Antalya’da bahçesindeki Boeing 737 ve F-4 Phantom ile geleceğin havacılarını yetiştiren lise
- 27.03.2026
- 6 H
Antalya'nın Aksu ilçesinde faaliyet gösteren Aksu Uçak
Bakım Teknolojisi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, sahip olduğu teknik altyapı
kadar öğrencilerin geliştirdiği projelerle de dikkat çekiyor.
Türkiye'nin ilk tematik havacılık liselerinden biri olan okulda, Boeing 737
eğitim uçağından F-4 Phantom'a, ileri düzey atölyelerden aviyonik eğitim
imkanlarına kadar birçok donanım bir arada bulunuyor. Yaklaşık 300 öğrencinin
eğitim gördüğü okul, havacılık alanında sunduğu uygulamalı eğitim modeliyle öne
çıkıyor. Öğrenciler öğrendiklerini,
okul bahçesine yerleştirilen dev "Boeing 737-400 Classic" tipi eski
yolcu uçağının tüm bakım onarım işlerini uçak içerisinde ve dışında verilen
derslerle pekiştiriyorlar.
Boeing 737-400 tipi dev uçak, iniş takımları kırıldığı için ıskartaya çıkmış ve
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun da araya girmesiyle 2019 yılında Aksu
Uçak Bakım Teknolojisi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesine getirilmişti. Okulun
bahçesine taşınan uçağa, 8 aylık çalışmayla, kütüphane, müze ve mini sinema
salonu kuruldu. Okul sıralarında anlatılan dersler Zamanın Dışişleri Bakanı
Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu'nun açılışını yaptığı uçak üzerinde 5
öğretmenin verdiği uygulamalı derslerle 40 dakikalık süre içerisinde 15'er
kişilik gruplar halinde öğrencilere tek tek anlatılıyor. Okul bahçesinde
bulunan F-4 Phantom ise 2020 yılında Hava Kuvvetleri Komutanlığı Eskişehir 1.
Hava İkmal Bakım Merkezi Komutanlığı tarafından bağışlandı.
"Biz bu konuda iddialıyız"
Okulda incelemelerde bulunan İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Yasin Eriş, okulun
2016 yılında açıldığını belirterek, "Türkiye'de ilk açılan bu anlamdaki
okullarımızdan bir tanesi, şu anda yaptığı eğitimle de Türkiye'deki en iyi
lisemiz diyebiliriz. Biz bu konuda iddialıyız. Bu iddiamızdan
vazgeçmiyoruz" dedi. Eriş, okulun yalnızca eğitim anlayışıyla değil,
teknik altyapısıyla da dikkat çektiğini ifade ederek, "Boeing uçağımız
var, maket olmayan bir uçak. Yine Türk Silahlı Kuvvetlerimizin envanterinde
kullanılmış ama emekliye ayrılmış bir F-4 Phantom uçağımız var" sözleriyle
okulun uygulamalı eğitim imkanlarına işaret etti.
Okulun uçak bakımı ve aviyonik eğitimi açısından kapsamlı imkanlara sahip
olduğunu vurgulayan Eriş, "Çocuklarımızın bu anlamda eğitimlerini en iyi
şekilde alabilmeleri adına her türlü olanağı sağlamaya çalışıyoruz. İnşallah
daha iyi yerlere de getireceğiz. Okulumuzda uluslararası yarışmalara katılacak
projelerimiz de var. Çocuklarımızın bu becerileri, bu kabiliyetleri geleceğe
dair umutlarımızı artırıyor" dedi.
Okulun sunduğu imkanlar projelere yansıyor
Okul Müdürü Haldun Çevik de
okulun yıllar içinde güçlü bir eğitim merkezine dönüştüğünü belirterek, önceki
dönem Dışişleri Bakanı ve AK Parti Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu'nun
katkılarıyla Boeing yolcu uçağı, T-67-8000 ve F-4 Phantom'un okula
kazandırıldığını, zengin atölyeler ve Avrupa staj imkanlarıyla okulun
öğrenciler için önemli bir merkez haline geldiğini söyledi. Çevik, "Okulumuz,
bir öğrencinin bu konuda yetişebileceği tüm donanımlara sahip" diyerek,
okulun aynı zamanda havacılık sektörüne öğrenci yönlendiren bir yapıda olduğunu
ifade etti.
Öğrenciler, hayallerini anlattı
Okulda eğitim gören
öğrenciler, 3D baskı teknolojisiyle geliştirdikleri uçak projelerinin
aşamalarını, projelerin teknik yönlerini, okulun sağladığı imkanları ve
havacılık alanında kurdukları gelecek hayallerini anlattı. Öğrencilerin
üzerinde çalıştığı projeler arasında ulaşılması güç bölgelerde su kalitesini ölçebilen
drone, yangınlara erken müdahale etmeyi amaçlayan sabit kanatlı insansız hava
aracı, çiftçilere destek sunmayı hedefleyen toprak analiz robotu ve yarışmalara
hazırlanan 3D baskı uçak yer alıyor.
3D yazıcıdan çıkan uçak yarışmaya hazırlanıyor
MEB Robot Yarışması'na
hazırlanan 5 kişilik ekipte yer alan Çınar Bala, yaklaşık 1 ay önce çalışmaya
başladıklarını belirterek, ilk aşamada tasarım üzerinde çalıştıklarını anlattı.
Ardından bu tasarıma uygun filament temin ettiklerini ve okul bünyesindeki 3D
yazıcılarda uçağın tüm parçalarının baskısını aldıklarını söyleyen Bala, daha
sonra yeni motor ve yeni pil sistemiyle projeyi tamamladıklarını ifade etti.
Projede 3000 mAh 6S pil kullandıklarını belirten Bala, motorun uçağı rahatlıkla
taşıyabilecek güçte olduğunu söyledi. Menzili artırmak ve havada bağlantı
kopmasını önlemek amacıyla anten sisteminde de düzenlemeye gittiklerini aktaran
Bala, uçağın tamamen fonksiyonel hale geldiğini ve uçuş testini hafta sonuna
kadar yapmayı planladıklarını kaydetti.
Hazırlık sınıfında okuduğunu
belirten Bala, projeyi bir başlangıç olarak gördüklerini ifade ederek,
ilerleyen yıllarda daha büyük uçaklar ve otonom İHA'lar geliştirmeyi
hedeflediklerini söyledi. Bala, "İlk hedefimiz, Türk gençleri olarak
vatanımıza layık bireyler olarak yetişebilmek. Sonrasında ise daha büyük
projeler üretmek istiyoruz" dedi.
"Bu okulu kazanacağım diye hedef koydum"
9. sınıf öğrencisi Ömer Miraç
Turgut ise ortaokul yıllarında okul gezisi için kampüse geldiklerini, o gün
gördüğü imkanların ardından bu okulu hedefi haline getirdiğini anlattı. Turgut,
düzenli çalışarak okulu kazanmak için çaba gösterdiğini belirterek, "Şu
anda çok şükür kazandım. Okulun imkanlarından çok memnunum. Beni çok cezbetti
açıkçası" dedi.
Asya Gök de Kastamonu'dan Antalya'ya bu okul için geldiğini belirterek, okulun
hem sosyal hem de akademik açıdan kendilerini geliştirdiğini söyledi. Uçak
bakım alanında eğitim alırken aynı zamanda akademik yönden de
desteklendiklerini ifade eden Gök, burada yapılan çalışmaların öğrencilerin
özgeçmişine önemli katkı sunduğunu belirtti. Gelecekte İTÜ'de uçak mühendisliği
okumak istediğini söyleyen Gök, doktorasını ise Münih Teknik Üniversitesi'nde
yapmayı hedeflediğini dile getirdi. Ahmet Bahadır Biçer de okulun imkanlarının
her açıdan çok üst düzeyde olduğunu belirterek, öğretmenlerin ve okul
yönetiminin öğrencileri her konuda desteklediğini söyledi. Biçer, havacılık
alanına duyduğu ilgi ile okulun sunduğu güçlü imkanların tercihinde belirleyici
olduğunu ifade etti.
Deprem bölgesinden geldi, hedefini gökyüzünde kurdu
Kahramanmaraş'tan gelen
depremzede 9. sınıf öğrencisi Nisanur Özdemir ise gökyüzüne duyduğu ilgiyi,
"Küçüklüğümden beri gökyüzüne büyük bir hayranlık duyuyorum. Mavi semaya
karşı içimde güçlü bir sevgi var. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün ‘İstikbal
göklerdedir' sözü doğrultusunda, onun izinden giden Türk gençleri olmaya gayret
ediyoruz. Proje sürecinde kendimizi sürekli geliştirmeyi amaçladık. Bu bizim
ilk yılımız. Şimdiden bunları ortaya koyabiliyorsak, ilerleyen yıllarda çok
daha iyi işler başarabileceğimize inanıyoruz. Ben Kahramanmaraş'tan, deprem
bölgesinden geliyorum. Burada bize sunulan imkanlar ve önümüze konulan örnekler
gerçekten çok değerli. Haldun Hocamızın bizimle sürekli ilgilenmesi de benim
için çok kıymetli. Uzak bir şehirden geldiğim için kendisini burada bir baba
gibi görüyorum" sözleriyle anlattı.
Ulaşılamayan noktalardaki suyu analiz eden dron
10. sınıf öğrencisi Ahmet
Sinan, erişilmesi güç bölgelerdeki su kaynaklarının kalitesini ölçmek amacıyla
tasarladıkları dron sistemini anlatarak, "Bu proje ulaşamadığımız yerlerde
göllerde, denizlerde ya da dağın tepesinde oluşan krater göllerinde suyun katı
atık, pH ve alkali değerlerini ölçmemizi sağlıyor ve bu bilgileri anlık olarak
bize aktarıyor" dedi. Sinan, projenin tamamen okulda el yapımı olarak
üretildiğini belirterek, sistemin uzun süre otonom uçuş yapabilen, yüksek
menzilli ve geliştirilmeye açık bir dron olduğunu söyledi.
Manavgat yangınlarından sonra geliştirilen müdahale
uçağı
Umut Bitlisli ile Efe Uysal
da yangınlara erken müdahale etmeyi amaçlayan sabit kanatlı insansız hava aracı
projeleri hakkında bilgi verdi. Bitlisli, "Uçağımızın amacı bir ormanda ya
da küçük bir işletmede yangın çıktığında, itfaiye aracı gelmeden önce hızlı
şekilde müdahale edebilmek" dedi.
Projenin çıkış noktasının Manavgat yangınları olduğunu anlatan Bitlisli,
yaklaşık 1 yıldır tasarım üzerinde çalıştıklarını, şu anda prototip ve test
aşamasında olduklarını söyledi. Uysal ise projeyi, yangınlara erken müdahale
imkanı sağlayan ve 2 ila 3 yangın topu taşıma kapasitesine sahip sabit kanatlı
uçak olarak tanımladı.
Çiftçiye destek verecek toprak analiz robotu
Öğrenci Ömer Miraç Turgut
tarafından geliştirilen toprak analiz robotu da okulda yürütülen projeler
arasında yer aldı. Turgut, topraktaki nem, iletkenlik, sıcaklık, fosfat,
potasyum ve azot gibi değerleri ölçerek verimliliği yüzdelik olarak ortaya
koyacak bir sistem üzerinde çalıştıklarını anlattı. Robotun çiftçilere destek
sunabilecek şekilde tasarlandığını belirten Turgut, projeyi MEB Robot Yarışması
için hazırladıklarını söyledi.
30 kişilik takım uluslararası yarışmaya hazırlanıyor
Okulun robotik takımında yer
alan Alara Erkan ise geçen yıl mayıs ayında kurulan ekibin uluslararası liseler
arası robotik yarışmasına hazırlandığını söyledi. Erkan, takımın 30 kişiden
oluştuğunu, ocak ayından bu yana çalışmalarını sürdürdüğünü ve yarışmaya
katılım için gereken yaklaşık 6 bin dolarlık ücreti sponsor desteğiyle
tamamladıklarını belirtti. Geliştirdikleri robotun top toplama ve atma görevi
üzerine kurulduğunu söyleyen Erkan, üç hafta sonra Ankara'daki ilk yarışmaya
katılacaklarını ifade etti.







