Bakan Ersoy: “Türk turizmi rakiplerinden farklılaşmayı başarmıştır”
- 15.04.2026
- 13 H
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "2017 yılına kıyasla yüzde 109 artırdık. Bu gelişme, Türkiye'nin artık yalnızca çok ziyaretçi çeken değil, aynı zamanda yüksek katma değer üreten bir turizm ülkesi olma hedefinde ilerlediğini göstermektedir" dedi.
Ankara'nın 2026 yılı Türk Dünyası Turizm Başkenti
seçilmesi kapsamında düzenlenen ‘7. Uluslararası Seyahat ve Turizm Dinamikleri
Kongresi: Türk Dünyasında Turizmin Geleceğini Yeniden Tasarlamak' programı
Ankara'da bir otelde gerçekleştirildi.
Bu yıl kongrenin ana temasını ‘Türk Devletlerinde
Turizmin Geleceğini Yeniden Tasarlamak: Yerelden Evrensele Dirençlilik, İyilik
Hali ve Akıllı Dönüşüm'ün oluşturduğunu söyleyen Ersoy, şöyle konuştu: "Turizmin
dönüşümünü ve geleceğini konuştuğumuz böylesine önemli bir platformda dünyanın
dört bir yanından gelen akademisyenlerle fikir alışverişinde bulunmak bizler
için son derece kıymetli olacaktır. Türkiye turizmi son yıllarda yalnızca
büyüyen bir sektör değil, aynı zamanda ülkemizin ekonomik gücünü, kültürel
zenginliğini ve uluslararası marka değerini temsil eden stratejik bir alan
haline gelmiştir. Bugün geldiğimiz noktada elde ettiğimiz veriler, Türkiye'nin
dünya turizminde giderek daha güçlü bir konuma yükseldiğini net bir şekilde
ortaya koymaktadır. 2025 yılında ülkemiz, turizmde tarihi bir başarıya imza
atarak 64 milyon ziyaretçiyi ağırlamış ve 65,2 milyar dolar turizm gelirine
ulaşmıştır. Bu rakamlar, Türkiye'nin dünya turizminde ulaştığı güçlü konumu
açıkça göstermektedir. Bu rakamlar, kısa zamanda katedilen muazzam mesafeyi
göstermesi açısından önemlidir. Göreve gelişimizin ardından Cumhurbaşkanımızın
ekonomide stratejik sektör ilan ettiği turizm sahasında gelirlerimizi 2017
yılına kıyasla yüzde 109 artırdık. Bu gelişme, Türkiye'nin artık yalnızca çok
ziyaretçi çeken değil, aynı zamanda yüksek katma değer üreten bir turizm ülkesi
olma hedefinde ilerlediğini göstermektedir. Bizler için bu başarı bir varış
noktası değil, yeni hedeflerin başlangıcıdır. Turizm politikalarımızın odağında
turizmi tüm yıla yaymak, ziyaretçilerimizi yalnızca belli merkezlerde değil, 81
ilin tamamında ağırlamak, sürdürülebilir turizm uygulamalarını güçlendirmek ve
Türkiye markasını küresel ölçekte daha görünür hale getirmek bulunmaktadır. Bu
doğrultuda yapılan çalışmaların bir sonucu olarak Türkiye, sadece güneş-deniz
turizmi ile değil, kültür, gastronomi, sağlık, kongre ve spor turizmi gibi farklı
alanlarda da güçlü bir destinasyon haline gelmiştir."
"TÜRK TURİZMİ RAKİPLERİNDEN
FARKLILAŞMAYI BAŞARMIŞTIR"
Dünyaya
bakıldığında turistlerin artık yalnızca bir destinasyonu görmekle
yetinmediğini, ziyaret ettikleri ülkede bir hikayenin parçası olmayı, o kültürü
hissetmeyi ve anlamlı bir deneyimin içinde yer almayı arzuladığını ifade eden
Ersoy, "Türkiye ise tam da bunu hayata geçirmiştir. Geleceğe Miras
Projelerimiz, gece müzeciliği uygulamamız ve Türkiye Kültür Yolu Festivalleri
ile Türk turizmi rakiplerinden farklılaşmayı başarmıştır. Bizler için turizm
sektörü sadece ekonomik bir faaliyet değildir. Aynı zamanda Türk kültürünün,
tarihinin ve misafirperverliğinin dünyaya anlatıldığı güçlü bir diplomasi
aracıdır" açıklamasında bulundu.
"TÜRK DİZİLERİ, TÜRKÇEYE OLAN İLGİYİ
HER GEÇEN GÜN DAHA DA ARTIRMAKTADIR"
Türk
dizilerinin de bir diğer önemli diplomasi başlığı olduğuna değinen Ersoy,
"Dünya genelinde geniş kitlelere ulaşan ve büyük bir ilgiyle takip edilen
Türk dizileri, Türkçeye olan ilgiyi her geçen gün daha da artırmaktadır. Bizler
de Türk dizi sektörüne verdiğimiz güçlü destekle yalnızca bir içerik üretimini
değil, aynı zamanda dilimizi, kültürümüzü ve hikayelerimizi dünyanın dört bir
yanına taşıyan etkili bir kültürel köprü inşa ediyoruz" şeklinde konuştu.
"TÜRK DÜNYASININ FARKLI ÜLKELERİNDEN
ÇOK SAYIDA ZİYARETÇİYİ AĞIRLAMAYI HEDEFLİYORUZ"
Ankara'nın Türk Devletleri Teşkilatı nezdinde 2026 yılı Türk Dünyası Turizm
Başkenti ilan edilmesinin büyük bir gurur kaynağı olduğunu kaydeden Ersoy,
"Bu unvan, başkentimizin sahip olduğu tarihi, kültürel ve diplomatik
birikimin Türk dünyasıyla daha güçlü bağlar kurmasına önemli katkılar
sağlayacaktır. 2026 yılı boyunca Ankara'da düzenlenecek kültür, sanat, turizm
ve tanıtım etkinlikleriyle hem yurt içinden hem de Türk dünyasının farklı
ülkelerinden çok sayıda ziyaretçiyi ağırlamayı hedefliyoruz. Aynı zamanda
gerçekleştirilecek uluslararası tanıtım faaliyetleri ve iş birlikleri sayesinde
Ankara'yı ve Türkiye'nin turizm potansiyelini küresel platformlarda daha güçlü
şekilde temsil edeceğiz. Nitekim bu vizyon doğrultusunda Türk Dünyası
Yayıncılık Kongresi'ni geçtiğimiz günlerde geniş bir katılımla başarıyla
gerçekleştirdik. Türkiye'nin sahip olduğu eşsiz tarihi miras, doğal güzellikler
ve kültürel çeşitlilik doğru stratejilerle birleştiğinde ülkemizi dünya
turizminin en önemli merkezlerinden biri haline getirmektedir" dedi.
"TÜRK DEVLETLERİ ARASINDA TURİZM
ALANINDAKİ İŞ BİRLİĞİNİ DAHA DA GÜÇLENDİRMEYİ STRATEJİK BİR HEDEF OLARAK
GÖRÜYORUZ"
Turizm sektöründe sürdürülebilir dönüşümü sağlayarak, doğal ve kültürel mirası
koruyarak ve sürdürülebilir turizmi, turizm politikalarını merkeze
yerleştirerek 2030 hedeflerine ulaşma konusunda kararlı olduklarını belirten
Bakan Ersoy, şunları söyledi: "Bu çalışmalar sayesinde Türkiye, yalnızca
bir turizm destinasyonu değil, aynı zamanda sürdürülebilirlik alanında öncü bir
ülke olarak konumlanmaktadır. Bu öncü rolümüzün bilinciyle Türkiye olarak Türk
devletleri arasında turizm alanındaki iş birliğini daha da güçlendirmeyi
stratejik bir hedef olarak görüyoruz. Bu konu ülkemizin en üst düzeydeki
strateji belgelerinden birisi olan, 2026 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık
Programı'nda da ‘Türk devletlerine yönelik ekonomik, ticari, sosyal ve kültürel
iş birliğine de katkı sunacak, eğitim, sağlık, kültür, üretim ve kurumsal
kapasitelerin geliştirilmesi başta olmak üzere ihtiyaç duyulan alanlarda
program ve projeler gerçekleştirileceği' belirtilerek yer almıştır. Dost ve
kardeş Türk dünyası ülkeleriyle sürdürülebilir turizm uygulamalarının yaygınlaştırılması,
dijitalleşme ve akıllı destinasyon yönetimi alanlarında bilgi ve deneyim
paylaşımının artırılması, sağlık ve iyi yaşam turizmi gibi yükselen alanlarda
ortak projelerin geliştirilmesi yönündeki kararlılığımızı ifade etmek isterim.
İnanıyoruz ki akademi, kamu ve sektörün ortak aklıyla geliştirilecek bu tür iş
birlikleri sayesinde Türk dünyası turizmi yalnızca bölgesel ölçekte değil,
küresel turizm sisteminde de daha güçlü, daha dayanıklı ve daha yenilikçi bir
konuma ulaşacaktır."







