Turist olarak gezdiği Topkapı Sarayı’nda görüp etkilendiği çini sanatında “Kültürel Miras Temsilcisi” oldu
- 30.03.2026
- 13 H
Mersin'de yaşayan Merve Kara (40), 25 yıl önce ailesi ile Topkapı Sarayı'nı gezerken hayran kalıp başladığı çini sanatında ‘Kültür ve Turizm Bakanlığı Çini Sanatçısı ve Somut Olmayan Kültürel Miras Temsilcisi’ unvanını elde etti.
Kentte yaşayan Merve Kara, 25 yıl önce henüz 15
yaşındayken ailesiyle Topkapı Sarayı'nı gezerken çini duvarların ihtişamına
hayran kaldı. Kente dönünce çini sanatını araştıran Kara, dayısının hediye
ettiği tabak ile çini sanatı serüvenine başladı. Çini üzerine çalışmalar yapan
Kara, Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Çini İşlemeciliği ön lisans bölümünde 2
yıl eğitim aldıktan sonra Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi Güzel Sanatlar
Fakültesi Geleneksel Türk Sanatları Bölümü Çini Anasanat Dalı'nda lisans eğitimini
tamamladı. Merve Kara, kendi imkanları ile kurduğu atölyesinde çalışmalarını
sürdürmeye başladı. Çok sayıda sergi açarak eserlerini sanatseverlerle
buluşturan Kara, aynı zamanda atölyesinde çini kursları vererek UNESCO
tarafından Somut Olmayan Kültürel Miras listesine dahil edilen çini sanatını
yaşatıp gelecek nesillere taşımayı hedefliyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı
tarafından Kara’ya, ‘Kültür ve Turizm Bakanlığı Çini Sanatçısı ve Somut Olmayan
Kültürel Miras Temsilcisi’ ünvanı verildi.
“TOPKAPI SARAYINDAKİ ÇİNİLERDEN ÇOK
ETKİLENDİM”
Çini
sanatı ile tanışmasını anlatan Merve Kara, “Çini sanatına merakım bir İstanbul
gezisi ile başladım. Topkapı Sarayı’nı gezerken duvarlardaki mimari çiniler
beni çok etkilemişti. Oradan etkilenip bu sanatı araştırmaya başladım.
Üniversitede akademik olarak bu bölümü seçtim. Akademik eğitimimi bu yönde
tamamladım. Şimdi de mesleği sürdürüyorum” dedi.
“BU BÜYÜK BİR SORUMLULUK”
Kültür
ve Turizm Bakanlığı tarafından verilen ünvanın başarıları için ilk adım
olduğunu dile getiren Kara, “Bu ünvanı alabilmek için belli başlı sınavlardan,
denetimlerden geçmeniz gerekiyor. Bu denetimler ve sınav bakanlık tarafından
yapılıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı bana bu ünvanı vererek onurlandırdı.
Ünvan manevi olarak büyük bir doygunluk, başarının ilk adımı. Çünkü siz
bulunduğunuz şehirde yasal olarak bir kültürü temsil ediyorsunuz. Bu büyük bir
sorumluluk. Bu sorumluluğun sahibi, taşıyıcı ve yürütücüsü olmak, bu mirası
yeni kuşaklara aktarmak büyük sorumluluk gerektiriyor. Ben de bu ünvanımla
beraber sorumluluğumu taşımaya çalışıyorum” diye konuştu.
Çini sanatına ilişkin de bilgi veren Kara, "Çini;
şekil verilmiş çamurun ilk pişiriminin ardından üzerinin belirli teknikte
motiflenip boyanması ve tekrar 930 derecede fırında 14 saat boyunca
pişirilmesiyle ortaya çıkan bir Türk süsleme sanatı. Tarihi çok eskilere
dayanıyor” ifadesini kullandı. (DHA)







