Cumhuriyet döneminin ilk inanç müzesi: Mevlâna Külliyesi
- 1.04.2026
- 1 Day
Cumhuriyet döneminin ilk inanç müzesi: Mevlâna Külliyesi
Cumhuriyet döneminin ilk
inanç müzesi neresi?
Kapıları 1927’de müze
statüsünde açılan Mevlâna Külliyesi’dir.
30 Kasım 1925 tarihinde
yürürlüğe giren 677 Sayılı Tekke ve Zaviyelerin Kapatılması Kanunu kapsamında,
Mevlâna Dergâhı sahip olduğu kültürel envanter sebebiyle kapatılmaktan istisna
tutulmuş, koruma ve tasnif süreçlerinin ardından 2 Mart 1927 tarihinde “Konya
Asâr-ı Atîka Müzesi” adıyla ziyarete açılmıştır.
Selçuklu Sultanı 1. Alâeddin
Keykubad, Mevlâna’nın babası Bahaeddin Veled’e Sarayın gül bahçesini tahsis
etmiş. Bahaeddin Veled, Moğol istilası nedeniyle Afganistan’ın Belh bölgesinden
ailesiyle göç edip Karaman’a yerleşmiş. Alaeddin Keykubad onun ününü duyunca
ısrarla Konya'ya davet etmiş. “Sultanu’l Ulema” (alimlerin sultanı) unvanıyla
tanınan Bahaeddin Veled, sarayda müderris olarak görevlendirilmiş.
1231'de Bahaeddin Veled'in
vefatı ve buraya defnedilmesi sonrası Mevlâna dergâhın manevi lideri olarak
görevi devralmış, burayı bir eğitim ve düşünce merkezine dönüştürmüştür.
Mevlana’nın ölümünden bir
sene sonra 1274 yılında Konya’nın ileri gelenleri Kubbe-i Hadra'yı (Yeşil
Kubbe) dönemin büyük mimarlarından birisi olan Bedrettin Tebrizi'ye inşa
ettirmiş. Dört kalın sütun üzerine
oturan Yeşil Kubbe 16 dilimli külah formunda ve yeşil / mavi çinilerle
kaplıdır. Bu mistik mekânı kilometrelerce mesafeden görülebilir kılan bu yapı
aynı zamanda Konya’nın da simgelerinden birisidir.
800 yılı aşkın bir gelenekten
bahsediyoruz. Depremlere, yangınlara ve yıkımlara maruz kalsa da bu yapı
Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet döneminde restorasyonlar geçirdi. Belli başlı
bazı çalışmaları paylaşmak isterim:
Kubbe-i Hadra inşası
(Selçuklu, 1274)
Kalem işi süslemeler (Yavuz
Sultan Selim)
Semahane ve Derviş Hücreleri
(Kanuni Sultan Süleyman, II Bayezid)
Deprem sonrası restorasyon
(II. Mustafa)
Yangın sonrası detaylı
yenileme (Abdulhamit)
Cumhuriyet dönemi sonrasında
ise ondan fazla bakım ve restorasyon çalışması var. Dergâh inşası statik
kalmamış, her siyasi dönemde sistematik onarım ve eklemelerle geliştirilmiştir.
Mevlâna Müzesi, günümüzde
yıllık ortalama 3 milyon ziyaretçi ağırlayan Türkiye'nin en çok ziyaret edilen
ve en yüksek gelir üreten ilk üç müzesinden biridir.
Yazıyı Mevlana’nın güzel bir
sözüyle noktalıyorum:
“Kapalı kapı yoktur, yanlış
anahtar vardır.”
Sezer ŞENER







