Umre hayaliyle çıktıkları yolda dolandırıldılar: "Tatile gitmeyecektik, sadece ibadet etmek istedik"
- 21.04.2026
- 4 H
Çekmeköy'de umre ibadetini yerine getirmek amacıyla özel bir tur şirketine binlerce lira yatıran çok sayıda vatandaş, paralarını kaptırarak büyük bir mağduriyet yaşadı. "Savaş çıktı, uçuşlar iptal edildi" gibi bahanelerle oyalandıklarını ve tur şirketinin kapısına kilit vurarak sırra kadem bastığını iddia eden vatandaşlar, "Biz sadece ibadet etmek istemiştik. Mağduriyetimiz giderilsin, yetkililer sesimizi duysun" diyerek yardım çağrısında bulundu.
İstanbul'da umreye gitmek için Elham Tur isimli
firmaya başvuruda bulunan 60'a yakın vatandaşın hayalleri, şirketin ortadan
kaybolmasıyla adeta kabusa döndü. Rezervasyon ve pasaport işlemleri için kişi
başı binlerce dolar ödeme yapan mağdurlar, uçuş gününü beklerken bir anda
ofisin kapanması ve yetkililere ulaşılamamasıyla beraber büyük bir şok yaşadı.
İstanbul dışında Sakarya, Düzce, Kocaeli ve Diyarbakır gibi illerden de çok
sayıda kişinin aynı yöntemle mağdur edildiğini öne süren vatandaşlar; Diyanet İşleri
Başkanlığı ve TÜRSAB'a güvenerek bu yola çıktıklarını belirterek, "Biz ne
Paris ne de yaz tatili peşindeydik; tek amacımız ibadetimizi yapmaktı"
sözleriyle yaşadıkları çaresizliği dile getirdi.
"BİZE 'GİDECEKSİNİZ, HERHANGİ BİR
SORUN YOK' DEDİLER, SONRASINDA DOLANDIRILDIĞIMIZI ÖĞRENDİK"
Umreye
gitmek için Elham Tur şirketine başvuran ancak sonrasında konuyla alakalı
hiçbir bilgi alamadıklarını aktaran Abdülkerim Tercanlı, "Elham Tur'a
aracılar vasıtasıyla Şubat ayında başvuruda bulunduk. Başvuruda bizden bir
miktar para istendi rezervasyon için, biz de gönderdik. Sonrasında Şubat ayının
sonuna doğru bizden pasaportlarımız istendi. Pasaportlarımızı da verdiğimizde
'Biz size ulaşacağız, gerekli bilgileri verip uçak biletlerini alıp size
ulaşacağız' dendi. Sonrasında uçak biletlerinin alındığı ve umreye
gidebileceğimiz söylendi. Üzerinden vakit geçtikçe ne bir haber ne de herhangi
bir bilgi alabildik. En sonunda Mart ayının sonlarına doğru kendisine ulaşmak
istediğimizde bize 'Siz gideceksiniz, herhangi bir sorun yok' dediler.
Sonrasında Ümit Sekmen'in bizi dolandırdığı ve paramızı alıp kaçtığı söylendi.
Ben kendisi daha önceden de bu işleri yaptığı için inanmadım ama sosyal medyada
görünce dolandırıldığımızı anladık" şeklinde konuştu.
"BİZ BU İNSANLARA GÜVENEMEYECEKSEK BU
GİBİ ŞİRKETLER NEDEN VAR"
Ailesi
ile birlikte umreye gitmek için toplam 420 bin lira para ödeyen Tercanlı,
yaşanan mağduriyeti şu sözlerle dile getirdi: "Bunun için savcılığa
gidip başvurumuzu yaptık; CİMER'den yazımızı da yazdık fakat herhangi bir
sonuca ulaşamadık. Biz yurt dışına veya şehirler arası bir yaz tatiline gitmek
istemiyoruz; sadece ibadetimizi yapmak için umreye gitmek istiyoruz. Biz bu
insanlara güvenemeyeceksek, bunlara para yatırıp da umreye gidemeyeceksek bu
gibi şirketler daha neden var? Umreye gidebilmek için ben ve ailem toplam 8
kişi 410 bin lira, 420 bin lira gibi bir meblağ ödedik. Onun haricinde bunun
gibi farklı şehirlerden mağdur olan bir sürü insan var, toplamda nereden
baksanız 600-700 kişiye denk geliyor."
"BURAYA TAVSİYE ÜZERİNE GELMİŞTİK, BU
ADAMI TANIMIYORDUK, PARAMIZ GİTTİ"
Eşiyle
birlikte umreye gitmek isteyen ve süreç boyunca sürekli olarak oyalandıklarını
dile getiren Fevzi Karaduman, "Ben ve eşim Şubat'ın 16'sında Elham Tur'a
müracaatta bulunduk umreye gitmek için. Kayıtlarımızı yaptılar,
pasaportlarımızı aldılar. 1500 dolar verdim o zaman iki kişi için. 1000 dolar
da kaldı, "Sonra verirsiniz" demişti. Para istediler, en son kalan
parayı da ödedik. Ayın 31'inde beni arayıp dedi ki, "Sen ayın 4'ünde
gidemezsin, sizi bayramdan sonra göndeririz.' Ben de geldim ofiste, biraz
bağırıp çağırdık birbirimize, 'Niye böyle kandırıyorsunuz bizi, biz gideceğiz,
umutlandık' dedim. Sonra hemen başka bir listeye kaydırdılar bizi. Sonra bütün
masraflar hazırdı, bilet de almışlardı bana WhatsApp grubuna atmışlardı. Ayın
1'inde baktık olay patlak vermiş; herkesin telefonu kapalı, ofis kapalı.
Pasaportlarımızı dahi polisten aldık. Ayın 23'ünde götürülen umrecileri de
orada mağdur etmişler. O umrecilerin otel parası yatırmamış yemek parası
yatırmamış; otelciler de onları dışarı çıkarmış, onları Türk yetkilileri
getirdi Türkiye'ye. Buraya tavsiye üzerine gelmiştik, bu adamı tanımıyorduk,
paramız gitti maalesef. Çok fazla insan mağdur oldu" diyerek aktardı.
"BİZ UMREYE GİDECEKTİK, FRANSA'YA,
PARİS'E GİTMEYECEKTİK"
Eşiyle
birlikte umreye gitmek isterken mağdur olan İlyas Alemdaroğlu, "Tanıdık
vasıtasıyla yazıldık fakat hiçbir sonuç alamadık. Bu konuyu TÜRSAB'ın
denetlemesini istiyoruz. Diyanet'in bununla ilgilenmesini istiyoruz. Devletimiz
büyüktür, onların el atmasını istiyoruz, mağduruz" dedi. Şeyma Alemdaroğlu
ise amaçlarının tatil değil yalnızca ibadetlerini yerine getirmek olduğunu
söyleyerek, "Görümcemin kaynanası ve kayınpederi birkaç yıl önce gitmişti,
onlar çok memnun kaldılar. Orada Ümit Sekmen'in kendileriyle çok güzel
ilgilendiğini söylediler. Ondan sonra biz de dedik ki, 'Madem memnun kaldınız
biz de gidelim.' Biz umreye gidecektik; Fransa'ya, Paris'e gitmeyecektik. Biz
böyle bir şekilde olacağını düşünmedik, sadece güvendik. Biz güvendiğimiz için
çok mağdur olduk, ne yapacağımızı bilmiyoruz. Yetkililerden yardım
bekliyoruz" diye konuştu.
"'SAVAŞ ÇIKTI GİDEMİYORSUNUZ'
DEDİLER"
Umreye
gitmeyi uzun zamandır planladığını ifade eden Ayşegül Çokşener, tur şirketinin
"savaş" bahanesiyle yaşattığı mağduriyeti şu sözlerle anlattı: "Ben
umreye gitmek için bir yıldır çaba gösteriyordum, araştırma yapıyordum,
Diyanet'le gitmek istedim ama bu arkadaşım gidip geldikten sonra Elham Tur'u
çok methettiler, çok övdüler. Ben de bunlarla güvenerek, inanarak araştırdım
geldim, burada direkt kendileriyle görüştüm. Bütün para ve pasaport işlemlerini
kendim yaptım. Gidiş günü yaklaşınca bir hafta öncesinden bana haber geldi,
'Ertelendi, savaş çıktı' diye. 'Suudi Arabistan savaş nedeniyle kabul etmiyor,
sizi bayramdan sonra göndereceğiz' dediler. Ben de 'Olmaz artık ben
istemiyorum, paramı geri almak istiyorum' dedim. Sonra bana sözleşme
gönderdiler. Nisan'ın 15'i ile 30'u arasında paramın yatacağını söylediler ama
birkaç gün sonra internette duydum ki Sakarya'da havaalanında insanlar kalmış.
Burayı aradığımda hiçbir şekilde ne geri dönen ne de cevap veren oldu. Diyanet
bu tür firmalara nasıl yetki veriyor? Bu kadar basit ve kolay olmaması lazım
bunun. İnsanlar 'Arkamızda devlet var' diyerek bu şirketlere yazılıyor."







