Yusuf Hacısüleyman: “Antalya’da deniz trafiğini arttırarak, karayolu sıkışıklığını azaltalım”
- 4.04.2026
- 5 Day
Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Yusuf
Hacısüleyman, küresel gerilimlerin tarım, turizm ve sanayi üzerinde baskı
oluşturduğunu belirterek, "Göç alan bir şehiriz. Fakat şehrimizi
düzenlerken bu kadar trafik yoğunluğunu hiç düşünmemiştik. Antalya için
istediğimiz şu; ilçeler ve şehir merkezi arasında denizimizi sadece yüzmek için
kullanmayalım, serinlemek için kullanmayalım. Deniz trafiğimizi arttırarak,
karayolu sıkışıklığımızı bir şekilde azaltalım" dedi.
ATSO 144. Yıl Vergi ve
Ali Bahar Özel Ödülleri Töreni, ATSO Atatürk Konferans Salonu'nda
gerçekleştirildi. Törende konuşan ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, küresel
gelişmelerin ekonomi üzerindeki etkilerinden Antalya'nın üretim gücüne,
turizmden altyapı ihtiyacına kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu.
Programın sonunda 144. Yıl Vergi ve Ali Bahar Özel Ödülleri sahiplerine takdim
edildi.
Turizm sektörünün de
savaş ve risk ortamından etkilendiğini belirten ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman,
lojistik giderleri ile sigorta maliyetlerindeki artışın paket tur fiyatlarına
kadar yansıdığını söyledi. Hacısüleyman, "Turizmde lojistik dediğimiz bir
unsur var. O da esas olarak taşıyıcılarımızın, uçaklarımızın yakıt fiyatlarının
artmasıdır. Bu da bilet fiyatlarının artması, paket tur fiyatlarının yükselmesi
anlamına geliyor. Sadece bununla kalmıyor. Savaş ve riskler sigorta
maliyetlerini de artırıyor. Hem gemi taşımacılığında hem uçak taşımacılığında
hem de karayolu taşımacılığında birçok maliyet yükseliyor" dedi.
"TURİZMİN YÜZDE 63'Ü ANTALYA'DA
GERÇEKLEŞİYOR"
Antalya'nın turizmdeki ağırlığına
işaret eden Hacısüleyman, kentin Türkiye ekonomisi açısından taşıdığı öneme
vurgu yaptı. Hacısüleyman, "Antalya turistik bir kent. Ana lokomotifi
ihracat gelirleri 18 milyar dolarla ülkemizdeki başkent ve lokomotif üretici
durumdadır. Türkiye'nin 150 milyon gecelemelik bir turist kapasitesi var. Bunun
95 milyonu Antalya'da gerçekleşiyor. Yani turizmin yüzde 63'ü Antalya'da
gerçekleşiyor. Turizm neden ana lokomotif? Çünkü turizm her sektörden mal ve hizmet
alıyor. Hepimiz turizme mal veya hizmet üretiyoruz. Ürettiğimizin fazlasını
ülkemizin diğer bölgelerine gönderiyoruz. Bir kısmını da ihracat şeklinde
yapılandırıyoruz. Ama bu lokomotifte en küçük bir titreme dahi herkesi
etkileyebiliyor" diye konuştu.
"MART AYINDA BAŞLAYAN HUZURSUZLUK REZERVASYON
AKIŞLARINI YAVAŞLATTI"
Mart ayında başlayan huzursuzluğun
rezervasyon akışlarında yavaşlamaya neden olduğunu belirten Hacısüleyman, sezon
içinde tam toparlanma sağlanamaması halinde kayıpların tek haneli oranlarda
hissedilebileceğini söyledi. Hacısüleyman, "Biz diliyoruz ki turizmde hiç
kayıp vermeden hareket edelim. Ancak Mart ayında başlayan bu huzursuzluk
rezervasyon akışlarında yavaşlamaya sebebiyet verdi. Bu yavaşlama, eğer sezon
içerisinde tam toparlanma olmazsa tek haneli eksilmelere sebep olabilir. Bunlara
hazırlıklı olmalıyız" dedi.
TARIM, TURİZM VE SANAYİYE DESTEK ÇAĞRISI
Bu süreçte ekonomi yönetiminin
sektörlere destek vermesinin önemine işaret eden Hacısüleyman, sağlanacak
desteklerin ekonomiye katlanarak geri döneceğini söyledi. Hacısüleyman,
"Turizm sektörünü bir şekilde destekleyebilirsek, tarım sektörümüzü bir
şekilde destekleyebilirsek, sanayi sektörümüzü bir şekilde destekleyebilirsek,
teşvikler oluşturabilirsek, destekler çıkarabilirsek bu alanda kat ve kat geri
dönüşümüz olacak. Vereceğiniz destek boşa gitmeyecek, bize ekonomi olarak geri
dönecek" ifadelerini kullandı.
"DENİZ TRAFİĞİNİ ARTIRARAK KARAYOLU SIKIŞIKLIĞINI
AZALTALIM"
Antalya'nın geleceğine ilişkin
yürüttükleri "Antalya 2050 vizyonu" çalışmasına da değinen
Hacısüleyman, kentte nüfus ve turist sayısının hızla arttığını, ancak
altyapının aynı hızla gelişmediğini söyledi. Hacısüleyman, 25 yıl önce
Antalya'nın nüfusunun 1 milyon 700 bin, turist sayısının ise 3 milyon 400 bin
olduğunu, bugün ise nüfusun 2 milyon 700 bine, turist sayısının da 17 milyona
ulaştığını belirtti. Kentin özellikle trafik yoğunluğu açısından yeni çözümlere
ihtiyaç duyduğunu ifade eden Hacısüleyman, "Göç alan bir şehiriz. Fakat
şehrimizi düzenlerken bu kadar trafik yoğunluğunu hiç düşünmemiştik. Antalya
için istediğimiz şu; ilçeler ve şehir merkezi arasında denizimizi sadece yüzmek
için kullanmayalım, serinlemek için kullanmayalım. Deniz trafiğimizi arttırarak
ve oluşturarak karayolu sıkışıklığımızı bir şekilde azaltalım. Tabii ki birçok
sebep olabilir. Ama bizi en çok sıkıştıran trafik ne zaman? Yaz aylarında. O
yüzden burada devlet olarak birlikte hareket edersek o zaman bunu yapma
şansımız var. Çünkü yerel yönetimlerin bunlara kaynak ayırması mümkün
gözükmüyor. O nedenle bunu ülkemizin, Antalya'mızın projesi olarak görmekte
fayda var" dedi.







