The argument in favor of using filler text goes something like this: If you use any real content in the Consulting Process anytime you reach.

  • img
  • img
  • img
  • img
  • img
  • img

Get In Touch

Güncel Haberler
Otel
Acente
Destinasyon
Vacation
Havacılık
Cruise
Teknoloji
Spor
Sağlık
Sanat

"Kimin kaç savaş uçağı var" yerine "Kaç charter uçağı gelecek" dediğimiz günlerin bir an önce gelmesini diliyoruz!

"Kimin kaç savaş uçağı var" yerine "Kaç charter uçağı gelecek" dediğimiz günlerin bir an önce gelmesini diliyoruz!

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği'nin Antalya'daki Nirvana Cosmopolitan'da organize ettiği 4. TÜRSAB Turizm Kongresi düzenlenen törenle başladı.

Kongre'nin açılış konuşmasını yapan TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya, turizmin dünya barışına ve ekonomiye katkısına dikkat çekti. Turizmin ekonomik bir faaliyet alanı olmanın çok daha ötesinde anlam taşıyan, ruhu olan, toplumsal etkileri çok derinlere ulaşan özel bir sektör olduğunu belirten Bağlıkaya, "Birçok farklı disipline uyarlanan bir söz var: Bir şeyin sadece o şeyi ifade etmediğini, çok daha derin anlam, önem ve sonuçları olduğunu anlatan bir söz. Hani denir ya; 'Futbol asla sadece futbol değildir” diye. Bu söz bugünlerde en çok turizmde anlam ve karşılık buluyor. 'Turizm asla sadece turizm değildir.' Turizm dış ilişkilerdir, turizm ekonomidir, turizm iletişimdir, turizm barıştır, turizm umuttur, turizm huzurdur. Bu anlam derinliğinin yanında turizm; pazarlama, ulaşım, rehberlik, konaklama ve daha birçok unsurun bilgi ve emekle, ahenkle ürüne dönüştürülerek hayata geçirildiği bir faaliyettir. Bu faaliyetin mimarı ve hatta mühendisi tur operatörleri ve seyahat acentalarıdır. Seyahat acentaları, turizm adına hangi faaliyet varsa onu planlayan, programlayan ve uygulayan mesleki ticari işletmelerdir" dedi.

"Elbette konaklama tesislerimiz, rehberlerimiz, ulaşım sektörümüz olmak üzere turizmde başarıyı mümkün kılan paydaşlarımızın önemi, değeri ve vazgeçilmezliği inkâr edilemez" diye konuşan Bağlıkaya, konuşmasına şöyle devam etti: "Biz hepimiz birlikte güçlüyüz. Turizm; bir taraftan ekonominin çarklarını harekete geçiren, döviz girdisi sağlayarak cari açığı azaltan bir sektörken; diğer yandan da farklı dillerden, farklı kültürden, farklı inanç ve yaşam tarzlarından insanları bir araya getiren, önyargıları azaltan ve karşılıklı anlayışı güçlendirerek barış köprüleri kurulmasını sağlayan çok özel bir alanı temsil ediyor. Bugünlerde, turizmin en çok da barışı tesis eden bu yönünü vurgulamamız, kalın harflerle altını çizmemiz gereken bir dönemden geçiyoruz. Duvarların örülmeye çalışıldığı bir zamanda barış köprülerini inşa eden turizm, dünyanın girdiği türbülansın yegane panzehiridir.

İçinde bulunduğumuz coğrafyada yaşanan gelişmeler bölgemiz başta olmak üzere dünya turizmini doğrudan etkiliyor. Bölgemizde artan gerilimler ve küresel ölçekte değişen dengeler, seyahat hareketliliğini günden güne daha kısıtlı hale getiriyor. Belirsizlikler arttıkça insanların karar alma süreçleri uzuyor, destinasyon tercihleri de yeniden şekilleniyor. Bu tablo; insani anlamda meydana getirdiği olumsuzlukların yanında turizm sektörümüz üzerindeki baskının her geçen gün daha da artmasına neden oluyor.

Ama şunu da çok iyi biliyoruz; bizler geçmişte pek çok zorlu sınavdan geçmiş, her defasında yeniden toparlanmayı, ayağa kalkmayı başarmış bir sektörüz. En sıkıntılı dönemlerde bu süreçleri tersine çeviren, diğer sektörlerdeki canlanmayı ateşleyen ve tetikleyen hep seyahat acentaları olmuştur. Böyle süreçlerde seyahat acentaları sadece satış yapmıyor; talebi yönlendiren ve çoğu zaman yeniden şekillendiren aktörler olarak en önemli misyon ve sorumluluğu da üstleniyor.

Tüm bu gerçeklerin ışığında, hassas dönemlerde seyahat acentalarını desteklemek çok daha önemli hale geliyor. Acentalarımızın daha güçlü, daha esnek ve daha rekabetçi hale gelmesi için destek mekanizmalarının etkin şekilde devreye alınması büyük önem taşıyor. Unutmamak gerekir ki seyahat acentalarının güçlendirilmesi, turist akışının devamlılığını sağlar ve güçlü bir turizm yapısının temelini oluşturur. Güçlü bir turizm ise ekonomiye, istihdama ve ülkenin uluslararası konumuna doğrudan katkı sağlar.

Biz TÜRSAB olarak bu sürecin, sektörümüzün tüm paydaşlarıyla birlikte akıl, dayanışma ve kararlılıkla yönetilebileceğine inanıyoruz. Zor dönemleri sağduyuyla, dayanışma ile aşarak ülkemiz turizmini daha ileriye taşıma hedefiyle çalışmaya devam ediyoruz. Ortak akıl, istişare ve güç birliği; kamu kurumlarının karar ve uygulamalarında da en faydalı yöntemdir. Burada panellerimize katılarak bizleri onurlandıran, bize güç veren bakanlarımızın ve belediye başkanlarımızın katkıları, gelecekteki başarıları da bu anlamda bizlere müjdeliyor.

Burada üç gün boyunca çok değerli konuklarımızla başta turizmin mevcut durumunu, sıkıntıları, fırsatları ve çözüm önerilerini tartışıp konuşacağız. Bunları yaparken geleceği anlamaya çalışacağız. "Turizm Yüzyılı" ve "Terörsüz Türkiye" kavramı çerçevesinde yapılanlar ve yapılacakları en yetkili ağızlardan dinleyeceğiz.

Kongremizin sonucunda ortaya çıkan gelecek vizyonunu kamuoyu ile paylaşacağız. Bu çalışmalarda yanımızda olan sektör kurumlarının değerli temsilcileri, kongremize destek veren kuruluşlar ve üyelerimizin ilgisi umudumuzu, cesaretimizi ve gücümüzü arttırıyor.

Değerli misafirlerimiz; dünyanın içine girdiği bu eksen kaymasından çok geç olmadan kurtulmasını diliyoruz. Bölgemizde 'kimin kaç savaş uçağı var, yerine kaç charter uçağının geleceğini; 'kimin kaç tankı, kaç kişilik ordusu, kaç uçak gemisi var' yerine limanlarımıza kaç kruvaziyer gemisi gelecek, kaç erken rezervasyonumuz var bunları konuşacağımız günlerin bir an önce gelmesini diliyoruz.

4. TÜRSAB Turizm Kongremizin bu süreçte fikir ve öneriler ile bize yol göstereceğine, verimli sonuçlar doğuracağına yürekten inanıyorum. Katkı veren tüm kurum ve kuruluşlara, değerli dostlarımıza, başta organizasyon komitemiz olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Katılımınızla bizleri onurlandırdığınız için her birinize ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum."