar savaşa dahil değillerdi, İran ile büyük sorunları yoktu. Bunlar
gerçekten hasta ruhlu insanlar. Sadece İsrail’i değil, Orta Doğu’yu ele
geçirmek istiyorlardı. Elbette listelerinde ilk sırada İsrail olurdu"
ifadelerini kullandı.
"NATO konusunda çok hayal kırıklığına
uğradık"
İngiltere’den destek istediklerinde
savaşa sürüklenmek istemedikleri cevabı aldıklarını söyleyen ABD Başkanı Trump,
NATO’nun İran’a yönelik saldırılarda ABD’ye yardım etmediği için hayal
kırıklığına uğradığını belirterek, "Açıkça söyleyeyim, NATO konusunda çok
hayal kırıklığına uğradık. Çünkü NATO hiçbir şey yapmadı" dedi. Trump,
"25 yıl önce NATO kağıttan bir kaplan dedim, ama daha da önemlisi biz
onların yardımına koşarız ama onlar bizim yardımımıza gelmez dedim ve
yardımımıza gelmediler" ifadelerini kullandı.
"İngiltere'nin uçak gemileri, bizim sahip
olduklarımızla kıyaslandığında oyuncak kalıyor"
Trump, İran konusunda
İngiltere’nin tavrına ilişkin olarak, "İngiltere bu işe karışmak istemedi.
Biz de onların savaşlarına karışmak istemiyoruz. İngiltere'nin uçak gemileri,
bizim sahip olduklarımızla kıyaslandığında oyuncak kalıyor" dedi. İngiltere’nin "savaş bittikten sonra" yardım teklif ettiğini söyleyen
Trump, "’Teşekkürler, zahmet etmeyin, ihtiyacımız yok’ dedim. Onlara
ihtiyacımız yok. Görevimizi başarmanın dört ila altı hafta süreceğini tahmin
etmiştik ve programın çok ilerisindeyiz. İran’a verilen tahribat açısından ne
yapıldığına bakarsanız, gerçekten çok ilerideyiz" ifadelerini kullandı.
"İran rejimi artık kesin bir şekilde
yenildiklerini kabul ediyor"
Trump, "İran rejimi
artık kesin bir şekilde yenildiklerini kabul ediyor. Bunun bir felaket olduğunu
söylüyorlar. Bu yüzden bizimle konuşuyorlar. Aksi takdirde konuşmazlardı"
dedi. İran yönetimine ilişkin açıklamalarında Trump, "Şimdi anlaşma yapmak
için bir şansları var ama bu onlara kalmış. Çıkıp ‘müzakere etmiyoruz, müzakere
etmeyeceğiz’ diyorlar ama elbette müzakere ediyorlar. Paramparça oldular.
Yerlerinde kim olsa müzakere etmezdi ki? Anlaşma yapmak için yalvarıyorlar. İyi
bir anlaşma yapabilir miyiz göreceğiz. Eğer iyi bir anlaşma yaparlarsa, boğaz
açılacak. Hürmüz Boğazı açılacak. Şu an dahi, orada mayın var mı
bilmiyoruz" dedi.
"NATO için bir sınamaydı"
ABD’nin İran konusunda
yapmakta olduğu şeyi yapmaya devam edeceğini söyleyen Trump, "Bunlar küçük
meseleler. Bu nedenle de NATO konusunda çok hayal kırıklığına uğradım. Çünkü bu
NATO için bir sınamaydı. Bir testti. Bize yardım etmek zorunda değilsiniz ama
bunu hatırlayacağız" ifadelerini kullandı.
"Ukrayna’daki savaş biraz sakinleşiyor"
Basın mensuplarının sorusu
üzerine Trump, Ukrayna’daki savaşa ilişkin olarak, "Ukrayna meselesi zor
bir durum. Çözmek için çok uğraşıyoruz. Bizi etkileyen bir yönü neredeyse hiç
yok, hatta bir bakıma o talihsiz savaş nedeniyle daha fazla askeri ekipman
satışı gerçekleştiriyoruz. Geçtiğimiz ay 25 bin kişi öldü. Çoğu asker 25 bin
kişi" dedi. Ukrayna’daki savaşın yakında çözüme kavuşacağını umduğunu
söyleyen Trump, "Bana kalırsa Ukrayna’daki savaş biraz sakinleşiyor. Bence
bunu çözme şansımız var" dedi.
Ukrayna’daki savaşın kendilerini etkilemediğini kaydeden Trump,
"Almanya’nın başındaki kişi" ifadesiyle andığı Almanya Başbakanı
Friedrich Merz ile olan bir temasını anlattı. Trump, "İran konusunda ‘Bu
bizim savaşımız değil’ dediğini duyduk. Ben de ‘Ukrayna’daki de bizim savaşımız
değil ama biz yardım ettik’ dedim. Böyle bir şey söylemesini çok uygunsuz
buldum. Ama söyledi, artık geri alınabilecek bir şey değil" dedi. Trump,
"Ukrayna bizim savaşımız değil ama yine de bütün o genç insanların
öldürülmesinin durmasını isterim. Sanki mezbahada gibi öldürülüyorlar. Orada
korkunç şeyler oluyor" ifadelerini kullandı.
İran’dan 10 tanker petrol hediye aldıklarını açıkladı
ABD Başkanı Donald Trump,
İran'ın ABD'ye 10 tanker petrol hediye ettiğini söyledi. İran’ın öncelikle
kendilerine 8 tanker hediye ettiğini söylediği açıklamasında Trump, "Sonra
söyledikleri bir şey nedeniyle özür dilediklerini ifade ederek, iki tanker daha
göndereceklerini açıkladılar. Nihayetinde 10 tanker oldu" dedi.
"Bakalım ne olacak, belki bir anlaşma
yapabiliriz"
Hürmüz Boğazı’na ilişkin
açıklamasında Trump, "Onları askeri olarak ezip geçtik. Hava kuvvetleri
yok, donanmaları yok ve çok az füzeleri kaldı. Çok büyük bölümünü patlattık.
Üretmeleri zor. Dronlar konusunda da aynı şey geçerli. Liderleri yok. Fakat
sorun şu; harika bir iş çıkarıp yüzde 99 oranında imha etsek dahi, geriye kalan
yüzde 1’lik tehdit kabul edilemez. Çünkü bu, milyar dolarlık bir geminin
gövdesine füze atılması demek olabilir. Fakat çok hızlı bir şekilde
temizlenecek. Çünkü anlaşma istiyorlar" dedi. Trump, "Dün bizimle
müzakere etmediklerini söylüyorlardı, bugün müzakerelerde bulunduğumuzu kabul
ediyorlar. Anlaşma yapmak istiyorlar ve bunu yapmak istemelerinin nedeni ağır
bir şekilde yenilmiş olmaları" ifadelerini kullandı. İran’ın Hürmüz
Boğazı’nda geçiş ücreti aldığına ilişkin bir soruya cevabında Trump,
"Geçiş ücreti almaması gerekiyor ama bir miktar alıyorlar. Kabiliyetleri
iki hafta öncesine göre çok az ve açıkçası her hafta ve her gün azalıyor. Size
söyleyebileceğim tek şey, bir anlaşma yapmak için adeta yalvarmakta oldukları.
Bakalım ne olacak, belki bir anlaşma yapabiliriz" dedi.
ABD İran petrolünü kontrol edebilir
Trump, İran’ın petrollerini
kontrol altına alma ihtimaline ilişkin olarak, "Bu bir seçenek. Bu konuda
konuşmak istemem ama bu bir seçenek. Venezuela’da çok iyi bir iş çıkardık.
Venezeula ile birlikte çalışarak milyarlarca dolar elde ettik" dedi. Körfez
ülkelerinin savaşın hızlı bir şekilde bitmesi ve İran’ın yeniden güç kazanması
ve ABD’nin bölgede olmaması durumuna ilişkin endişeleri olduğuna dair soru
üzerine Trump, "Bölgede kalmasak bile onları koruyor olacağız. Çok iyi
davrandılar. Özellikle Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri.
Ayrıca Kuveyt ve Bahreyn. Yüzde yüz destek oldular" dedi. ABD’nin
tankerleri korumak için savaş gemilerinden oluşan bir koalisyon kurması
ihtimaline dair soruya Trump, "Bir koalisyonumuz var ve çoktan orada
olmaları gerekirdi" yanıtını verdi.
"Hürmüz Boğazı’na ihtiyacımız yok"
Trump, "Bizim Hürmüz
Boğazı’na ihtiyacımız yok. Çok petrolümüz var ve ülkemiz bu durumdan
etkilenmiyor. Suudi Arabistan veya Rusya’dan iki kat fazla petrolümüz var.
Yakında üç kat olacak" dedi.
"Avrupa’yı Rusya’dan koruyoruz ama onlar bizi
korumuyor"
ABD’nin İran’a saldırıları
konusunda Orta Doğu’daki beş ülke dışında kimsenin iyi bir sınav vermediğini
söyleyen Trump, "Neredeyse hiç destek almadık. Trilyonlarca dolar harcayıp
ülkeleri koruduk. Bu bizim için küçük bir işti ve neredeyse ilk hafta zaten iş
bitmişti. Eğer büyük bir savaş olursa, ki umarım olmaz, onların yanımızda
olacağını sanmıyorum. Ve bu adil değil. Avrupa’yı Rusya’dan koruyoruz ama onlar
bizi korumuyor. Bu saçmalık" dedi. ABD Başkanı Trump, Avrupalı
müttefiklerin İran konusunda ABD’nin yardım çağrısına cevap vermemelerine
ilişkin, "İhtiyaç duyduklarında her zaman yanlarında olduk. Dürüst olmak
gerekirse, artık öyle olur mu bilmiyorum" dedi.
"Artık daha fazla askeri seçenek mevcut"
Kabine toplantısında söz alan
Başkan Yardımcısı James David Vance ise, açıklamalarına İran’ın konvansiyonel
ordusunun fiilen yok edildiği sözleri ile başladı. Vance, "Donanmaları
artık yok. Birkaç hafta önce yapabilecekleri gibi bize vurabilecek durumda
değiller. Bu ise bize seçenekler sunuyor. Diplomatik seçenekler ve müzakereler
konusunda çok haber yapıldı ama artık daha fazla askeri seçenek de mevcut"
dedi.
Vance, "Şu anda elimizde başkan görevi bir yıldan biraz fazla süre önce
devraldığında elimizde olmayan bir şey var. Elimizde, İran’ın nükleer silah
edinmemesini sağlamak için her aracı kullanabilme imkanı var" dedi.
"Tüm ülkelerin minnettar olmaları gerekiyor"
Kabine toplantısında
Dışişleri Bakanı Marco Rubio da, İran’ın ABD ile 47 yıldır savaş halinde
olduğunu ve Trump’ın diğer başkanların görmezden geldiği bir tehdidi ortadan
kaldırma yönünde adım attığını söyledi. Rubio, "İran şu anda en zayıf
anlarında bulunuyor. Şu ana kadarki en zayıf anlarında neler yaptıklarına bir
bakın. Elçiliklere, otellere saldırıyorlar. Bu insanların nükleer silahları
olsa ne yapacaklarını bir düşünün. Bu, dünya için kabul edilemez bir
risktir" dedi. Rubio, "Dünya genelinde, şikayet eden ülkeler de
dahil, tüm ülkelerin ABD böyle bir tehditle yüzleşmeye istekli bir başkana
sahip olduğu için minnettar olmaları gerekiyor" ifadelerini kullandı.
"15 maddelik eylem planı sunduk"
Kabine toplantısında ABD
Başkanı Donald Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, savaş
öncesinde İran ile yapılan müzakerelerin başarısız olmasına değindiği
konuşmasında, "Müzakereler sırasında İranlılardan uranyum zenginleştirme
konusundaki haklarından vazgeçemeyeceklerini duyduk. Ardından 11 nükleer bomba
yapmaya yetecek kadar olan yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş
İran'a sunulan 15 maddelik plana da değinen Witkoff, "Çatışmanın barışçıl
bir şekilde sona erdirilmesinde rol almak isteyenler bizimle temas kurdu. Dış
politika ekibiyle birlikte bir barış anlaşmasının çerçevesini oluşturan 15
maddelik bir eylem planı sunduk. Bu, İran’a arabulucu olarak hareket eden
Pakistan hükümeti tarafından iletildi" dedi.
Witkoff, "Gelişmelerin nereye varacağını göreceğiz. İran’ın bunun onlar
için bir dönüm noktası olduğuna ve bunun dışında daha fazla ölüm ve yıkım
dışında bir alternatif bulunmadığına ikna olup olmayacağını göreceğiz. Bunun
mümkün olacağına ilişkin güçlü işaretler var" ifadelerini kullandı. Witkoff,
"Nihayeti İran’a bir mesaj ilettik. Bir kez daha bizim hakkımızda yanlış
bir hesabın içine düşmeyin" ifadelerini kullandı.
"Bombalarla müzakereye devam
edeceğiz"
Kabine toplantısında Savunma
Bakanı Hegseth, 27 gün önce modern bir orduya sahip olan İran’ın tarihte
görülmemiş kadar etkili ve hızlı bir şekilde etkisiz hale getirildiğini
söyledi. ABD’nin İran’da 10 binden fazla hedefi yok ettiğini ve 150’den fazla
deniz aracını batırdığını söyleyen Hegseth, "Bir gecede donanmalarını
kaybetmekle kalmadılar. Donanma komutanları da artık yok. Devrim
Muhafızları’nın donanma komutanı, gece yapılan bir operasyonla öldürüldü"
dedi. ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, "Bombalarla müzakereye devam
edeceğiz. Savaş, başka yöntemlerle yapılan bir müzakeredir" dedi.
"Gemi trafiğinin her gün artmaya devam
edeceğinden eminim"
Kabine toplantısında Hazine
Bakanı Bessent, İran’ın oluşturduğu tehditlerin ortadan kalkmasıyla birlikte
gelecekte enerji fiyatları ve enflasyonun daha düşük olacağını savundu. ABD
Hazine Bakanlığı’nın İran’ın tüm finansal can damarlarını kesmek için
geçtiğimiz mart ayında verilen emri uyguladığını söyleyen Bessent, "Bu bir
gecede olan bir şey değildi. Neredeyse bir yıl düşünülen bir şeydi. İran’ın
finans sistemi aralık ayında çöktü. İran’ın savaşı finanse etme ve silah
tedarik etme kapasitesini sistemli bir şekilde azalttık. Bu, aylarca süren bir
hazırlık gerektirdi. ABD ulusal güvenliğine yönelik tehditlerin küresel ekonomik
sistemde yeri yoktur" dedi.
Körfez bölgesinde gemi hareketliliğinin de arttığını söyleyen Bessent, "Bu
daha başlangıç. Boğazı tamamen güvence altına almadan önce gemi trafiğinin her
gün artmaya devam edeceğinden eminim" dedi.







